Ali Özcan Ağa-Bey - Ömer Enes YILAR

Ali Özcan Ağa-Bey


Her ne kadar bugünlerde tüm bu paydaşlar bunu göz ardı etmiş olsa da her meslek gibi siyaset kurumu da icra edilirken belirli etik ve ahlaki kurallara tabi olmalıdır.

Günümüzün çıkara ve hazza dayalı yaşam tarzı;  ahlak, erdem, dayanışma ve nezaket gibi kavramları ne yazık ki yerle bir etti. Aynı durum, günümüz siyaseti için de geçerli.

Ne yazık ki şu zor günlerde siyaset, bir ortak akıl oluşturamıyor, her geçen gün daha fazla gerginleşen ve kutuplaşan bir ortama doğru ilerliyoruz. 

Siyasetçilerin ortak akıl oluşturamaması nedeniyle bu durum vatandaşa da yansıyor. 

Bu bir kısır döngü, örneğin Ak Partili bir vatandaş, ekonomik durumu ne kadar sıkıntılı olursa olsun buna inanmıyor ya da CHP’li bir vatandaş 20 yılda yapılan dev sağlık yatırımlarını, savunma sanayisinde gerçekleştirilen devrimleri kabul etmiyor.

Durum böyle olunca yani vatandaş doğruyu yanlışı ayırıp davranışlarını buna göre şekillendirmeyince de siyaset, bazen sorunları tam olarak kavrayamıyor ve bu kısır döngü bu şekilde devam ediyor.

İçimizi döktüğümüze göre gelelim konumuza…Başlıktan da anlayacağınız gibi bu haftanın konusu Ali Özcan’ın Ağa-Beyliği… Peki Sayın Özcan Ağa-Bey mi olacak yoksa Ağabey mi?

24 Ocak depreminin ardından bir ilde muhalefetten bir vekil olmasının ne kadar faydalı olacağını bizler Gürsel Erol ile tecrübe etmiş olduk. Onun, deprem sonrası mücadelesi, çözüm arayış azmi, gayreti, sorunları dile getirme çabası, tüm Elazığlıların gönlünde yer bulmasına neden oldu. 

Sadece depremle alakalı konularda değil şehrin tüm sorunlarında soluğu mecliste aldı ve nazikçe, kırmadan, dökmeden, tabiri caizse sorunu tane tane anlatıp çözümü tane tane istedi.

Sonra birden Sayın Ali Özcan çıkageldi. 

İlk gelişi de biraz sert oldu ve sanki Gürsel Erol, başka bir partinin milletvekili gibiymiş ilk hedefte o yer aldı. Özcan, “Ağabey benim, kararları ben veririm” dedi. 

Ardından Hakimiyet TV, sokağa yöneldi ve vatandaşlara sordu: “Ali Özcan mı, Gürsel Erol mu” diye…

Vatandaşların çoğu Gürsel Erol dedi ve hatta Elazığ’da (iddia ediyorum Gürsel Erol, Z kuşağından ciddi bir oy alacak) mikrofon uzattığımız gençlerin çoğu Ali Özcan’ı tanımadı.

Sayın Ali Özcan’ın da gerçekten tecrübeli, ilkeli ve önemli bir siyasetçi olacağını biliyoruz. Eminim Elazığ’a birçok faydası da olabilir.  Her ne kadar son 10 yılda böylesi bir hizmeti gözükmese de…

Ama bir Ağabey-lik yapıp Gürsel Erol’un bu zamana kadarki emeğini ve ideallerini yok sayıp onun önüne geçerek “Benim dediğim olur, ben ağa-beyim!” demek var bir de “Ben tüm birikim ve tecrübemi Gürsel Erol için kullanacağım, mevcut oy potansiyelim var ise bunların tamamını kazandıracağım” diyerek ağabey olmak, gardaş olmak var!

Nesil değişti, siyaset değişti, dünya değişti…. 5 yaşın bile çok büyük bir önemi var şu ortamı anlayabilmek için.

Bir de Sayın Gürsel Erol’un çok ama çok büyük emeği var. Ciddi bir hastalık geçirmesine rağmen koşa koşa ilk fırsatta Elazığ’a gelmesi var. Bu yüzden ki bu durum saygıyı ve desteği hak ediyor. Hele hele aynı mahallenin insanlarından çok daha fazlasını hak ediyor.
İki önemli ve iki etkili ismin CHP’de milletvekili yarışında kazanan kim olur bilmeyiz ama her kim kazanırsa kazansın günün sonunda kazanan Elazığ olacaktır.
 

omrensylr@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Haz

Duyunca Bile Mutlu Oluyor İnsan

17Haz

Ali Özcan Ağa-Bey

07Haz

Elazığ’ın Genç Başkanları

03Haz
27May

Saadet’in Kozmopolit Yapısı