SONDAN BİR ÖNCE


Düşüncelerin icraata dönüştürülme vakti geldi mi diye düşünmemek elde değil. Çıkan her kelime, söylenen her cümle koca çınar için yapılan yorumu çok sınırsız paylaşımlar. Sayfanın ilk yaprağı transfere engel dosyaların oluşturduğu borçlar. İkinci sayfası Kemiksiz dillerden dökülen, Elazığspor bizim sevdamız, Elazığspor bizim değerimiz, Elazığspor markamız, Elazığspor olmadan olmaz, Elazığspo’un sahibi biziz ve Elazığspor’u kimseye yem etmeyiz. Üçüncü ve son sayfa gizemli bir yaprak, harç bitti inşaat paydos. Aslında biz buna üç perdeli bir oyun da diyebiliriz. Bazen araya skeçler konuldu ama fazla dikkat çekmedi. Oyunun ana temasını biraz açmaya çalışsak içine sığdıracaklarımızla sayfalar dolusu senaryo ve bilmem kaç bölüm dizi filim olur. Süper ligde hovardaca harcanan paralar, belediye tarafından Adı Elazığspor soyadı kayıp kaçak olan nakdi sermayenin akıbeti, gece saat on iki sonrası kurşun kalemlerle oluşturulan silinmeye namzet yönetim kurulu listeleri, Elazığspor’un gündeme getirdiği kalıcı gelir diyerek kendini parçaladığı benzinlik yerlerinin kimlere peş keş çekildiği, otobüs, minibüs hatları, koyunun bile teslim edilemeyeceği kayyumlar, kulüp çalışanlarının duyduğumuz ticari flörtleri, tekrar göreve gelen yönetimlere önce sallayan sonra güzel sözlerle bağlayan menfaat ve yalaka düşünceler, aday listelere karşı oluşturulan komplolar doldur doldurabildiğin kadar. Düşünüyorum bazen, listelere, sözde hizmet etmişlere, bırakıp kaçmışlara ya da aklını kaçıranlara takılıyorum. Bilenler bilir yaklaşık kırk beş yıldır sporun içerisinde birisi olmama rağmen bu kadar bir rezillik ne duydum ne de gördüm. Amatör lig takımlarımız bile azıcık bir kuvvetle neleri başarabilecekleri apaçık ortadayken, profesyonel yani ticari bir yapının bataklığa sürüklenip iflas ettirilmesi ancak bu kadar olur. Sormak isterim bu çok bilen icraatçılara kendi şirketlerinizde böyle bir durumun oluşmasına hanginiz müsaade edersiniz? Olmaz olmaz bu iş olamaz demişler. Çekinmeyin adını koyun, rahatlayın, günü kurtarma dönemi bitti nasıl olsa, bakın görün yaşadığımız imtihanı, kendinize gelin, ağzınızdan çıkana bari bir kez olsun kendiniz merhamet edin, yapamadık, beceremedik deyin. Mersin’i, Malatya’yı, Erzurum’u örnek verenler senin durumun çok mu muhteşem, bak onlar dirilmesini bildiler, ayağa nasıl kalkılır gördüler, kapıyı kapatırken şu sözü unutmadılar, “Bir kapıyı kapatan Mevla’m başka kapıyı açarmış”. Getirdiğiniz son noktanın anlamı ve hikâyenin kapanışı bitim ve tükenmişlik değil de nedir?
 

mehmetduman@elazighakimiyethaber.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
10Haz

Kırk yılın kahvesi

03Haz

Sadece Seyrediyoruz

24May

Gözünüzü Toprak Doyursun

21May

Yetim Çocuk

05May

Karanlığa Gömdüklerimiz