Aslan yattığı yerden belli olur - Mehmet DUMAN

Aslan yattığı yerden belli olur


Pazartesi gününü Elazığ sokaklarına ayırıp birkaç mahalleyi bir saat içerisinde yaya olarak yürüdükten sonra, geçenlerde sivil toplum kuruluşlarından birisinin başkanı olan şahsın ağzından kaçırdığı bire cümle aklıma geldi. Şahin başkan kusura bakmasın diyerek yazmaya başlayacak olursam dost acı söyler misali, Elazığ pislikten geçilmiyor. Gündüz saati 12,30 da İzzet paşa, Yeni Mahalle ve Kültür mahallesinde trafik akışının sağlandığı önemli caddelerde çöp artıklarının önceki akşamdan kalarak kokmaya, çevreyi rahatsız etmeye, sinek oluşumuna ve kaldırımlarda yürüyecek yer bırakmadıklarına şahit oldum. Birimler arasında kopukluk ya da rahatlık mı var bilemiyorum benden söylemesi diyorum. Hani hep diyoruz ya, Aslan yattığı yerden belli olur diye, kimse kusura bakmasın ipin ucu kaçmış arkadaş. Bırakın Aslan olmayı bu kafayla, bu vurdumduymazlıkla Kedi bile olamayız biz. Balkonlardan milletin üzerine su şişelerinin ve izmaritlerin atılmasını gördükten sonra, halı vs. silkelemenin bu şehirde normal olduğunu anladım. Toz, toprak, su kesintileri, kaldırım işgalleri, denetimsizlik, kadrolardaki sıkıntı, yalvar işe girdikten sonra selamı sabahı kesen personelin burun yukarıda azarlayıcı tavırları, çığırından çıkan işler, şikâyetlerin bizlere kadar ulaşması bizi aracı birey yapmaya mecbur etti diyebilirim. Fen işleri kısıtlı personelle gece gündüz demeden yeni bulvarlar, yollar, caddeler şehre kazandırmak için çabalar sarf ederken bir yandan da bozulan, kırılan, dökülen yolların bakım ve onarımını gerçekleştirme gayretiyle çalışmalarına devam ettiğini söyleyebilirim. Bunu söylerken özellikle şehir içerisinde köstebek yuvasına dönmüş, şehirdeki yıkım işlerinden sonra iş makinaları tarafından bozulmuş, çökmüş yolların çok sayıda fazla olduğunu da söylemekte bir sakınca görmüyorum. Beton mikserlerinden dökülen atıkların asfalta yapışmasıyla cadde ve sokakların özelliğini yitirmesi kazalara davetiye çıkarmakta sınır tanımaz bir hale geldi artık. Kaldırım işgalleri, dilenci ve seyyar satıcılar, Suriyeli ailelerin küçük çocukları ile güzellik salonları ve parfüm satıcılarının gün boyu özellikle gazi caddesi gibi büyük ve kalabalık yerlerde durup halkı rahatsız edici şekildeki tavırları, çay ocakları gibi işletmelerin kaldırım ve milletin olan park ve bahçeleri işgal edercesine sahiplenmeleri de çileden çıkmamızın başka bir boyutu. Denetimdeki sıkıntı zabıta müdürlüğünün çok havalı ya da es geçme tavırlarından mı kaynaklanıyor bilemiyorum, biz bu şehirde yaşayıp gördüklerimizi aktarmakla mükellefiz sadece. Kısaca, yaşadığımız şehre bakarak ve dokunarak belediyemiz açısından çalışanı takdir etmek, görülen aksaklık ve şikâyetleri dile getirmek burada yaşayan her vatandaşın görevi olarak bilinmeli diyerek, insanın insana saygısını vicdanımızın sesine ekleyerek birçok eksikliği ya da yanlışı düzeltebileceğimize inanıyorum. Sağlıkla kalın.

mehmetduman@elazighakimiyethaber.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Ekm

Nereye Bu Yolculuk

06Ekm

Bizdeki Spor

23Eyl

Çıkmaz Bir Yol

16Eyl

Garip Bir Şehir

06Eyl

Biraz Takıldık