AMACIMIZ SINIF TEKRARI


Adama sormazlar mı, madem elinde balta vardı tahtayı kırmak için neyi bekledin. Bu şehirde her şeyin başarıya endeksli olduğunu en yakın sen bilirken neden çukurda kalmayı tercih ettin. Yapılacak üç beş kaliteli transferle hedeflerin farklı olabilme ihtimali varken ya da projeye bağlı kalıcı gelirlere kavuşma arzusu ortadayken masaya gittiğinde elin daha sağlam olmaz mıydı, bak şimdi düşmüşüz can derdine, takımı kurtarma peşine. Bulunduğumuz sezonda şu ana kadar on sekiz maç oynamışsın. Ayrı, ayrı üç tane hocayla çalışmışsın, istifa eden Levent hocayı tekrar geri getirmişsin, alt yapı hocalarında dönem, dönem takviye almışsın, sonuç düşme potasının içerisi. Hani hep övünüyoruz ve söylüyoruz ya alt yapı diyerek. Buyur sana altyapı. Üstelik yıllardır bir aradalar, üstelik karma bir takım, bir kısmı alt yapıda Türkiye şampiyonu olmuş bir kısmı Lise takımında Avrupa ve Dünya rüyalarını yaşamış. Sofraya baktığımızda ne yiyecek ne de içecek, hiçbir şey yok. Bu mu senin övünerek anlattığın altyapıdan oluşan takımın, gaz lambasıyla elektrik pazarlamaya çalışıyoruz kendi kendimize. Altyapı diyoruz dilin alıştığı şekilde, aslında altın üstten bir farkı da kalmamış ki, yıllardır yazılıp çiziliyor, düşünceyi icraata dökenlerin kapısını Avrupa pazarı aşındırırken, biz kendi çöplüğümüzde müşteri bekliyoruz. Birinci lig de Bursaspor’un gençlerini zevkle izliyoruz, yaptıklarına yapacaklarına takılıyoruz, süper lig maçlarından zevk almıyorum, Eskişehir’ in az ama öz evlatlarının amatör ruhla verdikleri destanı okuyorum, bizim ağzı süt kokuyor dediğimiz Altınordu’nun on beş, on altı yaşındaki çocuklarına şapka çıkartıyorum. Alt yapılarındaki hocalarına helal olsun diyorum. Biz de ise yıllardır aynı terane. Yok, yok, yok. Aslında nedeni basit, yukarıda saydığım başarılı olma dönemi amatör ruhun karşılıksız, çıkarsız, hesapsız meyve sürecidir, biz ise erken olgunlaştık ve kurtlandık. Yıllardır, gelirken Palu tavasıyla karşıladığımız göndermek için yağmur duası gibi al açıp beklediğimiz nice hocalar gelip geçti bu şehirden. Allah aşkına bir tane gösterin yahu, hangisi altyapıdan birilerini alıp da Elazığspor’a ve Türk futboluna kazandırdı. Özümüze döndük demiyorum, özün kalitelisine, hasretlisine, isteyenine, istikbali olanına, gencine döndük diyorum. Şimdiye kadar karşılık görmeyen, verdiklerinin bile altında ezilen, kaynağı, kaynayanı bulunmayan bu takımın Ümit Tekoğlu hocayla neleri başarabileceğini hep beraber bekleyip göreceğiz. İnşallah yanılmayız, yanıltmayız. Ayrıca böyle bir düşüncenin gözün değdiği elin uzandığı her yıpranmışlıkta ve kısırlıkta yapılması elzemdir. Bu şehrin genç, çalışkan, eğitimli hocaları yeni açılacak sayfanın kaçınılmazı olmalıdır, onlara kucak açılmalıdır. Kara tahtayı bu saatten sonra kırıp birinci ligde yaptığımız hatayı tekrar edersek bırakın sınıf tekrarını bizi bu okuldan atarlar alimallah. Kısaca, hep beraber kaybettiğimiz bir yıl ve perdenin kapanış yazısı,” azı karar çoğu zarar”.
Sağlıkla kalın.
 

mehmetduman@elazighakimiyethaber.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
03Mar

Ne zaman büyüdük

17Şub

Fark bu işte

11Şub

Alt Üst

05Şub

Akıl Tutulması

28Oca

Biz bize Külhanbeyli