Akıl Tutulması


Akıl tutulması yaşıyoruz desek eminim birçoğumuz yakında aklımızdan olacağız diye dert yanacaktır. Depremlerin ardı arkası kesilmiyor, beşik gibiyiz maşallah. Başımız ve gözlerimiz her daim yukarılarda, koyduğumuz hedefin işareti değil bu davranışlar, tamamen bulunduğumuz yerdeki avizelere, ampullere odaklanmışız. Virüs almış başını gidiyor, ölüm ve vaka sayılarının düşme yönündeki eğilimini savunanlar mutasyonlu virüsü beklemiyorduk diye sığınma evi arıyorlar kendilerine. Aklımız bize yar değil artık dünü ve bugünü ancak konuşabiliyoruz, yarınlar yok hesabımızda. Allah sonumuza hayır getirsin, son günlerin en çok konuşulanı ya da değiştirilen gündemin tezgâhındaki değeri hiç kuşkusuz ay çiçek yağı. Tarım ülkesiyiz diye hava atıyoruz, Ayçiçeğini dışarıdan getirmekte sınır tanımıyoruz, tanzim satış mağazalarını ucuzluk pazarı diye sunarken kapanışlarını gecenin karanlığına ve sessizliğine bıraktık. Aşı üretmek için başvuran dört ülkeden biriyiz yakında bunu başaracağız diye şarkının nakarat kısmını okuyanlar dışarıdan siparişi vermeyi bile beceremediler diyenlerin yanı sıra paramız yok savunmasını yapanlarda da günlük artışlar yaşanıyor. Çay denilince aklımıza Karadeniz gelir, kokusu, toplanışı, yeşilliği izlerken bile içmeden keyif veriyor insana. Geçenlerde çay markaları sosyal medya da sıralanırken sevindiğimiz bizim dediğimiz çaylarımız bile elimizden çoktan uçup gitmiş meğerse tıpkı bazı topraklarımızın parsel, parsel satılması gibi. Kimisinin sahibi İsrail kimisinin ABD, kimisi de bilmem ne. Ocak ayı enflasyon rakamları açıklanıyor, yıllık yüzde 14 ün üstünde olması resmi açıklamalara göre yüksek çıkıyor, şaşırmıyoruz, çünkü ev ekonomisini iyi bilen milletimiz bunun onlarca yükseğini yaşıyor. Ölüm Allah’ın emri diyoruz ya, Ülkenin 12 milyonu emekli olunca ya da dörtte biri asgari ücret ve altında bir gelire sahipse deprem, virüs ve bir de ölüm yolundaki bahanemiz yoksulluk olacak gibi. Akdeniz, inci misali, turizm ve tarım bölgemiz, Zeytin, turunçgiller, meyve, sebze, güneş, yağmur, bereket ne ararsan var gerdanda. Durun bakalım Ocak ayının zam şampiyonu mandalina çıkıyor, dallarından toplanmadığı için dökülüp çürüyenlere mi yanasın, üreticinin elinde kaldığına mı yanasın, tüketemediğimize mi yanasın. Maliye bakanımız Mersin’ li mandalinanın serüvenini bizden daha iyi bilir aradaki farkı o bulur neticede. Eğitime yönelik özel okullarımız var bizim. Öğrenci velileri mağdur ve sıkıntılı, İki yıllık bir süreçte çocuklarının üç buçuk ay ancak yüz yüze eğitim görmelerine rağmen, bu okulların ücretlerde indirim taleplerine cevap bile vermediklerinden dert yanıyorlar. Okul yok, servis yok, yemek yok, KDV oranı yüzde sekizden yüzde bire düşmüş, eksik çalışma ödeneği, yakıt, elektrik, su gibi giderlerin en az seviye ye düşmüş olması bu kurumların gelirlerine katkıyı ikram diye sunarken velilerle mahsuplaşmanın yapılmadığını ve ücretlere yansıtılmadığını savunuyorlar. Madalyonun diğer yüzü ise eğitimi internetten veriyoruz, öğretmenlerin maaşları var, kiramız var, sigortamız ve vergilerimiz var diyor. Geçin bu oyunları beyler, okullar eğitim verirken de sizin saydığınız bu giderler vardı. Diğer tarafta da kul hakkı var, eğitimsiz ödenen paralar, verilmeyen yemeklerin ödenen ücretleri var derken arabulucu makamın nerelerde kaybolduğunu arıyorlar. On beş Temmuz Demokrasi Meydanı, bizim bildiğimiz postane meydanı. Yapım işi başladı. Şehir adına Allah hayırlı etsin demek bize düşer diyoruz. Lakin kimse kusura bakmasın benim aklım almadı bu işi. Öteden beri şehir içerisinde araç trafiğinin kaldırılmasından yana olduğumu defalarca yazıp söylemişimdir. Şehir çok dar, sokaklar ve caddeler karşılıklı araç parkından geçilmiyor, araç yoğunluğunda nüfusa göre ikinci sıradayız. Ahmet Aytar kavşağı, Karayolları kavşağı, postane kavşağı, Çayda çıra kavşağı, Hazar dağlı kavşağı tam bir işkence. Bu sıkışıklığa ve kör düğüme rağmen postane meydanına oto park yapılması beni üzdü diyebilirim. Böyle bir düşünceye çözümü şehrin kenar noktalarında aramak varken en kalabalık ve çözümsüz bir noktada uygulamak intihar gibi duruyor karşımda, araçların oraya giriş ve çıkışlarında yaşanacak sıkıntılar zamanla nasıl giderilecek bekleyip göreceğiz. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin diyerek, sağlıkla kalın diyorum.

mehmetduman@elazighakimiyethaber.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
03Mar

Ne zaman büyüdük

17Şub

Fark bu işte

11Şub

Alt Üst

05Şub

Akıl Tutulması

28Oca

Biz bize Külhanbeyli