VATANDAŞIN HAKKINI SARI ÇİZMELİ MEHMET AĞA MI SAVUNACAK!


Son yıllarda Türkiye’de iktidar ve muhalefet arasında yaşanan tartışmaların boyutu giderek derinleşiyor ve seviyesini kaybediyor.

Ülkenin temel meseleleri yerine günübirlik sığ, basit, yapay tartışmalarla kamuoyu üzerinde algı operasyonları yapılıyor.

Türkiye’nin yaşadığı ekonomik buhran ne siyasetin umurunda, ne medyanın ne de vatandaşın.

Aslında vatandaşın umurunda ama bunu gündeme taşımayan medyanın yandaşlığı ülkede yaşanan ekonomik buhranın gündeme taşınmasını engelliyor.

Zaten siyasi iktidar da bunun böyle olmasını arzu ediyor.

Sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve meslek odaları da iktidarın rotasına girince haliyle konu bir türlü gündeme taşınmıyor.

Sendika ve meslek odası başkanları devletin tepesindekilerle fotoğraf verme, onlarla aynı ortamlarda bulunma telaşında.

Vatandaş, sendika ve sivil toplum başkanlarının; başında bulundukları sendika ya da meslek odasındaki son dönemlerini tamamlayıp nasıl vekil olurumun hesabını yaptıklarının farkında.

Türk Lirasının yabancı para karşısında pula dönmesi kimin umurunda?

Memurun, asgari ücretlinin almış olduğu ücret yoksulluk sınırının altına düşmüş kimin umurunda?

Bu ülkede özellikle 2013 yılından sonra başlayan ve iyiden iyiye hissedilen bir ekonomik buhran yaşanıyor.

Kamuoyu bu ekonomik buhrana dair sendika, sivil toplum ve meslek odalarından tek kelime duymadı.

Medyanın büyük bir bölümü iktidarın nimetlerinden yararlanmayı bir ilke haline getirdiğinden bu meseleleri üstlenmiş olduğu misyon gereği görmezden geliyor.

Tek derdi sanal gündemlerle ekranları meşgul edip iktidarın yıpranmasını önlemeye çalışmak.

Ve bu sanal gündemlerle muhalefeti de aynı tuzağa düşürüp asıl görevini yapmasını engellemek.

Bugün ne yazık ki iktidarın muhalefetten, muhalefetin de iktidardan bir farkı yok.

İktidar, şeffaf olmayı göz ardı ederek kamuoyunu doğru bilgilendirmekten kaçınıyor, medya da buna ortak oluyor ve her akşam ekranlarında kendilerine verilen rolleri oynayan gazetecilerle bu sanal gündemleri kamuoyuna aktarıyor.

En önemlisi de iktidarı destekleyen medya kanadı ülkede bariz bir şekilde yaşanan ekonomik buhranın konuşulmaması için yeni gündemlerle kamuoyunu meşgul ediyor.

Sendikalar, meslek odaları, sivil toplum örgütleri de tek bir açıklama yapmıyor, üstelik üstlenmiş oldukları roller gereği bu sanal gündemlerin peşine takılarak “dava açıyor, bakanla, müsteşarla fotoğraf çekiyor.”

Bu güzelim ülkemizde son aylarda konuşulan meselelere bakınca böyle siyasetçileri bu ülkede söz sahibi yaptığımız için hepimiz suçluyuz.

Ünal ÇEVİKÖZ’ün Türkiye’yi ABD’nin seçilmiş müstakbel yeni başkanı Joe BİDEN’e şikâyet etmesi,

Berat ALBAYRAK’ın ekonomi bakanlığından istifa ediş biçimini gündemden düşürmek için muhalefetin yeni bir anayasa çalışması yaptığına dair gündemi günlerce meşgul eden yayınlar,

Bülent ARINÇ’ın açıklamaları,

Ana muhalefet liderinin öğretmenler ile ilgili sarf ettiği sözler,

Katar’ın ortak yapıldığı tank palet fabrikası meselesi,

Bir milletvekilinin tank palet fabrikasına Katar’ın ortak yapılması meselesini konuşurken Türk Ordusu ile ilgili maksadını aşan ifadeleri,

Ana muhalefet partisinin bir örgütünde yaşanan taciz iddiaları,

Evet. Son bir ay içinde ülkemizin gündemini meşgul eden bazı konular bunlar.

İktidar yandaşları ülkede yaşanan ekonomik buhranın televizyon ekranlarında tartışılmasını önlemek için gündemi meşgul etmekle ne kadar hatalı iseler muhalefet yandaşları da hata üstüne hata yapıp iktidar yandaşlarına bu kozları verip gündemi meşgul ettikleri için de bir o kadar suçlular.

Sendika ve meslek odalarının da üretilen bu sanal gündemler karşısında rollerini iyi oynayıp ekonomide yaşanan buhrana dair tek kelime etmeyip ölü taklidi yapmaları ise başlı başına tam bir facia örneği.

Ve yine ülkede ekonomi ve hukuk alanında reformların konuşulduğu bir zamanda en büyük izlenme oranına sahip özel bir televizyon kanalına abartılı bir ceza verilmesi bu ülkede yaşanan garipliklerden biridir.

Ezcümle;

1 Ocak 2005 tarihinde paradan altı sıfır atıldığında 1 Dolar, 1,38 TL idi.

Tarih 7 Aralık 2020. 1 Dolar= 8 TL.

Paradan sıfır atarak dolarla mücadele edeceğimizi sanıyorduk.

Paranın sağından sıfır da silsek, soluna virgülle beraber sıfırda koyup dolardan daha değerli konuma da getirsek meseleyi çözemeyiz. Üretmezsen zenginleşemezsin. Ekonomide kural budur. Al-sat yaparak günü kurtarabiliriz, geleceği değil.

Evet, şimdi soruyorum sizlere.

Sizce yoksulluğa mahkûm edilen vatandaşın hakkını sendikalar ve sivil toplum örgütleri mi savunacak?

Yoksa Sarı Çizmeli Mehmet Ağa mı?

Kalın sağlıcakla.

 

farukyildiz@elazighakimiyethaber.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!