Tüm Dünyayı Cebimizde Taşıyoruz

Başak MERAL GÜNDÜZ/Dijital pazarlama ve reklam yöneticisi Nadir GÜR günümüzde günden güne gelişen dijital dünya hakkında açıklamalarda bulundu.

Tüm Dünyayı Cebimizde Taşıyoruz
TAKİP ET Google News ile Takip Et

90’LI YILLARDA SARI REHBERLER VARDI, HER ŞEHİRE ÖZEL OLUŞTURULAN TELEFON REHBERLERİ

Nadir GÜR”Bilir misiniz veya hatırlar mısınız desem daha doğru olacaktır. 90’lı yıllarda sarı rehberler vardı. Her şehre özel oluşturulan sarı renkli telefon rehberleri. Numarasını bilmediğimiz birçok kişinin numarasını buradan bulurduk. Bazı firmalar da ayrıca sponsor olup tek sayfa reklamlarını bu rehberlere verirlerdi. Hala öyle iş yeri rehberleri hazırlayan yerler ve böyle rehberler mevcut ama artık kimse bunlara rağbet göstermiyor. Peki, sizce neden? Çünkü artık internet var, dijital dünya bu işin de üstesinden geliyor.

2000’li yılların ortalarına doğru şehrimizde de yaygın şekilde kullanmaya başladığımız internet, önce kafeteryalardan evlere, daha sonra iş yerlerine ve hatta şimdi ise mobil cihazlar sayesinde ceplerimize kadar girdi.  Tüm dünyayı cebimizde taşıyoruz ama hala bazı insanlar maalesef bu durumun farkında değil”dedi.


Gür:“İşim gereği görüşmelerden sonra günde en az 10 veya 15 adet kartvizit alıyorum. Kartvizitler de bu arada baskı yöntemleri ve farklı kâğıt çeşitleri sayesinde oldukça gelişti. Birçok kartvizitte yapılan iş, verilen hizmetler, iletişim numaraları, e-posta ve fiziki adresler kayıtlı. Ben o kartvizitleri aldıktan sonra ne mi yapıyorum?Hepsi demasamın çekmecesinde duruyor. Belki o kartvizitlerde yazan numaraları yoğunluk nedeniyle o an cep telefonuma bile kaydetmiyorum. Yeniden iletişime geçmem gerekiyorsa da öncelikle cep telefonumun tarayıcısına firma adını yazıyorum ve sonra orada çıkan numarayı arıyorum.”dedi.


FİZİKİ ADRESLERE SAHİP OLAN VE İNTERNETTE E-TİCARET FAALİYETİ YAPMAYAN ESNAFLARIMIZIN DA ARTIK DİJİTAL DÜNYADA YER ALMASI GEREKİYOR

Nadir GÜR,”Günümüzde her şey Google, Yandex veya Bing gibi arama motorlarına kayıtlıyken bizim yerel esnafın o arama motorlarında bırakın iletişim numarasını, adının bile geçmemesi nedeniyle ben de üzüntü duyan kişiler arasındayım. 

Gelişen teknoloji ve endüstri 4.0 sayesinde artık ihtiyacım olan ve ülkemizde bulunmayan – ülkemizde bulunsa belki daha pahalıya satın alacağım - ürünleri e-ticarette devleşen uygulamalar sayesinde yurt dışından satın alabiliyorum. Oysa bizim Kuaför Adem, Terzi Mehmet, Çiğköfteci Veli tenezzül edip Google’a iletişim numarasını kaydetmek istemiyor veya kaydetmek istese de nasıl kaydedeceğini bilmiyor. Fiziki adreslere sahip olan ve internette e-ticaret faaliyeti yapmayan esnaflarımızın da artık dijital dünyada yer alması gerekiyor. Belki görüşecekleri bir telefon araması sayesinde üç aylık gelirlerine denk bir satış yapacaklar veya aldıkları bir toplu yemek siparişi sayesinde bir haftalık kazançlarını bir kerede kazanacaklar. Bu durumun farkına varan esnaflarımız da mevcut. 

Google ve Yandex gibi arama motoru sitelerinin yanında Facebook, Twitter veya Instagram gibi sosyal ağlarda işletme profili olan esnaflarımız var; ama büyük çoğunluğunda ya adres ya da iletişim numarası yazılmamış veya bunlar varken tam olarak ne iş yaptığından, müşterilerine verdiği hizmetlerin ne olduğundan hiç bahsetmemiş işletmelerle karşılaşabiliyorum. Büyük küçük harf kullanımını bilmeyen ya da yazım kurallarına uymayanları saymıyorum bile.

Günümüzde birçok müşteri özgür şekilde alışveriş yapmak istiyor. Mağaza içerisine girdiğinde ihtiyacı olan ürünü satın alacakken yanında herhangi bir çalışan olduğunda o çalışandan sıkılıp ürünü almadan mağazadan çıkabiliyor.  Yanında çalışan olmadığında ise ihtiyacı olan ürünle birlikte ayrıca almayı düşünmüyorken o an aklına gelen başka bir ürünü de satın alabiliyor. Esnaf ve çalışanından ilgi bekleyen, kasada pazarlık yapmayı seven eski tip müşterilerin yerini artık özgür şekilde alışveriş yapmayı seven tüketiciler aldı. Ayrıca günümüzde ne kadar fazla özgür tüketiciye sahipseniz bir o kadar da kurumsal görünüyorsunuz.Hal böyleyken yerel esnaf da Instagram işletme profilinde vermiş olduğu hizmet veya sattığı ürün hakkında paylaşım yapmalı, bu paylaşımdan sonra ise yeni nesil özgür müşterilerin özel mesaj aracılığıyla iletişime geçmesini beklemeli, diye düşünüyorum.”dedi.
  
ÖZELLİKLE KORONAVİRÜS DÖNEMİNDE BIRAKIN MAĞAZA GEZMEYİ SEVEN MÜŞTERİLERİ,DIŞARI ÇIKMAYA KORKAN İNSANLAR ÇOĞALDI

Gür,“Özellikle koronavirüs döneminde bırakın mağaza gezmeyi seven müşterileri, dışarı çıkmaya korkan insanlar da çoğaldı. Aşı çalışmaları ve alınan tedbirler ne kadar sıkı da olsa bu illetten sonra bazı ritüellerimizde ister istemez kalıcı değişiklikler meydana geldi ve gelmeye de devam ediyor.Bunlardan biri de kalabalık ortamlarda alışveriş yapma süremizin kısıtlı hale gelmesi veya bizim o süreyi kısaltmamız. Bu nedenle yeni tarz müşteri adaylarının evlerinde akşam yemeklerini yedikten sonra televizyon karşısına geçip haberleri izlerken sıkıldıklarında akıllarına ilk gelen şey, mobil cihazlardan sosyal medya profillerini incelemek oluyor. İşte tam o sırada o müşteri adaylarının karşısına yerel de olsanız yaptığınız iş, sattığınız ürün veya verdiğiniz hizmetin çıkmasını istiyorsanız bir an önce dijital dünyaya adım atmak zorundasınız. Bu arada unutmamakta fayda var. Her telefon açıp işletmenizi internete ekleyelim, firmanız en üstte görünsün diyenlere de sakın ha sakın güvenmeyin. Sizden on katı fazla ücret talep edebilir hatta bu veremedikleri hizmetleri de sizin için faturalandırabilirler. Siz siz olun bu işlerde herkese güvenmeyin. İhtiyaç ve yardım konusunda profesyonel destek almak isteyenlere yardımcı olabileceğini” ifade etti.