Hacıbekiroğlu: 'Saadet'e Kırgınım'

Özel Haber: Siyasi hayatı ve gündeme dair önemli açıklamalarda bulunan Hacıbekiroğlu,' Ben şahsen Saadet Partisinin millet ittifakına girmesini doğru bulmuyorum.' dedi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Elazığ Hakimiyet Haber - Ömer Enes Yılar

/ Saadet Partisi  Elazığ eski il başkanı İbrahim Hacıbekiroğlu, Hakimiyet Gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.

Gençlere ancak siyasetle hizmet edilebileceğini ifade eden İbrahim Hacıbekiroğlu, “Allah’ın gücünün dışında en büyük güç siyasi güçtür. Ancak siyasetle millete iyilik yapabilirsin, ancak siyasetle milletin hayır duasını alabilirsin ve ancak siyasetle kendi ülkene, geleceğine, gençliğine ancak siyasetle hizmet edebilirsin" dedi.

GENÇLER SİYASETE İLGİ DUYMALI
Gençlerin siyasete ilgi duymalarını beklediğini ifade eden Hacıbekiroğlu, “Onun için mutlaka ama mutlaka benim gençlere buradan tavsiyemdir, mutlaka siyasete ilgi duysunlar çünkü her şey siyasetle olur. Onun için ben siyasete ilgi duydum. Gerçekten Prof.Dr. Necmettin Erbakan’la büyük bir koşu maratonunda bulundum. Gençlik yıllarımda, gençlik harekâtında fiilen teşkilatlarda bulundum. Kısmen gençlik başkanlığını yaptım. Ondan sonra Milli Selamet ve Milli Nizam Partilerinde, çocuktum Milli Nizam’da, Milli Selamet’te gençlikte bulundum.”

MİLLİ GÖRÜŞ PARTİLERİNDE İKİNCİ TEŞKİLAT BAŞKANLIĞI YAPTIM
1983’te kurulan Refah Partisi’nden sonra görevi bırakana kadar hep partide ikinci adam olduğunu ifade eden Hacıbekiroğlu; “Ya siyasi ilçe Başkanı oldum ya Teşkilat Başkanı oldum. En son Saadet Partisi’nde yedi buçuk sene il Başkanlığı’nı yaptım. İki dönem Milletvekili adayı oldum nasip seçilemedim. 2018’de yine adaydım ancak kader veya kısmet bu güne kadar böyle oldu özet olarak” dedi. 

SAADET PARTİSİNE KIRGINIM
 Saadet Partisine kırgın olduğunu ifade eden İbrahim Hacıbekiroğlu, “Ben siyasette Saadet Partisi’nin İl Başkanıydım. 2020’nin dokuzuncu ayın on dördüne kadar. On dördünde Saadet Parti’si Genel Merkezi kendi kendine bir değişiklik kararı aldı. O değişiklik kararında zannedersem kırk ili programlamışlardı birisi de Elazığ’dı. Fakat yaptıkları iş sonucunda ben Saadet Partisi’ne biraz kırıldım. Biz İslami ekseni ağır olan bir teşkilatız. Saadet Parti’si bu işi daha makul yapabilirdi. Mesela örneğin bugünkü atanan İl Başkanı istişareyle seçebilirdi ve biz kongreye gidebilirdik. Ben kongrede bu arkadaşın elini kaldırıp, bu arkadaşın yanında olabilirdim. Ama öyle yapmadılar, tuttular Saadet Partisi bizi görevden aldılar ve bu arkadaşı atadılar. Hiç benim haberim olmadan. Ancak bana yazı geldikten sonra benim haberim oldu ona biraz üzüldüm. Yani üzüntüm beni İl Başkanlığı’ndan aldıklarından dolayı değildir. Üzüntüm yanlış yapılan bir iştir. Çünkü Erbakan Hoca, Allah rahmet eylesin genelde işleri istişareyle yapıyordu. Yani o olsaydı daha güzel olurdu fakat o konuda Genel Merkezin yaptığı iş yanlıştır. Dünde yanlıştır bugün de yanlıştır, yarın da yanlıştır. Ben o yanlışları şahsen kabul etmiyorum ama doğrusu da keşke olmasaydı.” dedi. 

GENEL BAŞKANA İZAH ETTİM
Genel Başkan Karamollaoğlu’na yapılan yanlışları  izah ettiğini belirten Hacıbekiroğlu; “Doğru olmayan bir iş yaptılar. Yani siyasi teşekküllerde böyle biraz insanı kırmadan, insanın gönlünü alarak, daha kıymet değer verilerek işler yapılırsa daha güzel olur. Yoksa siyasi partilerde kimse kimsenin babasının oğlu değildir, kimse kimsenin affedersin uşağı da değildir. Yani sen benimle beraber olursan ben de seninle beraber olurum. Yani kısaca yanlış, benim partimde olsa yanlış, Türkiye’deki diğer siyasi partilerde böyle bu tür işleri yaptılar mı yanlış yapıyorlar. Doğru değil” dedi.

ASİLTÜRK, DOĞRU BİLDİĞİNİ SÖYLEMEKTEN ÇEKİNMEYEN BİR SİYASETÇİYDİ
Oğuzhan Asiltürk’ün siyasette önemli bir denge isim olduğunu ifade eden İbrahim Hacıbekiroğlu, “Şahsen benim Oğuzhan Asiltürk’le bir muhabbetim var. Oğuzhan Asiltürk Erbakan Hoca’dan sonra Türk siyasetinde özellikle milli görüş tarihinde en sevdiğim adam. Ciddi bir Müslüman, kararlı, doğru bildiğini kâinat bir araya gelse gözünü kırpmadan söyleyen bir adam. Erbakan Hoca’ya da “Necmettin bey” diye hitap eder ve Necmettin Bey’in aklına yatmayan hiçbir işini kabul etmeyen ve en sonunda varılan kararda en fazla karara sahip çıkan dürüst bir insan.”

ERBAKAN HOCA ÇOK DEĞER VERİRDİ
 Erbakan Hocanın, Asiltürk’e çok değer verip itimat ettiğini aktaran Hacıbekiroğlu; “158 Milletvekilimiz vardı Bakanlık yapan bir arkadaşın sözünü söyleyeyim: ‘Biz 158 Milletvekiliyiz, 158 Milletvekilinin tamamını bir kefeye koysanız, Oğuzhan Asiltürk’ü bir kefeye koysanız Erbakan Hoca’nın yanında ağır gelir. Çünkü Erbakan Hoca biliyor ki Oğuzhan Asiltürk emredersin bilmez, doğru bildiğini söyler onun için çok değerli bir insandır. Ve Asiltürk akıllı zeki bir adamdır. İçişleri Bakanlığı’nı yapmış iki dönem, Sanayi Bakanlığı’nı yapmış. Türk siyaset tarihinde önemli bir figür ve aynı zamanda Milli Selamet Partisi ve Milli Görüş Partilerinde de genel sekreter” dedi. 

BAKANLIĞI KABUL ETMEDİ
 54. Erbakan ve Tansu Çiller Hükümeti’nde Erbakan Hoca Asiltürk’e Bakanlık teklif ettiğini ancak bakanlığı kabul etmediğini ifade eden Hacıbekiroğlu, Asiltürk’ün; ‘Ben ağabeylik yapacağım. Milletvekilleri ve Bakanlar arasında bir koalisyon hükümetiyiz herkes bana ağabey diyor ben bu ağabeyliği burada ancak icra edebilirim” diyerek kabul etmediğini aktardı.

GÖRÜŞME TALEBİ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN GELDİ
Oğuzhan Asiltürk’ün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme talebinin Erdoğan’dan geldiğini ifade eden Hacıbekiroğlu şunları söyledi: “ Cumhurbaşkanıyla nasıl görüştü onu hep beraber biliyoruz. Belki sizden fazla bildiğim var onu da sizinle paylaşayım. Sayın Cumhurbaşkanı hayattadır, Oğuzhan Bey’i kaç kez aradı köşkte beraber olalım, bir çay içelim dedi. Oğuzhan Asiltürk köşke gitmedi. Sayın Cumhurbaşkanı en son Oğuzhan Asiltürk’ü evinde ziyaret etti. Oğuzhan Asiltürk’ün bizzat bana söylediği söz: “İbrahim biz Cumhurbaşkanı ve Oğuzhan Asiltürk olarak görüşmedik. Biz abi ve kardeş olarak görüştük. Ben Türkiye’nin ve dünyanın gidişatının yanlışlarını Sayın Cumhurbaşkanı’na ilettim. Sayın Cumhurbaşkanı benim ona ilettiklerimin birkaç hususunu da kabul etti yanlışını. Mesela örneğin birisi İstanbul Sözleşmesi deklare etti ve onu kaldırdı”  

AK PARTİ’NİN DÜŞMANI, CHP’NİN DOSTU DEĞİLİZ
Partileri düşman görüp ötekileştirmenin anlamı olmadığını belirten İbrahim Hacıbekiroğlu,“ Türkiye’de 2018 yılında milletvekili adayıydım ama bilirsiniz genelde insanlar siz CHP’lisiniz siz böylesiniz HDP ile birliktesiniz deyip bize millet gönül koyuyordu. Bizi dükkanlarına almıyorlardı. Biz bunları yapmadık fakat cumhurbaşkanı bunları dillendirdi halk da inandı.  Oğuzhan Asiltürk’ün Cumhurbaşkanıyla görüşmesinin bir nedeni de buydu. Yani biz AK Parti ile biraz daha kontak kuralım, biraz daha sıcak görüntü verelim en azından Müslümanlarda bize karşı düşmanlıkta biraz asgariye düşsün. Oğuzhan Asiltürk tabi bunu yaparken Türkiye’deki bir kısım medya ve özellikle bir kısım Saadet Partililer ‘işte Oğuzhan Asiltürk Ak Partiye götürüyor, yamalıyor’ diyordu. Türkiye’de iki tane parti vardır. Türk siyaset tarihine girdiğimizden beri bu güne kadar söylediğimiz şey budur bir milli görüşün tek temsilcisi bu gün Saadet Partisi, geçmişte Refah ve milli selamettir. Diğerleri bizim için yani böyle partileri düşman görüp partileri ötekileştirmeye gerek yok biz bu ülkenin partileriyiz seçime gidiyoruz. Ak Partinin düşmanı değiliz, CHP’nin dostu değiliz. Benim Ak Partili çok samimi dostlarım var. Biz Milli Görüş Partilerinde beraber koşturduk. Bireysel fert olarak dostluklar ayrı ve ayrım yapılmasını ben pek onaylamıyorum.  Yani kutuplaşmadan bizim kendimizi biraz soyutlamamız lazım” dedi.

SAADET’İN MİLLET İTTİFAKINA GİRMESİNİ DOĞRU BULMUYORUM
İbrahim Hacıbekiroğlu,“ Ben şahsen Saadet Partisinin Millet İttifakına girmesini doğru bulmuyorum. Millet İttifakında Kemal Kılıçdaroğlu diyor ki, ben iş başına geldiğim ilk gün İstanbul sözleşmesini geri getireceğim diyor. Kardeşim ben Müslüman olarak Avrupa sözleşmesini sizlerin önünde çöpe atıyorum kabul etmiyorum. Sayın Cumhurbaşkanı seçildiği zaman ne dedi bize, siz bu kardeşinize oy verin faizin ve doların ne duruma düşeceğini, Türkiye'nin nasıl uçacağını, işsizliğin nasıl çözüleceğini göreceksiniz dedi. Sayın Cumhurbaşkanı, bu ülkede yürüyen her 2 insandan biri sana oy verdi. Senin kolunu tutan mı oldu. Kemal Kılıçdaroğlu gelip orada senin ellerini tutup icraat yapmanı mı engelledi?  Bakanlar, milletvekilleri, bürokratlar ve sokaklar senin. Biz hala sokakta ağzımızı açamıyoruz. Ben Tayyip Erdoğan'ın düşmanı değilim. Tayyip Erdoğan benim arkadaşımdır. Sayın Cumhurbaşkanım, bakan görevden almayla bir yere varılmaz. 240 milyar lira bütçe içerisinde faiz var. Bütçe açığı ne kadar olacak belli değil. Erbakan geldiği gün havuz sistemini kurdu ve bütün faizcilerin elini devletin içerisinden çektirdi. 6 ayda Türkiye’yi  denk bütçe yaptı. Sen önce israfı durduracaksın. İtibardan tasarruf olmaz sözünü söylediğin müddetçe bu işin aslı ortadan kaybolur” dedi.

AK PARTİ'NİN 4 VEKİLİNİN BAŞARISIZLIĞI GÜRSEL EROL'A PUAN KAZANDIRIYOR 
Ak Parti'nin Yerel Siyasetçileri Hakkında Ne Düşünüyorsunuz sorusuna ise Hacıbekiroğlu şu cevabı verdi,“ Halkta bir karşılıkları yok. Gürsel Erol aslında başarılı bir siyasetçi değil ama Ak Parti'nin 4 vekilinin başarısızlığı Gürsel Erol'a puan kazandırıyor. Cumhuriyet  Halk Partisi'ni Tayyip Bey'in icraatları iktidar edecek. Elazığ'da da durum aynı. Elazığ'a 24 Ocak'ta gelen parayla yeni bir Elazığ inşa edilirdi ama beceremediler. Elazığ şu an köy durumunda. Elazığ yerinde sayıyor. Yerel siyasetçileri ben doğru bulmuyorum ama onların da fazla suçu yok genel olarak bir sıkıntı var” dedi. 

SAADET PARTİSİ İLE YRP’NİN BİR ARAYA GELMESİ ZOR 
İbrahim Hacıbekiroğlu,“Yeniden Refah Partisi Başkanı rahmetli Erbakan hocamızın oğludur. Geçen gün geldiğinde ben kendisiyle görüştüm. Keşke Fatih Bey ayrı bir parti kurmasaydı ama olan oldu. Ben Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi'nin bir araya gelmesini doğuyla batının bir araya gelmesinden daha zor olarak görüyorum. Ama inşallah ben yanılırım. Ben bir araya gelmelerini isterim. Yalnız Fatih Bey farklı bir iktidardan bahsediyor ama bunu yapsalar ben de sıcak bakarım” dedi.
 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN