Elazığ, Muz Cumhuriyeti mi?

Deprem sonrası bina yıkımlarını ihalesiz verilmesi ve bununla ilgili sayısız yargı kararları olmasına rağmen, Elazığ Valiliği'nin yıkımları hala ihalesiz olarak vermesi, Cumhuriyet Savcılığını harekete geçirdi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Elazığ, Muz Cumhuriyeti mi?
Deprem sonrası bina yıkımlarını ihalesiz verilmesi ve bununla ilgili sayısız yargı kararları olmasına rağmen, Elazığ Valiliği’nin yıkımları hala ihalesiz olarak vermesi, Cumhuriyet Savcılığını harekete geçirdi.
Elazığ Hakimiyet Haber - Elazığ Hakimiyet

İlimizde 24 Ocak 2020 tarihinde yaşanan 6.8 şiddetindeki depremin ardından en çok tartışılan ve eleştiri  alan konu binaların yıkımı oldu.
Şehir merkezinde bulunan şahıs ve kamu kurumları binasının yıkımları ilk etapta işin aciliyeti gereği ihalesiz verilirken sonrasında yıkım işlerinin ihale ile verileceği ifade edildi.

VATANDAŞIN BİNASINDAN RANT
İlimizde ağır hasarlı olduğu gerekçesi ile yıkım kararı alınan binaların yıkımları, ilgili kurumlar tarafından yıkım firmaları ya da firması ve yıkım iş makinaları olmadığı ve farklı mesleklerle iştigal eden şahıslara peşkeş çekildiği haberleri sık sık gündeme gelmişti.

Vatandaşın kendi binasının yıkımını  kendilerinin anlaştıkları ve en yüksel fiyatı veren bir firmaya vermeye yasal hiçbir engel yokken, İl Özel İdare ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün çoğunluğu yetkin olmayan firmalara yıkım işini vermesi ve buradan doğan rantın mülk sahiplerine değil aracılara gitmesi ile ilgili hukukçular da van depremi örneğini vererek uygulamanın yanlışlığına dikkat çekmiş ve bunun yargıya taşınacağını ifade etmişlerdi.

KAMU, YOLGEÇEN HANI OLMUŞ 
Geçtiğimiz gün Hakimiyet Gazetesi olarak “Hurdacı ve Torbacı İstilası” manşetiyle verdiğimiz haberimizde, eski adıyla Harput Yetiştirme Yurdu, yeni, adıyla “Sevgi Evleri Koordinasyon Merkezi” binasının bağımlıların ve torbacıların mekanı olduğunu ifade etmiştik.

Bina beş yıldan beri hizmet vermemekle birlikte 24 Ocak depreminde ağır hasarlı olduğu gerekçesi ile bağlı bulunduğu Elazığ Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünce yıkım programına alındı.

Ancak bu haberimizden iki gün sonra birileri iş makinalarıyla birlikte yıkım yapmak amacıyla kurum alanına binanın çatı, kapı, pencere, kalorifer petekleri ve diğer malzemeleri sökmeye başladı.

İHALEYİ KİM YAPTI?
Kamu binası olan bu alanda söküm yapılması esnasında diğer yıkım firmaları, savcılığa suç duyurusunda bulunarak bu bina için herhangi bir resmi ihale yapılmadığı için yıkımın hukuksuz ve mevzuata uygun olmadığı yönünde Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına itirazda bulundular.

KOLLUK KUVVETLERİ YIKIM ALANINDA
Bu şikâyetten sonra savcılığın talimatı ile emniyet güçleri yıkım alanına giderek yıkım ile ilgili gerekli izin ve ihale belgelerini yıkım yapan firmadan talep ettiler.
Yıkımın herhangi bir ihale ya da bir kamu kurumu tarafından verilen resmi bir belgeye dayanmadan yapıldığını gören savcılık, yıkımı durdurdu ve ilgililer hakkında dava açılmasına karar verildi.

BU NE SORUMSUZLUK?
Herhangi bir ihale ya da resmi yazı olmadan yıkımına başlanılan ve yaklaşık 4 milyon bedel hurdayı barındıran binanın yıkımına hangi kişi ve kurum tarafından izin verildiği ortada kaldı.


Herhangi bir yasal zemini olmayana, şeffaf, katılımcı ve rekabet ortamı sağlanarak ihale yapılması ve en uygun teklifi veren firmanın yıkım işlerini üstlenmesi yerine hangi kriterlerle ilgisiz şahıslara yıkım verildiği devlete ve kamuya olan güvenin zedelenmesine sebep oluyor.

YIKIM FİRMALARI SAVCILIK VE VALİLİĞE BAŞVURDU
Yıkım işlerini yapan ve bu konuda yeterli donanımı bulunan firma yetkileri, kamu ve özel binaların yıkım işlerinin açık ihale yerine el altından ve ilgisiz şahıslara verildiğini, bu şahıslarında yeterli ekipmanları olmadığı kazandıkları paranın onda birini kendilerine vererek kalanını kendilerine ayırdığını ifade ederek, bunun hem kamu malının peşkeş çekilerek devletin zarara uğratıldığı hem de şaibe yarattığı için devlete olan güveni yok ettiğini belirtiyorlar.

KİME YARANMAYA ÇALIŞILIYOR?
Depremin ilk gününden itibaren yapılan yıkımların ciddi eleştiri aldığını ve birçok ihalenin kendilerini hatırlı ve nüfuzlu gösteren ilgisiz şahıslara verildiğini iddia eden yıkım firmaları, şehrin bazı yöneticilerinin neden,  kimden korktuklarını ve ihaleleri el altından belirli şahıslara vererek kimlere yaranmaya çalıştıklarına anlam veremediklerini belirtiyorlar.

Devlet adamı vasfını taşıyan ve yaptıklarının arkasında durma dirayetini gösteren kamu görevlilerinin hiçbir art niyetli uyarı veya  tehditlere  aldırmadan devletin gücü ve ciddiyetiyle hareket ederek yönetim sergileyen kamu görevlisinden daha güçlü kimse olamayacağını ifade eden vatandaşlar, ancak birilerinin, bu tavrı gösteremeyen korkak,  ürkek, kendine güveni ve saygısı olmayan bazı yöneticilerin zafiyetlerinden faydalanarak rant çarklarını döndürmeye devam ettiklerinin altını çiziyorlar.

DEVLET İTİBAR KAYBEDİYOR
Elazığ’da deprem sonrası yapılan yıkımlarda birçok kişiye rant sağlamak amaçlı verilen yıkım işlerinin halkın konuştuğunu, yapılan bu haksız uygulamanın bizzat bazı kamu görevlileri ve tepe yöneticiler tarafından yapılmasıyla da kamunun ve dolayısıyla devletin itibar kaybettiğini iddia eden yıkım firmaları, bu konuyu çok iyi bildikleri halde hem iktidar hem de  muhalefet  milletvekillerinin  seyirci ve sessiz kalmalarına da anlam veremediklerini ifade ediyorlar.

“SEN YIK, KILIFINA UYDURALIM”
En son Sevgi Evleri Koordinasyon Merkezi yıkımında da görüldüğü gibi yıkım işlerinin herhangi bir ihale ya da resmi yazı ile değil, “Sen git yıkımını yap sonra mevzuata uydururuz” denilerek verildiğini iddia  eden yıkım firmaları, bu tür şaibeli ve  kişilere rant verilmesi olaylarında hassas olan ve geçmişte İl Özel İdaresinin yaptığı ihaleleri iptal eden Ak Parti İl Başkanı Şerafettin Yıldırım’ın konuyla ilgileneceğine ve yıkımların şeffaf, adil ve katılımcı bir şekilde yapılmasını sağlayacağına inandıklarını belirttiler.

ELAZIĞ MUZ CUMHURİYETİ OLMASIN
İlimizde zaten hiçbir şeyin doğru ve düzgün gitmediğini, hemen her yerden ağır darbeler aldıklarını ifade eden vatandaşlar ise, bu tür şaibeli işleri engellemesi  gereken valiliğin yeterli refleksi göstermemesi, hatta bu tür olumsuzlukları engelleyecek tavrı göstermemesinin ciddi bir yönetim zafiyeti doğurduğunu belirtiyorlar.

Elazığ’ın herhangi bir yasa, kanun, yönetmeliği olmayan muz cumhuriyeti algısını hak etmediğini  ifade eden vatandaşlar, “Allah’tan Elazığ’da kamu malına ve kul hakkına saygılı ve bağlı savcılarımız var. Onlar da olmazsa ne devlet, ne dirayet ne de yönetim olur” ifadelerini kullandılar.
 

HABERİ PAYLAŞ:

Yorumlar / 2

  • Elazığlı | 02 Eylül 2021 21:21

    Vali bey geldiğinde bu şehirde yıkılmış bina yoktu. Adam geldi hepsini yıktı. Vali burada uzun yıllar görev yapacak, bakın bunu da buraya yazıyorum. Bazıları rahatsız da olsa hak batılı yenecek :)

  • Ahmet | 02 Eylül 2021 20:52

    Sen bürokratları ve yöneticileri sınavla değilde siyaset ile atarsan, ve özellikle vasıfsız verilen emirlere ses çıkarmayacak kişilerden seçersen işte o kişi her emri her zorbalığı her hukuksuzluğu görmezden gelir, tepesinden emir gelmeden müdahale edemez seni bu mevkiye getiren biziz ifadesiyle karşılaşır. Velhasıl bu iş uzadı. Kadrolaşma olmadan degisimin şart olduğunu 20 yılda anca öğrendik.

BUNLARA DA BAKIN