Bir Ajandası Olmalı Yöneticinin

Bir kurum, bir kuruluş, bir ilçe ve şehir yönetiminde etkin ve önemli görevlerde bulunan idarecilerin öncelikli ve elzem projelerin çetelesini tuttuğu ve bunları hayata geçirmek için kendine süre koyduğu bir ajandası olmalı.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Bir Ajandası Olmalı Yöneticinin
Bir kurum, bir kuruluş, bir ilçe ve şehir yönetiminde etkin ve önemli görevlerde bulunan idarecilerin öncelikli ve elzem projelerin çetelesini tuttuğu ve bunları hayata geçirmek için kendine süre koyduğu bir ajandası olmalı.
Elazığ Hakimiyet Haber - Elazığ Hakimiyet

Sorunları tespit edip, bu sorunların çözümünün şehre kazandırdıkları arasındaki bağ ve orantıyı iyi hesaplayıp öncelik sırasına koyarak hayata geçirecek bir zaman planlaması olmalı yöneticilerin.

Kendi başlatmasa da, kendi projesi olmasa da şehrin faydasına olan her bir projeyi, ilk başlatanın heyecanıyla takip etmeli ve sonuçlandırmalı. 
Kanyonlara ulaşma konusunda yerli turistlerin verdiği çaba ve bunun sağlanması için yerel halkın gösterdiği fedakârlık resimlerini görünce bu cümleleri yazmak zorunda kaldık.

Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Elazığ’ın kalkınmasında turizm, önemli bir potansiyele sahip ve bunun iyi değerlendirilmesi lazım. Bu cümleleri bugüne kadar şehrimizde görev yapan hemen her validen işittik ama adım atan Vali olarak Çetin Oktay Kaldırım’ı gördük.

Atılan adımlar ne yazık ki kendisinden sonra atıl olarak kaldı. Projeleri devam ettirmek şöyle dursun kendi kaderine terkedildi ve çoğu tesisler kullanılamaz hale geldi.
Hazarbaba dağında yapılan çalışmalar ile kanyonların bulunduğu alan ile ilgili atılan adımlar bunun en somut delilidir. 

Türk bürokrasi geleneğinin “halef-selef” hasımlığının bedelini ne yazık ki Elazığ çok kötü çekiyor. Önceden başlatılan projelerin hangi akılla bilinmez yüzüne bakılmıyor. O projelerden nefret ediliyor ve sahiplenilmiyor.

Bu bakış sonunda kanyonlara traktör römorkunda taşınan insanlar olarak medyaya yansıyor ve ilgili firma Elazığ’a olan turlarını iptal ediyor.

Kim alınırsa alınsın, kim gücenirse gücensin. Hiç umurumuzda değil. Bugün Elazığ’a bir vesile ile yönetici atananlar kısa süre sonra farklı il ve görevlere gidecekler. Bizler bu şehirde doğduk ve burada öleceğiz. Babalarımız da bu şehirde doğdu, evlatlarımız da.. 

Elazığ, şahsi kıskançlık ve halef-selef mücadelesinden  kurtulmalı. İyi ve güzelin arkasında durulmalı ve devam ettirilmeli. Doğru söz ve doğru proje değil selefinizin, düşmanınızdan bile çıksa doğrudur ve devam ettirilmelidir.

Zaman değerlidir ve telafisi mümkün değildir. Zaman ve proje ikilisini iyi kurmak ve “bugün hangi sorunu çözeceğiz” derdi ile dertlenmek gerek.

 Günlük programa bakıp, şu ziyaret, şu kabul, şu düğün, şu açılış diye bakıp “amma yoğun ve bereketli bir gün” diyerek çok çalışıyorum yanılsamasına ve sarmalına düşmemeli bir yönetici.

Hedefi ve buna ulaşma için gayreti yoksa bir idarecinin, kendine de bulunduğu makama da şehre de faydası olmaz. Dost acı ama doğru söyler. Biz kimsenin olmasak da bu şehrin ve şehirde yaşayanların dostuyuz ve hemşerilerimize karşı sorumluluklarımız var. Bu satırların yazılmasının amacı kişi ve kurumları eleştirmek değil, şehrimiz adına bir gerçeğe parmak basmaktır.
 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN