ARALIKLI ORUÇ DİYETİ 2020'DE POPÜLER DİYETLER ARASINDA OLACAK

Nisa Yılmaz/ Uzman Diyetisyen Fatih Süleyman Kaya, 2020 yılında daha çok yaygınlaşacak olan İntermittent Fasting (aralıklı oruç) diyeti hakkında açıklamalarda bulundu.

ARALIKLI ORUÇ DİYETİ 2020'DE POPÜLER DİYETLER ARASINDA OLACAK
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Uzm. Diyetisyen Kaya, aralıklı oruç diyetini şöyle tanımlıyor: “Aralıklı oruç denilen bir diyet “fasting” diye geçiyor. Kişinin 14-16 saat aç kalmasıyla, bu açlık sırasında vücuttaki bazı hormonların en üst düzeye çıkmasıyla ve buna bağlı olarak vücudun tamamıyla yağı kullanmasına bağlı bir diyet. Aslında bu insanoğlu vücuduna biraz daha uyan bir diyet. Bizim de ramazan ayında yaptığımız bir programa benziyor aslında.”

SAĞLIK PROBLEMİ OLANLAR VE GEBELER UYGULAMAMALI

Gebeler ve belli hasta gruplarının bu diyeti kesinlikle uygulamaması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Diyetisyen Kaya; “Bu diyeti kimlerin uygulamayacağı en önemli nokta. Gebeler, şeker hastaları, tansiyon hastaları, tip 1 diyabetli hastalar ve kalp hastaları yine aynı şekilde sağlıkla ilgili problemi olan hastalar yani.  Artı bunun dışında gebe kadınlarda ve çocuklarda kullanılması risklidir. Yaş sınırı gelişim çağı diyebiliriz yani 18 yaş ve altına çok önermiyoruz” dedi.

TÜRK TOPLUMUNA UYAN BİR DİYET

İntermittent Fasting diyeti uygularken nelere dikkat edilmesi gerektiği hakkında bilgi veren Uzm. Diyetisyen Kaya, şöyle devam etti: “Aralıklı orucun mantığı şu, aslında bizim Türk toplumumuza uyuyor, uymadığı yerler de var. Yoğun bir kahvaltı, ama erken saatlerde değil, 9, 10, 11 gibi de olabilir. Gün içerisinde kaçamaklara biraz daha yer veriyor kalorisi çok yüksek olmadığı sürece. Yani gün içerisinde kısır da yiyebiliyorsunuz, bulgur pilavı da yiyebiliyorsunuz, çorba da içebiliyorsunuz, meyveyi de biraz daha fazla yiyebiliyorsunuz, çok küçük tatlı kaçamakları da olabiliyor ama akşamda kesinlikle bu yeme olayının kapanması gerekiyor yani saat 9-10 gibi kahvaltı yaptınız, saat 2-3 gibi ara öğün yediniz, ne yemek yediğiniz önemli değil kişiye veya acıkmaya bağlı yemek yiyorsunuz. Kahvaltıyı yoğun yaptıktan sonra ama kahvaltıdaki protein içeriğinin çok kaliteli olması gerekiyor. Yani yumurtanızı da yemeniz gerekiyor, peynir de yemeniz gerekiyor, ceviz, badem, zeytin ve tam buğday ekmeğinin de olması gerekiyor. Ama burada bir reçel, bal ekleyemiyorsunuz kahvaltıya. O zaman size zarar veriyor çünkü basit şeker olduğu için her zaman için risktir açıkçası veya beyaz ekmek ekleyemiyorsunuz yine aynı şekilde basit karbonhidrat olduğu için risk taşıyor. Sonrasında vücudun acıkmasını dinleyerek gidiyorsunuz, Kaçta acıktınız; 2 veya 3 diyelim. Meyveli yoğurt yediniz veya çorba içtiniz veya sebze yemeği yediniz. Diğer diyetlerde olan saat kuralı bunda yok, avantajı o zaten. Acıkma ile takip ediliyor, başlangıç ve bitiş önemli. Başlangıç ve bitiş arasına 8-10 saat koyuyorsanız sorun yok. Saat mesela 10.00’da kahvaltı yaptık, 10 saat sonrasına kadar yemek yiyebiliyorsunuz. En son öğününüzü 20.00’de yapıyorsunuz ve bitiriyorsunuz. Bu sefer ne oluyor? Gün içerisinde saat kuralı olmadığı için insanlar gerilmiyor. Bunun dışında yasaklı bazı besinleri gün içerisinde yiyebiliyorsunuz, bu da sizin için bir avantaj oluyor. Egzersiz noktasında da bir avantaj sağlıyor bize çünkü vücudun kalori kısıtlamasına baktığımız için gün içerisinde veya akşam saatlerinde çok yoğun egzersiz yapmamıza gerek kalmayabiliyor. Yani biraz daha hızlı kilo verdiriyor. Biraz daha hızlı kilo verdirdiği için insanlarda saat kuralını çok önemsemediği için gayet mantıklı. Bir nevi oruca benziyor, sahur yapıyoruz, gün boyu bir şey yemiyoruz ancak bu diyetteki özelliklerden bir tanesi gece kandaki insülin seviyesini yükseltmeyecek her türlü şeyi yiyebiliyorsunuz. Yani çay, kahve sade soda veya çok az bir ceviz, badem tüketebiliyorsunuz. Su ve bütün bitki çaylarını istediğiniz kadar içebiliyorsunuz ama bir şey yemek yasak. Meyve, ekmek, tam tahıllı yiyecekler, makarna, pirinç bunlar zaten her diyette olduğu gibi bunda da yasak.”

KANSER, KALP KRİZİ VE ŞEKER HASTALIĞINDAN KORUYOR

Aralıklı oruç diyetini yaşam tarzı haline getirenlerin de olduğunu vurgulayan Kaya, bu sayede bazı hastalıkların da önüne geçildiğini şöyle ifade ediyor: “Bu diyetin çok farklı metotları var. Kimileri 5 gün boyunca yiyorlar, 2 gün boyunca hiçbir şey yemiyorlar. Bazıları 3 gün yiyip 1 gün aç kalıp 3 gün daha bir şeyler yiyorlar. Yani kısaca vücut aralıklarla aç bırakılıp dinlendirme mantığına giriliyor. En sağlıklısı şuan için 8-10 saat bir şeyler yiyip 14-16 saat aç bırakılması vücudun. Ne kadar uygulanıyor? Kişi ne kadar kilo düşmek isterse. Yaşam tarzı haline getirip uygulayan hastalar da var. Şuan artık son yayınlarda  kanser, kalp krizi ve şeker hastalığından tamamı ile korunduğu söyleniyor bu hastaların. Bizim kültürümüzden dolayı uyuşmayan kısımları var maalesef. Akşam yeme olayları bizde çok fazla biliyorsunuz yemekten sonrasında tatlılar, pastalar, börekler veya meyve. Bizim için uyuşmayan kısmı bu, o da bizim yaptığımız bir hata. Sağlık açısından bu diyeti 6 ay yapan bir insan ortalama 20-30 kilo arasında çok rahat verebiliyor. O yüzden de uygulaması zor diyelim. Gün içerisinde saati kaçırmak önemli değil, yeter ki sabah kahvaltısını protein dolu yapmanız gerekiyor. Ara öğün ekmeğinizi sebzenizi ona uygun tüketmeniz gerekiyor. En sonunda genelde klasik Türk usulü baklagiller olabilir, bir et tavuk balık olabilir, bu yemeği yediğinizde iki süreç arasında acıkmaya bağlı canınız istediği kadar küçük atıştırmalıklar, ceviz badem. Zaten gün boyu çay, kahve, sade soda sınırsız, istediğiniz kadar içebiliyorsunuz. Ondan sonrasında vücutta başlayan değişimi görebiliyorlar.”