Dünya Kadınlardan Günah Çıkarma Günü - Taha Yusuf SARIGÜL

Dünya Kadınlardan Günah Çıkarma Günü


Her yıl 8 Mart tarihi Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanıyor. Dünya Kadınlar Günü'nün tarihçesi ise oldukça eskiye dayanıyor. 

8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York şehrinde bir tekstil fabrikasında yaşanan grev sırasında kadın işçilere uygulanan polis şiddeti ve ardından çıkan yangında 123 kadın işçi hayatını kaybediyor. Aradan yıllar geçtikten sonra 1910 yılındaki 2. Enternasyonal kongresinde Sosyalist Kadınlar Konferansında 8 Mart tarihi Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kabul ediliyor ve günümüze kadar her yıl aynı tarihte kutlanmaya devam ediliyor.   Hıristiyan ve Sosyalist bir kültürün icadı olan Dünya Kadınlar Günü'nün Müslüman ülkelerin çoğunda çeşitli törenlerle coşkuyla kutladığını görüyoruz.

Batı menşeli olan Dünya Kadınlar Günü diğer batı menşeli günler ve kültürel öğeler gibi tüm dünyaya mal olmuş durumda. Tarihçesini, ortaya çıktığı kültürel alt yapıyı ve sosyolojik öğeleri bilmeden bu gün de diğer günler gibi tüm insanlar tarafından sahiplenilmiş ve her yıl kutlanıyor.

Özellikle İstanbul Sözleşmesi eksenindeki tartışmalara baktığımızda konuyu daha iyi idrak edebiliriz. İstanbul Sözleşmesini canhıraş savunan feminist çevreler pozitif ayrımcılık konusunda sürekli cinsiyetsiz toplum taleplerini topluma empoze etmeye çalışırken, kadına şiddet konusunda kadının da bir insan olduğunu unutuyorlar. 'Şiddet' kavramını sadece uygulayıcısı olan erkeğe endeksli bir kavram, 'şiddet mağduru' kavramını da sadece maruz kalan kadınlara endeksli bir kavram olarak sınırlamak en büyük cinsiyet ayrımcılığı değil midir? İstanbul Sözleşmesini savunan ve toplumsal cinsiyet eşitliği adı altında toplumu ifsad etmeye çalışan çevreler neden bu konuda 'insan' kavramını öncelemiyorlar. Neden sadece kadına şiddete karşılar. Neden 'şiddet' kavramının kendisine karşı değiller. Bu apaçık bir çelişki değil midir. İnsan değerli bir varlıktır. Yaratılmışların en şereflisidir. Şiddet ise her ne koşulda olursa olsun tasvip edilecek ve savunulacak birşey değildir. Bu nedenle şiddetin her türlüsüne karşı olmak ve bunu samimiyetle savunmak gerekir. 

Kadın haklarını savunduğunu iddia eden Lgbt ve feminist destekli yapılar kadının iffetsizliğini ve erkek egemen bir toplumda cinsel bir obje olarak kullanılmasını isteyen yapılardır. Lgbt eylemlerinde açılan iğrenç pankartları hatırlamak bile istemiyorum.

Kadına şiddet uygulayan erkek en güçsüz ve en aciz erkektir. Sadece kadına değil, hemcinsine şiddet uygulayan erkek de en güçsüz ve en aciz erkektir. Bu kadınlar için de böyledir. Fiziksel olarak erkek kadından güçlü yaratılmış olsa bile esas gücün akıl gücü olduğunu ve bu konuda kadın ve erkeğin eşit olduğunu hepimiz kabul ediyoruz. Erkeğin fiziksel gücü kadınlara hamilik yapması ve hizmet etmesi için verilmiştir. Fiziksel gücünü kadına üstünlük aracı olarak kullanan erkeğe yazıklar olsun diyorum. 

Sahi Dünya Erkekler Günü diye bir gün neden yok diye hiç merak ettiniz mi? Çünkü erkeğin istismar edilecek bir yapısı ve sömürülecek bir bedeni yoktur da ondan. Kadın hakları konusunda 'batı' kaynaklı olan hiçbir fikir ve görüş bizler için referans olamaz. Bugün kadının eğlence, reklam, pazarlama, sinema, TV gibi birçok alanda bir obje olarak kullanıldığını görüyoruz. Otomobil reklamlarında bakıyorsun arabanın etrafında dekolteli bir bayan müşterileri cezbetmeye çalışıyor. Dondurma reklamında kadın şehvetli bir şekilde dondurma yiyerek o markanın daha fazla satış yapmasını sağlıyor. 

Açın pop şarkıların sözlerine bir bakın, müzik kliplerini bir izleyin. Söylerken hicap duyuyorum ama arabada radyoda denk geliyor veya bulunduğumuz yerlerdeki radyo ve televizyonlarda denk geliyor. Tamamen şehvet içeren sözler ve görüntüler. Rahatsız olan yok! 

17 yaşındayken her yerini açan Aleyna Tilki için 'yürekleri hoplattı' veya 'pop yıldızı' gibi başlıklar atan, kendinden 10 yaş büyük sevgilisiyle pozlar verdiğinde 'yılın aşkı' veya 'aşk kaçamağı' manşetlerini atanlar, 17 yaşında edebiyle ve ailesinin izniyle evlenip çocuk sahibi olan biri için ise 'çocuk gelin' eşi için de 'tevacüzcü' tabrilerini kullanıyorlar. İşte bunlar en büyük ahlaksızlığı işleyenlerdir. Bunlardan rahatsız olmayan birinin 'kadına şiddet' kavramından rahatsız olması bana sahte geliyor. 

Bugün her plazada, her avmde kadın bedeni bir pazarlama aracı olarak kullanılıyor. Akşam TV dizilerinde renkli hayatlar, hareketli yaşamlar, ensest ilişkiler ve kadının her türlü aşağılamaya ve teşhire maruz kaldığını görüyoruz. Ama hiçbir kadın derneğinden veya hiçbir feminist gruptan ses yok. Ta ki kadın şiddete uğrayan kadar. İlla fiziksel şiddet olunca mı ses çıkaracaksınız. Kadınların maruz kaldığı bunca psikolojik ve cinsel şiddete neden ses çıkarmıyorsunuz. 

Çünkü sizin derdiniz kadın değil. Sizin derdiniz aile. Çünkü kadın çökerse ailenin de çökeceğini çok iyi biliyorsunuz. Kadına en büyük değeri İslamın verdiğini biliyorsunuz. Bu nedenle kutladığınız bu sahte günler sizin günah çıkarma günlerinizdir. Timsah gözyaşları döktüğünüz günlerdir.

Bizim için her gün Dünya Kadınlar Günü'dür. Kadın bizim annemizdir, eşimizdir, kardeşimizdir... 

Kadın herşeyden önce bir 'anne' dir veya adayıdır. Kadın bizler için kutsaldır. Peygamber efendimizin 'Cennet anaların ayakları altındadır' diye hadisi şerifi var. Kadın ailenin belkemiği, aile de toplumun direğidir. Kadın çocukları için okul, eşi için huzur ve sevgi kaynağıdır. Evin bereketi ve merhametidir. 

Kadın yukarıda saydığımız tüm istismarlardan ve şiddet türlerinden mahfuz bir şekilde sosyal hayatta ve çalışma hayatında olmalıdır. 

Kadının özgürlüğü adı altında kadınları asileştirmeyi, aileden koparmayı, bireysel hazza dayalı yaşama yönlendirmeyi önceleyen tüm günler, organizasyonlar ve yapılar İslam ve aile düşmanı yapılardır. 

Derdimiz çok, söyleyeceklerimiz fazla ama bize ayrılan köşe bu kadar. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle. Allah'a emanet olun. 

tahayusufsarigul@elazighakimiyethaber.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • Komerli | 07 Mart 2021 23:15

    Ağzınıza sağlık.

  • Mustafa | 07 Mart 2021 21:28

    Dünya kadınlar günü diye çığıranlar : 1) Tayland'da küçücük kızların bedenleri pazarlanıyor, neredesiniz ? 2) Bosna'da, Suriye'de, Irak,ta, kadınlara tecavüz edildi,ediliyor. Hamile anneler çocukları ile öldürülürken nerdesiniz ? 3) Pis yahudilerin hemen hemen her gün pis ayakları altında müslüman kadınlar tekmeleniyor, neredesiniz ?