Bursa Olayı Üzerinden Karma Eğitim'e Bir Bakış - Taha Yusuf SARIGÜL

Bursa Olayı Üzerinden Karma Eğitim'e Bir Bakış


Geçtiğimiz günlerde Bursa'da bir Ortaokul Müdürü, velilerin isteği üzerine çocukların sıralara kız-erkek birlikte oturmamaları gerektiğini resmi bir yazı ile sınıf öğretmenlerine duyurmuş. Tekrar söylüyorum bunu da velilerin isteği ile yapmış. Dışarıdan bakıldığında gayet normal bir uygulama gibi gözükse de olayın sosyal medyada gündem olması üzerine okul müdürünün görevden alınması, olayı Türkiye gündemine taşıdı. 20 yıllık Ak Parti iktidarında, böyle bir sebeple bir okul müdürünün görevden alınması içler acısı bir durumdur. Okul müdürüne görevinin iade edilmesi gerektiğini defalarca dile getirdik ve sosyal medyada paylaştık. Nihayet dün okul müdürü görevine geri döndü. 

Bu olay karma eğitimi modelini bir kez daha tartışmaya açtı. Gelin batıdaki örnekleri ile birlikte karma eğitim modelini ele alalım. 

Avrupa'da birçok ülkede kız ve erkek okulları bulunmaktadır. İngiltere'de 1440 yılından beri eğitim veren Eton Koleji bir erkek okuludur. Eski Başbakan David Cameron’dan şimdiki başbakan Başkanı Boris Johnson’a, Canterbury Başpiskoposu Justin Welby’den veliaht prens William’a kadar şu anda İngiltere’de güç sahibi olan erkeklerin önemli bir kısmı Eton Koleji mezunu.

Avrupa Komisyonu’nun hazırladığı "Eğitim çıktılarında cinsiyet farkları: Avrupa’da Alınan Tedbirler ve Mevcut Durum” araştırması da tek tip okullarda okuyan kız öğrencilerin akademik başarısının daha yüksek olduğunu belirtmiştir.

Yapılan araştırmalar, kız ve erkeklerin ayrı okullarda veya ayrı sınıflarda eğitim görmelerinin öğrencileri meşgul eden eğlence, kavga, suç işleme, vakti boşa harcama, taciz ve gebelik gibi olumsuzlukların asgari düzeye inmesini sağladığını göstermektedir. Karma okullara giden kızlar “nasıl göründükleri”, sadece kız okuluna gidenlerin ise “kim oldukları” ile daha çok ilgili olduğu saptanırken ayrı okula gidenlerin kendine güven oranlarının da daha yüksek olduğu görülmüştür. ABD genelinde kız okullarına giden öğrenci oranı %2 iken ABD Senatosu ve kongredeki kadınların %20`si, sadece kızların gittikleri okullardan mezun olmuştur.

Avrupa Birliği üyesi tüm ülkelerde tek cinsiyetli eğitim veren okullar bulunmaktadır. Avrupa ülkelerinden Danimarka, tek cinsiyetli eğitime geçiş yapan ilk ülkedir. Özellikle erkek çocukların başarı seviyesinin düşük olması ve kızlara daha fazla olanak ve özgüven ortamı sağlama düşüncesi, Danimarka`da tek cinsiyetli okulların açılmasında belirleyici olmuştur. 

Tek cinsiyetli sınıflarda kızlar daha özgürce derse katılıp soruları çözmekte, erkekler de kendi imajları hakkında endişelenmek yerine stresten uzak bir konsantrasyonla daha fazla ders çalışmaktadırlar. Bu tür sınıfların öğrenci motivasyon ve başarısını arttırdığı görülmektedir. Tek cinsiyetli eğitim veren okullardaki öğrencilerin akademik başarıları daha yüksektir.

Karma eğitimin en büyük sıkıntıları kız ve erkelerin farklı psikolojik özelliklere sahip olması, öğrenme stillerinin farklılığı, kız ve erkek öğrencilerin etkileşiminin cinsiyete göre farklılık göstermesi gibi konuların göz ardı edilmesidir. Kanunda ve yönetmelikte kız ve erkek aynı sırada oturur maddesi yer almadığı gibi kız ve erkek ayrı sırada oturur maddesi de yoktur. Bu tamamen uygulamaya yönelik bir durumdur. Sınıfta öğrencilerin ders dinleme kapasitesi ve kişisel özelliklerine göre sınıf öğretmeni sınıf oturma düzenini ayarlayabilir. Gözleri iyi görmeyen öğrencinin ön sıraya oturtulması ne kadar doğru ise kız erkek oturduğunda dersi dinleyemeyen öğrencilerin ayrı oturtulması da o kadar doğrudur.

Bilimsel çalışmalarda açıkça görülmektedir ki kızlar ve erkekler farklı öğrenmekte, farklı düşünmekte ve farklı davranmaktadırlar. Dolayısıyla karma eğitim eşitlik sağlamak ile beraber adaletten tamamen uzaktır.

Konuya ideolojik değil pedagojik yaklaşmalıyız. İsteyen istediği okula gidebilmelidir. Eğitim zorunlu değil, gönüllü olmalıdır.

Kalın sağlıcakla.

tahayusufsarigul@elazighakimiyethaber.com

YAZIYI PAYLAŞ!