Muhtarları Dinlememek


Siyaset mekanizmasının en temel parçalarından biri olan muhtarlar, halka ulaşmada hızlı bir veri kaynağıdır aslında. Muhtarlık makamı da olağanüstü bir hızla gündemin değişebildiği günümüzde tek tek her sorunu ayrı kaynaklardan dinlemek yerine çalınması gereken ilk kapılardan biri olmalıdır.

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde Ak Parti, bu kaynaktan zamanında önemli ölçüde de faydalanıyordu. Özellikle Cumhurbaşkanı’nın muhtarlara verdiği değer, zamanında muhalefetin kıskançlık krizi yaşamasına ve başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere muhalefetin bu noktada bazı politikalar geliştirmesine neden oluyordu. 

Hatta Muhtarlar Derneği’ne üye muhtarların şu cümlesiyle destekleyelim bu konunun önemini: “Muhtarları karşınıza aldığınızda şehrin her köşesini dinlemiş olursunuz...”
O zaman şöyle bir varsayımla başlayıp doğruluğunu örneklerle inceleyerek bitirelim: Muhtarlar eskisi kadar dinlenmiyor!

İnceleme alanımızı tabi ki Elazığ oluşturuyor. Bunun için temel neden 2020 yılının il günlerinden bu güne yaşamadığı sorun kalmayan, sınırları içerisinde bulundurduğu vatandaşların tamamına yakınının bir dokun bin ah işit halet-i ruhiyesinde olmasıdır. 

Elazığ’da yaşanan depremler ve pandemi süreci sonrası ortaya çıkan büyük sorunlar neticesinde belki tarihte ilk kez muhtarlarımızın sesi bu kadar gür çıkmaya başladı. Bu sesin yükselmesinde herhangi bir çıkar ilişkisi olmadığına, herhangi bir menfaat güdülmediğine ben şahidim. Çıkan ses tamamen mahalle mahalle, Elazığ’ın bir ucundan diğer ucuna vatandaşın yaşadığı temel sorunların sesiydi.

Bu seslere kulak verildi mi diye sorarsanız, gündemi yakından inceleyen, muhtarların haklı tepkilerinde bu sesin daha fazla duyulmasını sağlamaya çalışan biri olarak ne yazık ki hayır demek zorundayım. 

Muhtarların yükselttiği bu sese kulak vermesi gerekenlerin kim olduğunu elbette hepimiz biliyoruz ve bu sese neden olan sorunları kimin çözmesi gerektiğini de. 
CHP’nin 30 Milletvekiliyle yaptığı Elazığ ziyaretinde muhtarlara büyük bir paragraf açılırken, TBMM Deprem Komisyonu’nun Elazığ ziyaretinde tepki gösterilmese bu paragraf açılmayacaktı bile…

Ota hasar sorununda, karma kura yönteminin uygulanmasında, bürokraside karşılaşılan sorunlarda muhtarların sesini yükselttiğini görüyoruz ve bu sorunların muhtarların temsil ettiği mahallelerde yaşayan vatandaşların büyük bir çoğunluğunun sesi olduğunu da biliyoruz ama!... Yükselen bu sese karşı bir çözüm üretilmediği gibi neden sorunun çözülemediğine dair açıklayıcı, bilgilendirici bir telefon açılıp bu sesin yakından dinlenilmediğini de biliyoruz…

Tüm nu nötr tavırların yanında bir de geçtiğimiz gün yaşanan çirkin saldırı olayı karşısında bu kez çözüm odaklarının yükselmesi gereken sesin yükseltilmediğini de biliyoruz. Ve sarıyor zihnimizi muhtarlarımızın böyle bir olay karşısında da yalnız kalabileceği ihtimaline dair kapkara düşünceler…

Zamanın su gibi aktığı şu ahir zamanda 2023’e ne kaldı ki… Bakalım, görelim bugün dinlenilmeyen muhtarlar o gün sizi dinleyecek mi?
 

omrensylr@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
30Tem

Ne İstediniz de Vermedi?

23Tem
15Tem

Kahpelere mesajım var!

12Tem

Geldi, Geliyor, Gelecek…

09Tem

Çözümün Etkili Yolu