Plan İşliyor...


2002 yılında kimyasal silahlar olduğu gerekçesiyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden çıkardığı kararla işgal ettiği Irak’tan bir türlü çıkmayan ve çıkmaya da niyeti olmayan Amerika bu sefer, NATO olarak binlerce askerle yerleşmenin hesaplarını yapıyor.

Kimyasal silahları tespit etme ve yok etme amacıyla kurulan hükümetler arası Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün (OPCW) ilk başkanı olan Brezilyalı diplomat Jose Bustani, Irak işgalini kastederek 18 yıl önce “Bu anlamsız işgali ve korkunç sonuçlarını” önleme imkânı olduğunu düşündüğünü söylemişti.

Peki böyle düşünen ve bu işgali önleyebilecek olan diplomat Jose Bustani bu işgali neden önlemedi veya önleyemedi?

2002 yılında OPCW’nin başına ikinci sefer oy birliğiyle getirilen Bustani bu düşüncelerini dile getirince olanlar oldu ve Amerika, Birleşmiş Milletler’e sunduğu bir teklifle kendisinin kutuplaştıran ve fikir ayrılıklarına neden olan davranışlar gösterdiğini ve görevini layıkıyla yürütmediğini iddia ederek görevden aldı. 
O dönem New York Times, Bustani'nin yetersiz olduğu için görevden alındığını yazmıştı. 

The Times Gazetesi de ABD'li diplomatların Bustani'yi, ABD ve diğer üye devletlere danışmadan ‘rahatsız edici ve kötü niyetli davranışlarda bulunmakla’ suçladıklarını yazmıştı. Bahsi geçen diplomatların başında ise ABD'nin eski BM Büyükelçisi John Bolton geliyordu.

İktidarda olan George W. Bush hükümeti de Bustani’nin Irak'ı Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ne dâhil ederek kitle imha silahları uzmanlarının buraya giderek denetim yapmasını sağlamaya yönelik çabalarını kabul etmemişti.

Çünkü Amerika’nın niyeti farklıydı ve çıkarlarına hizmet edecek planlarını uygulamaya kararlıydı. Onun için önünde bulunan tüm engelleri birer birer kaldırmakta kararlıydı. Tabii bunu yaparken de dünya kamuoyuna sunduğu insanlık, demokrasi, hak ve özgürlükler gibi kavramların arkasına sığınmaktan asla geri durmamıştı. 

BBC'ye konuşan Bustani, "Irak da Libya da anlaşmaya katılmaya karar verdi ve denetim Kasım 2002'de gerçekleşebilirdi" diyor ve ekliyor:

"Ama Amerikalılar öfkeliydi. Eğer OPCW denetçileri Irak'a girebilseydi kimyasal silah bulamayacaklardı ve işgalin gerekçesi zayıflayacaktı.

"Amerikalılar Irak'ı işgal etmek istiyordu ve bu denetim onların çıkarlarına ters düşüyordu." 
Demişti.

Evet Irak’ta kitle imha silahları yoktu ve bunların olmadığının ispatı Amerika’nın çıkarlarına ters düşüyordu. Çünkü o dönem Irak’ı işgal edebilmeleri için kullanabilecekleri elle tutulur başka argümanları yoktu. Var olanlarda istedikleri sonucu çıkarmaya yeterli olmayabilirdi.

Onun için Amerika ve dostları, Irak’ta var olduğunu iddia ettiği silahların olmadığını ispat edecek olan ilk uluslararası örgüt yöneticisi Bustani’yi asılsız gerekçelerle görevden uzaklaştırmışlardı.
Nihayetinde yaptıkları plan çerçevesinde Irak’ı işgal ettiler ve geldikleri bu coğrafyadan çıkmamak için yeni argümanlar üretmekten asla geri durmadılar. Mesala IŞID gibi.

İşte bugün, Irak’ta zaten mevcudiyeti bulunan Amerika güdümünde ki NATO’nun gücünü artırma kararı alması bu planın bir parçasıdır.

Ancak bu sefer karşılarında kendilerinin de farkında olduğu daha büyük bir engel var. 

O da NATO üyesi büyük ve güçlü Türkiye.
 

m.sahinduman@elazihakimiyethaber.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
11May

Kudüs’ü Kurtaracak Aslan…

25Nis

Gerçeklere Soykırım Gayreti

07Nis
03Mar
28Şub

Nedir 28 Şubat…