Enflasyon Nedir ve Nasıl Düşer - Hanifi Yavaş

Enflasyon Nedir ve Nasıl Düşer


Pandemi ve ardından gelen Rusya-Ukrayna savaşı küresel anlamda özellikle enerji maliyetlerini olumsuz yönde etkilemiştir. 

Her ülke, ekonomik büyüklüğüne göre az ya da çok etkilenmiştir. 

Dünyanın gelişmiş en büyük ekonomileri bile 40 yıldan beri görmedikleri oranda enflasyon ve buna bağlı olarak hayat pahalılığı yaşamaktadırlar. 

 

Dünya’da enflasyon oluşmasının genel olarak 5 temel nedeni vardır:

1.Yüksek Faiz

2. Talep Enflasyonu.

3. Maliyet Enflasyonu.

4.Para Arzı

5. Enflasyon Beklentileri. 

 

Bu yazıda, ülkemizdeki enflasyona neden olan önemli üç konuya değineceğiz. 

Birincisi faiz, ikincisi maliyet enflasyonu, üçüncüsü ise arz-talebin ve stokçuların oluşturduğu enflasyondur.

 

Bilindiği üzere faiz, ülke ekonomilerinin en temel ve en büyük belasıdır. 

Faiz, gelecek adına borçlanma demektir. Faiz, olmayan paranın borç olarak alınmasıdır. 

Üretim yapan kesimlerin büyük çoğunluğu sermayesinin önemli bir kısmını banka kredileri ile sağlar. Almış oldukları kredinin faizlerini ise ürettiği mala yansıtır. Yüzde 20 ile kredi almış ise ürettiği 100 TL olan mal otomotik olarak 120 TL olacaktır. Bu da maliyet enflasyonunun en temel nedenlerinden biridir. 

Yapılacak şey yüksek faiz politikalarından vazgeçmek, üreticiye faizsiz ya da düşük faizli kredi ile destek olmak ve maliyetleri düşürmektir.

 

Bir diğer husus ise Türk parası karşısında gereğinden fazla yükselen dövizin, bizim gibi hammadde konusunda yüzde 40 oranında dışa bağlı ülkeleri maliyet girdileri bakımından olumsuz etkilemiş olmasıdır. 

Üretim girdisi dediğimiz elektrik, yakıt,gübre vb. girdilerin maliyetlerinin yüksekliği MALİYET ENFLASYONUNU doğuran temel unsurlardır. 

 

Bu hususta yapılması gereken en önemli şey, üretim alanında girdi maliyetlerinin düşürülmesidir. Bu bağlamda devletin yapması gereken, özellikle tarımsal üretim girdilerini sübvanse etmesi ve vergi oranlarını düşürmesidir. 

 

Ülkede üretilen ürünlerin miktarı, halkın talep ettiğinden az ise bu durum TALEP ENFLASYONUNA neden olur. 

Bir adet malı bir kişi talep ederse değeri 1 TL'dir.

Bir adet malı on kişi talep ederse değeri 10 TL'dir. . 

Ülkemizde, üretim kapasitesi bakımından büyük bir sorun yoktur. Özellikle tarımsal üretimdeki rakamlara ve ihracat oranlarına baktığımızda bunu rahatlıkla görebiliriz. 

Ancak, İhracat odaklı bir üretim politikası yapılırken, sırf ülkeye döviz getirmek için üretilen malların büyük çoğunluğunu ihraç eder ve iç piyasada ürün eksikliğine sebep olursanız bu da enflasyonu körükleyen bir başka etken olur.

Bu konuda yapılması gereken en önemli şey, halkın ihtiyaç duyduğu  temel tüketim maddelerinin ihracatını kota koyarak sınırlamak ve iç piyasada yeterli ürünün bulunmasını sağlamaktır. 

 

Bugün Türkiyede yaşadığımız pahalılığın en temel nedenlerinden biri de fırsatçıların yaptığı stokçuluktur. Stokçuluğu yapan, bazı büyük toptancılar ve zincir marketlerdir. 

Üretim aşamasında ürünü çiftçiden düşük maliyet ile alan bu stokçular günü geldiğinde yüksek fiyatlar ile piyasaya sürmektedirler.

Bu konuda yapılması gereken en önemli uygulamalardan biri planlı üretim ve kooperatifçilik sisteminin geliştirilmesidir.

Devletin kontrol ve denetiminde oluşturulacak kooperatifler, çiftçinin ürettiği mala alım garantisi vererek üreticiyi, aracı ve tefecilere karşı koruma altına almaktır. Üretici kooperatiflerinin çiftçiden aldığı ürünü doğrudan hallere ve pazarcılara vermesi üreticiyi destekleyecek bir başka adım olacaktır. Bu yöntem ile çiftçi korunur, stokçuluğun önüne geçilir ve fiyatlar makul seviyelere iner. 

Dünyada bu sistemi en iyi uygulayan ülkeler arasında, Amerika, Çin, İtalya, Japonya, Almanya, Fransa ve Hindistan gibi ülkeler gelmektedir.

Stokçuluğun ve kartelleşmenin önlenmesi için yapılması gereken bir başka uygulama ise Ülkemizdeki zincir marketlerin yaygınlaşmasını önleyecek tedbirlerin alınmasıdır. Yasal bir düzenleme yaparak, bu marketlerin her köşe başında şube açmalarına engel olunmalıdır. Örneğin, Nüfusa orantılı olarak her mahallede  açılacak market sayısı belirlenmeli, araya belirli bir mesafe konulmalıdır. 

 

Enflasyona neden olan diğer konulara gelecek olursak,

Para arzı, kısa tanımıyla ekonomide dolaşan toplam para miktarıdır. Başka bir ifade ile ekonomide, ekonomik birimlerin kısa vadeli ödemelerini gerçekleştirmek için kullanabilecekleri toplam paranın miktarı da denilebilir. Eğer sizin ülkenizdeki ekonomik faaliyetlerin yürütülmesi ve halkın ihtiyaçlarının karşılanması için piyasada dolaşımda olan paranız yoksa, işte bu ihtiyaç duyulan PARA ARZI ENFLASYONUN bir diğer nedenidir. 

Piyasada döviz az ve talep çok ise bu durum döviz fiyatlarının artmasına neden olur. Bu da dövize bağlı enflasyonu körükler. 

 

Bir diğer önemli problem, piyasaya güvensizlik ve enflasyon beklentileridir. Ekonominin yüzde ellisi güvendir. Güven ve istikrarın olmadığı yerde yatırım ve üretimde istenilen başarı sağlanamaz. 

Güvensizlik ve istikrarın olmadığı bir ortamda da üretici, sattığının karşılığını alamayacağı korkusuna kapılır. Bu nedenle ürettiği malı yüksek fiyata satmak ister bu da ENFLASYON BEKLENTİSİNİN NEDEN OLDUĞU ENFLASYONUN artmasını sağlar. 

Yapılması gereken şey piyasaya güveni artırıcı eylem ve söylemleri geliştirmektir.

hanifiyavas@hotmai.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
10Haz
26May

CHP Atatürkçü Mü?

06May
28Nis

Ak Parti İslamcı Mı?

15Nis

Enflasyon Nedir ve Nasıl Düşer