
Anne Babalarımız Ergen Olmadı mı?
Elif Saçsız
Öncelikle ergenlik dönemi hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? Fikir oluşumumuzda kişisel tecrübelerimiz mi yoksa medyanın etkisi mi daha baskın? Ergenlik, ortalama 10-14 yaşlarında başlayan ve 18-21 yaşlarına kadar devam eden; yetişkinliğe adım atılan ve kimlik gelişiminin hızlandığı kritik bir dönemdir.
Ergen, çocukluktan çıkarken bedensel değişimlerle birlikte hayatına yön veren kararlar almaya başlar. Peki “Bizim dönemimizde ergenlik mi vardı?” diyenleri soracak olursanız o bireyler hakkında kendi hayatlarıyla alakalı yeterince karar alamadıklarını düşündüğümü söyleyebilirim. Çünkü her nesil ergenlik yaşamıştır. Tek fark bireylere tanınan karar alma ve kendini keşfetme fırsatıdır.
Hayatımız hakkında karar almak öz farkındalığımızı yükselten bir eylemdir.
“Muz mu yemek istersin yoksa çilek mi?” sorusunun cevabı kişinin öz farkındalığını arttırabilir. "Ben muz seviyorum" diyebilmek, istediğin meyveyi yeme kararının bireyde olduğunu gösterir. Bu küçük bir örnekti. Ergenlik dönemindeki birey ne kadar çok kendisi ve hayatı hakkında karar alabilirse o kadar öz farkındalığını yükseltir. İşte birçok yetişkinin kendi ergenlik yaşantılarıyla günümüzdeki ergenlerin yaşantılarını kıyaslaması da bu noktada başlıyor.
Günümüzdeki orta yetişkin bireylerin belki de karar verme imkanları olmadı ve yeteri kadar kendilerini tanımıyorlar bu yüzden sadece ergenlik dönemindeki duygusal dalgalanmaları değil hormon değişikliklerini bile fark edemediler.
Ergenlik fiziksel bir değişimdir. Gerekli imkana ve desteğe sahip olamayan ergenler başarılı ve yeterli hissetmekte zorlanabilirler. Ve hatta kendilerini tanımakta, karar almakta bile normal üstü bir güçlük yaşayabilirler. Örneğin bir çocuk düşünün. Sürekli yapacağı şeyler çevresi tarafından belirleniyor. “Tıp okuyacak benim kızım, benim oğlum o yemekten yemez, hayır onunla arkadaşlık yapamazsın, sen bilmezsin daha küçüksün…” daha birçok örnek sayabilirim. Kendi tercihlerini dile getirmesine izin verilmeyen bir çocuk bugün birçok yetişkin kendi ergenlik yıllarına baktığında benzer tabloyla karşılaşıyor.
O zaman yaman soru şu: Karar alma özgürlüğü olmadan büyüyen bireyler, ergenlik dönemlerini gerçekten yaşadılar mı?