Öncelikle Dürüst Samimi Olalım!


Dürüst kelimesinin zıt anlamlısı nelerdir?
“hatalı, yanlışlı, yalancı, sahtekâr, hileci, düzenbaz, 
Oyunbaz, riyakâr, şarlatan…”
Hayat, ‘nara atmaya…’ benzemez!
Hayat, ‘âleme tuzak kurmaya…’ benzemez!
Hayat, ‘kötülere ram olmaya…’ benzemez!
Ecdat ne demiş, “su testisi suyolunda kırılır!”
Bilgeler, “testinin içinde ne varsa dışına o sızar!”
Ziya Paşa (1825-1880 günümüze öyle bir nazar ediyor ki!
Asırlar geçse de, ‘tarihler tekerrür ediyor’
“Onlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât
Bin türlü teseyyüp bulunur hânelerinde

İnsana sadakat yaraşır görse de ikrah
Yardımcısıdır doğruların Hazret-i Allah

Sâdıkları tahkir ile red kâide oldu
Hırsızlara ikram-ü inâyet yeni çıktı

Hak söyleyen evvel dahi menfur idi gerçi
Hâinlere amma ki riâyet yeni çıktı”

Dürüstlük sözlükte, “doğruluk, özü sözü bir olma,
Olanı olduğu gibi yansıtma…”
Yürekten sesleniriz, “doğruları korumaktan korkmayınız!”
Doğrular değişken değildir, ‘doğru birdir ve tekdir’
Siyasette/ toplumda ayrışmanın temelini, ‘yanlışlar…’ oluşturur!
Öyle ki dürüstlük, “bütün iyiliklerin ve güzelliklerin temelidir!”
Hz. Ali (kv), “dünyada lekesiz bir alından, daha güzel bir şey var mı?”
Birbirimizi neyi aldatıyoruz, anlayamıyorum!
İnancımız, “aldatan bizden değildir!” buyuruyor!
Acaba aldatan bir insan da, ‘iç huzuru/ gönül rahatlığı var mı?’
Aldatan bir insan, ‘zulme de kapı aralıyor’
Hz. Ömer (r.a.), “dürüstlük pahalı bir mülktür, her insanda bulunmaz!”

Mevlana, “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.”
“Bir kalp de iki din olmaz!” şiirimizden,
“Bir kalp de iki din olmaz
İkilik nifak kokusu
Aşk damarında kin olmaz
Ayrılık azap yakısı!”
Nisa Suresi 135 ayette şöyle buyrulur;
Dürüstlük; her yerde, her zaman ve her konuda,
Kendi aleyhimize de sevdiklerimizin aleyhine de olsa,
Sadece doğruların ve dürüstlerin yanında,
Yanlışların ve yanlış yapanların karşısında yer almaktır!”
Dürüst ve samimi olan bir insan da;
“yalan ve yanlış, haddi ve hukuku aşma, abartma,
Haktan ve hukuktan ayrılma,  hile ve desise,
Bilumum kötülükler yer alamaz!”
Ne deriz, “dürüstlük dünyaya/ âleme bedeldir!”
Ecdadın bıraktığı en değerli miras, ‘dürüstlük’ olmuştur!
Dürüst insan, eninde sonunda kazançlı çıkar…
Maide Suresi 119 ayette şöyle buyrulur;
“(Bunun üzerine) Allah şöyle buyurur; 
“Bu(gün), doğru olanlara doğruluklarının fayda vereceği gündür!
Onlar için, altlarından ırmaklar akan Cennetler vardır;
(onlar) orada ebedi olarak devamlı kalıcıdırlar.
Allah onlardan razı olmuştur, (onlarda) O’ndan razı olmuşlardır.”
İşte büyük kurtuluş budur!” 
 Dürüstlük ve adalet birlikte anılır!
Dürüstlük, ‘gizli bir hazineye’ yalan, ‘gizli bir ateşe’ benzer!
Dürüstlük, ‘iyiliklerin meyvesi…’
Yalan, ‘kötülüklerin/ veya hastalıkların meyvesi’
Ahmet Şerif İzgören, “Bu ülkede üç şey bir araya gelmedi” der.
Onlar, “politika, dürüstlük ve akıl…”
Konfüçyus, “idare etmek dürüstlük demektir.
Sen doğru yönetirsen yanlış olmaya kimse cesaret edemez!”

Bir diyarın elinden ‘ahlakı alınız’ dahası mı, ‘adaleti de alınız’
Şiir diliyle ‘ne olur’ anlatalım…
“Yazı, kışa döndü.  Aşı, taş kesildi! 
Bu diyarın… 
Nazı, siteme döndü.  Havası, kurşun kesildi! 
Bu diyarın… 
Hevesi, düşe döndü. Zora, nefesi kesildi! 
Bu diyarın… 
Yüzü, yasa döndü. Yeryüzü, tufan kesildi! 
Bu diyarın… “

bedrettin@elazighakimiyethaber.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
09Nis

Sevgide Neler Var

08Nis

Şuur Kavramı

07Nis
06Nis
05Nis

Hepiniz Çobansınız!