GÖNÜL OLANIN
Fırçası gönül olanın tuvali
Sevgi ilmeğinde boyar âlemi
GÖNÜL ÇEŞMELERİ
Ah, gönül çeşmeleri kurumasın
Orada vuslat şarkılarımız var
Ah, sevdasız adımlar yürümesin
Orada hicap dolu sedamız var
Yürekten seslenir, sevdanın dili
O dille bezenir, gönül okulu
Orada kutlu dilekler, dualı
Dualarda arınmış edamız var
GÖNÜL MAKAMLARI
Sanma gönül makamları viranedir
Dünyalar, ondaki âlem divanedir
Âşıkta kâinat bir ırmak misali
Cemali görmeyen gözler bigânedir!
GÖNÜLLER ÇİÇEK AÇSIN
Gönüller çiçek açsın yâr üstüne
Sütten, baldan ırmaklar nâr üstüne
Sevgi sözü damıtsın, âr üstüne
Hasretten yüreğe muhabbet konsun
İsterim, güller açsın; gün üstüne
Ilık rüzgârlar essin, güz üstüne
Bedri, selam verilsin göz üstüne
Gönülden gönle muhabbet konsun
Sevgiden yüreğe, muhabbet konsun
GÖNÜL BAHÇEMDEN
İncecikten bir yağmur gün üstüne
Bahar kokuyor toprak gül üstüne
Gökyüzünün çelengi; ışık raksı
Gönülden gelen sevda, göz üstüne
En güzel beste, ruhumdaki saksı
GÖNÜLSÜZ GÖZLER
Görmez ilahi aşkı gönülsüz gözler
Kaynağını kaybetmiş, kurumuş gözler
Heyhat koca bir ömür gelip geçmiş de;
Fani beden ebedi hayatı özler
GÖNÜLDEN DAMLALAR
Nasihat telkin edici kelâmı kestiler
Kalplere şifa veren selâmı kestiler
Kendi gönül doktorunu kaybetti cemiyet;
Hak’tan rıza dileyici duamı kestiler
GÖNÜL GAMLANIR
Ahde vefa gönüllerde çimlenir
Dost sohbetiyle huzura demlenir
Vefalı dostlarda; kin, öfke olmaz!
Dostun acısına gönül gamlanır
GÖNÜLLERE SEMAYDI
Kar yağdı, hüzünle dolan gözlere
Bulut bulut bir nağmeydi dökülen
Bizim türkümüz kar sıcağı kadar
Dolan gözlere, gönüllere semaydı
GÖNÜL MÜHRÜ
Gözü mal, mülkte, servette olanlar
Güz gelmeden, rengi benzi solanlar!
Zamana gönül mührü vuramayan;
Vah ki, saçını, başını yolanlar
GÖNÜL BAĞI
Dost, dosta gönül bağıyla bağlanır
Acıları sevgi ile dağlanır
Sevginin harman yeri gönüllerdir
Aşksız, sevgisiz dünyaya ağlanır
GÖNÜL GÖZÜYLE
Bizler rüyalarda kanatlanırız
Semaya hüsnü zanla atlanırız!
Tahammül sınırında arlanırız
Gönül gözüyle kilim dokur şair
İlhâmı düşer kâleme vesair
GÖNÜL GÖZÜYLE
Gönül gözüyle bak bir âleme!
Kıyameti kopmuş mahşer alanı
Öyle bir çığlık ki, sığmaz kâleme
Sarıl doğrulara, bırak yalanı
GÖNÜL KALEMİYLE
Sarıdan kırmızıya kayar gözler
Güzün mor desenine doyar gözler
Gök kubbe, dağlar, nehirler tuvalim
Gönül kalemiyle boyar gözler
GÖNÜL SAKSINDA
Ben bir hiçim Galu Belâ’ya dönsem!
Pervane gibi ışığın raksında
Âlemi tefekkür ederek dönsem,
Bu canı aşk besler, gönül saksında
GÖNLÜM...
Gönlüm incelmiş, kıvrılmış tel gibi
Sedam semaya akmış bir sel gibi
Dinleyin neyden inim inim inler
Dilim, özümden süzülmüş bal gibi
GÖNÜL BAĞIMIZ
En güzel mevsimdir, gençlik çağımız
Artar, dirilişe olan bağımız
Renkler tomur, tomur çalar yeşile
Hayallerimizde, gönül dağımız!
Fatih, ‘delikanlım’ der, asırlara
Alperen yüreğindeki sırlara
Vatan aşkıyla tutuşan erlere
Fetih müjdesinde, gönül bağımız!
GÖNÜL DAĞINA
Yasladım sırtımı Yakup Dağı’na
Dayanır mı dağlar, mazlum ahına!
Süzülür gözyaşım, Murat Çayına
Bu sevda yaslanır, Gönül Dağı’na
GÖNÜL TAZELER
Edepten sözler bir ırmak halinde
Yıkar özümüzü billur taneler
Pişirir insanı zaman kavlinde
İhtiyar âlemi gönül tazeler
GÖNÜL KÖRLÜĞÜ
Başıboş bırakılmış, sürüye dalıp gitme
Kaptansız gemi batar, sakın aldanıp gitme
Bizi korkutan körlük, göz değil, gönül körlüğü;
Bulunduğun yeri gör, fazla ileri gitme!
GÖNÜLDEN IRAK
Gözlerinden ırak, gönülden ırak
Ne olur, sevdasız yolları bırak
Mehtapsız gecelerde kürek çekmek
Karanlığa akan yolları bırak
Vefalı dost, gözleri çakmak çakmak
Sana dost olmayan yolları bırak
GÖNÜLDEN KOPAN
Gönülden kopan yıldız mı, ay mıdır?
Ürkek nazarlarla bakan, ‘vah’ mıdır?
Gözler, gönülsüz bakarsa kör olur;
Binlerce, ‘vah ’ın vebali şah mıdır?
GÖNLÜMÜN NAKIŞI
Gül, hilal, lâle; gönlümün nakışı
Vatan olmaya ruhumun akışı
Besler, cihan-ı ebed davasını
Reyhan kokusundaki bakışı
O bakış, Âlem-i İslâm’ın nazarı
O nazarda, Medine havasını,
Solur Anadolu’m!
GÖNÜL
Gönül, ilmin şadırvanı
Gönül, hikmetin değirmeni
Gönül, marifetin asumanı
İltifatım, rahmete rağbet
Rağbetim, sabrın kanatlarına hamd
Kanatlanmak, bir kuş kadar hafiflemek
GÖNÜL DİLİ
Dilim, fütüvvet dili, gönül dili
Sözünüz kalbi, hasbi olsun deriz
Ne sözümüz, soframız zehir olsun;
Birliğe, dirliğe davet ederiz
GÖNÜL BAĞLAR
Huzur dolu hayata gönül bağlar
Gönülsüz hayat, çorak toprak gibi
Rahmet bulutlarıyla gönül çağlar
Çağlar, fetihler dolu bayrak gibi
Dalgalan, Gökkubbe de gönül gibi
GÖNÜL EVI
Dünyayı gönül evi yapalım
Gönülden yollar köprüler yapalım
Sevgiyi evimize harç yapalım
Gönülsüz işler muradımız değil