Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Gönül üzerine

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

GÖNÜL OLANIN

Fırçası gönül olanın tuvali
Sevgi ilmeğinde boyar âlemi

GÖNÜL ÇEŞMELERİ

Ah, gönül çeşmeleri kurumasın
Orada vuslat şarkılarımız var
Ah, sevdasız adımlar yürümesin
Orada hicap dolu sedamız var

Yürekten seslenir, sevdanın dili
O dille bezenir, gönül okulu
Orada kutlu dilekler, dualı
Dualarda arınmış edamız var

GÖNÜL MAKAMLARI

Sanma gönül makamları viranedir
Dünyalar, ondaki âlem divanedir
Âşıkta kâinat bir ırmak misali
Cemali görmeyen gözler bigânedir!

GÖNÜLLER ÇİÇEK AÇSIN

Gönüller çiçek açsın yâr üstüne
Sütten, baldan ırmaklar nâr üstüne
Sevgi sözü damıtsın, âr üstüne
Hasretten yüreğe muhabbet konsun

İsterim, güller açsın; gün üstüne
Ilık rüzgârlar essin, güz üstüne
Bedri, selam verilsin göz üstüne
Gönülden gönle muhabbet konsun
Sevgiden yüreğe, muhabbet konsun

GÖNÜL BAHÇEMDEN
İncecikten bir yağmur gün üstüne
Bahar kokuyor toprak gül üstüne
Gökyüzünün çelengi; ışık raksı
Gönülden gelen sevda, göz üstüne
En güzel beste, ruhumdaki saksı

GÖNÜLSÜZ GÖZLER

Görmez ilahi aşkı gönülsüz gözler
Kaynağını kaybetmiş, kurumuş gözler
Heyhat koca bir ömür gelip geçmiş de;
Fani beden ebedi hayatı özler

GÖNÜLDEN DAMLALAR

Nasihat telkin edici kelâmı kestiler
Kalplere şifa veren selâmı kestiler
Kendi gönül doktorunu kaybetti cemiyet;
Hak’tan rıza dileyici duamı kestiler

GÖNÜL GAMLANIR

Ahde vefa gönüllerde çimlenir
Dost sohbetiyle huzura demlenir
Vefalı dostlarda; kin, öfke olmaz!
Dostun acısına gönül gamlanır

GÖNÜLLERE SEMAYDI

Kar yağdı, hüzünle dolan gözlere
Bulut bulut bir nağmeydi dökülen
Bizim türkümüz kar sıcağı kadar
Dolan gözlere, gönüllere semaydı

GÖNÜL MÜHRÜ

Gözü mal, mülkte, servette olanlar
Güz gelmeden, rengi benzi solanlar!
Zamana gönül mührü vuramayan;
Vah ki, saçını, başını yolanlar

GÖNÜL BAĞI
Dost, dosta gönül bağıyla bağlanır
Acıları sevgi ile dağlanır
Sevginin harman yeri gönüllerdir
Aşksız, sevgisiz dünyaya ağlanır

GÖNÜL GÖZÜYLE

Bizler rüyalarda kanatlanırız
Semaya hüsnü zanla atlanırız!
Tahammül sınırında arlanırız
Gönül gözüyle kilim dokur şair
İlhâmı düşer kâleme vesair

GÖNÜL GÖZÜYLE

Gönül gözüyle bak bir âleme!
Kıyameti kopmuş mahşer alanı
Öyle bir çığlık ki, sığmaz kâleme
Sarıl doğrulara, bırak yalanı

GÖNÜL KALEMİYLE

Sarıdan kırmızıya kayar gözler
Güzün mor desenine doyar gözler
Gök kubbe, dağlar, nehirler tuvalim
Gönül kalemiyle boyar gözler

GÖNÜL SAKSINDA

Ben bir hiçim Galu Belâ’ya dönsem!
Pervane gibi ışığın raksında
Âlemi tefekkür ederek dönsem,
Bu canı aşk besler, gönül saksında

GÖNLÜM...

Gönlüm incelmiş, kıvrılmış tel gibi
Sedam semaya akmış bir sel gibi
Dinleyin neyden inim inim inler
Dilim, özümden süzülmüş bal gibi

GÖNÜL BAĞIMIZ

En güzel mevsimdir, gençlik çağımız
Artar, dirilişe olan bağımız
Renkler tomur, tomur çalar yeşile
Hayallerimizde, gönül dağımız!

Fatih, ‘delikanlım’ der, asırlara
Alperen yüreğindeki sırlara
Vatan aşkıyla tutuşan erlere
Fetih müjdesinde, gönül bağımız!

GÖNÜL DAĞINA

Yasladım sırtımı Yakup Dağı’na
Dayanır mı dağlar, mazlum ahına!
Süzülür gözyaşım, Murat Çayına
Bu sevda yaslanır, Gönül Dağı’na

GÖNÜL TAZELER

Edepten sözler bir ırmak halinde
Yıkar özümüzü billur taneler
Pişirir insanı zaman kavlinde
İhtiyar âlemi gönül tazeler

GÖNÜL KÖRLÜĞÜ

Başıboş bırakılmış, sürüye dalıp gitme
Kaptansız gemi batar, sakın aldanıp gitme
Bizi korkutan körlük, göz değil, gönül körlüğü;
Bulunduğun yeri gör, fazla ileri gitme!

GÖNÜLDEN IRAK

Gözlerinden ırak, gönülden ırak
Ne olur, sevdasız yolları bırak
Mehtapsız gecelerde kürek çekmek
Karanlığa akan yolları bırak
Vefalı dost, gözleri çakmak çakmak
Sana dost olmayan yolları bırak

GÖNÜLDEN KOPAN

Gönülden kopan yıldız mı, ay mıdır?
Ürkek nazarlarla bakan, ‘vah’ mıdır?
Gözler, gönülsüz bakarsa kör olur;
Binlerce, ‘vah ’ın vebali şah mıdır?

GÖNLÜMÜN NAKIŞI

Gül, hilal, lâle; gönlümün nakışı
Vatan olmaya ruhumun akışı
Besler, cihan-ı ebed davasını
Reyhan kokusundaki bakışı
O bakış, Âlem-i İslâm’ın nazarı
O nazarda, Medine havasını,
Solur Anadolu’m!

GÖNÜL

Gönül, ilmin şadırvanı
Gönül, hikmetin değirmeni
Gönül, marifetin asumanı
İltifatım, rahmete rağbet
Rağbetim, sabrın kanatlarına hamd
Kanatlanmak, bir kuş kadar hafiflemek

GÖNÜL DİLİ

Dilim, fütüvvet dili, gönül dili
Sözünüz kalbi, hasbi olsun deriz
Ne sözümüz,  soframız zehir olsun;
Birliğe, dirliğe davet ederiz

GÖNÜL BAĞLAR

Huzur dolu hayata gönül bağlar
Gönülsüz hayat, çorak toprak gibi
Rahmet bulutlarıyla gönül çağlar
Çağlar, fetihler dolu bayrak gibi
Dalgalan, Gökkubbe de gönül gibi

GÖNÜL EVI

Dünyayı gönül evi yapalım
Gönülden yollar köprüler yapalım
Sevgiyi evimize harç yapalım
Gönülsüz işler muradımız değil

Yazarın Diğer Yazıları