Bir Bardak Suda Bile! - Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Bir Bardak Suda Bile!


Hayatımızı ne kadar kontrol edebiliyoruz!
O kadar önemli ki, çok önemli…
Sadece “Bir bardak suda 7 sünnet var!”
Bütün bunlar, ‘maddi ve manevi katıklardır!’
O katıklar bizleri iç huzuruna gönül rahatlığına;
Ve de ‘sağlık ve esenliğe’ taşıyacaktır.
Yedi Sünneti şöyle bir sıralayalım;
“1. Besmele Çekmek, 2. Oturarak İçmek, 3. Sağ el ile içmek,
4. Üç yudumda (nefeste) içmek, 5. Bardağa üflememek,
6. Aile içinde de olsa ikramda bulunmak, 
7. İçtikten sonra ELHAMDÜLİLLAH demek.”
***
İnsan, başıboş yaratılmadığını bilecek…
Her an, ‘şükreden bir kul’ olma zarafetini gösterecek…
Şurası muhakkak ki, Yaratıcıya itaat eden iyi bir kul…”
Hayatı da, bir okul mesafesinde görecektir…
Sürekli öğrenen veya öğretici durumda olmak!
İnsanda ki, paylaşma kültürünü de geliştirecektir…
“bir bardak suda…” yıkanan;
Fikrimiz, aklımız, zikrimiz, bedenimiz,
Sürekli, ‘beşer zaafları’ üzerinden atmaya çalışacaktır!
Bir bardak suda, titreyen dudaklar,
Su gibi ömrü uzatır dualar…
Hicaba isim olur, al duvaklar,
Kanat çırpar gönlümüzde şualar…
***            
Hz. Mevlana seslenir ve der ki,
“Gönül çalamazsan aşkın sazını
Ne perdeye dokun, ne teli incit…
Eğer çekemezsen gülün nazını
Ne dikene dokun, ne gülü incit…”
Özümüz neyse sözümüz o olacak…
İnsanın ahlakı, olduğu gibi,
Yüzüne yansıyacak…
Her kelimenin başında, “Ya Sabır” deriz!
O iki hece, ‘imdadımızdır’
“Gülü seven, dikenine katlanacaktır…”
O sebepledir ki, 
Dert yaman olsa da, ‘ortağımızdır…’
Daha da ileri gidiyorum, ‘katığımızdır…’
Bizlere destur diyebilen, ‘bağımızdır…’
O bağı gülistan edebilecek, ‘sevdamız…’
Bu yolun çığlığını duyan var mı?
O çığlık, şefkatin tadında; merhametin lezzetinde…
**
Lokman Hekim Ne Diyorlar;
“Ulemanın yanında, dilini koru!
Evliyanın yanında, gönlünü koru!
Namazdayken, kalbini koru!
Yemekteyken, mideni koru!
Başkasının evinde, gözünü koru!
Halkın arasında, dinini koru!
İki şeyi unutma; Allah’ı ve Ölümü
İki şeyi unut;
Başkasına yaptığın iyiliği,
Başkasının sana yaptığı kötülüğü!”
Lokman Hekimden, 
Hayat iksiri olacak nasihatler;
Korumak ve Korunmak!
İçimizdeki zırh ve dışımızdaki zırh…
**
Dost ve Arkadaş Kavramları…
Hadis, “Kişi arkadaşının yolu üzerinedir”
Hz. Mevlana, “Kişi kim olduğunu bilmek isterse,
Kimleri sevdiğine baksın!”
Dostluklar, ‘kimlik oluşturuyor…’
Bir fikir, bir düşünce, bir duygu kimliği!
Hz. Ali (r.a.) “Hasetçinin huzuru, Çabuk darılanın dostluğu,
Yalancının ise yiğitliği olmaz”
O sebepledir ki, ‘erdemli kişileri’ kendimize dost arayacağız!
Gerçek dost kimdir;
“Yanlış yaptığında, seni uyaran…
Devamında ise seni koruyan kişidir!”
Ulu kişilerin, büyüklerin dostluğu bizlere örnek olmalı…
Dostluk, vefa ile başlar…
Fedakârlık ile kendisini zirvelere taşır!
Dostluklarda, hamiyetli bir yüz ararız…
O yüzlerde;
Selam, Selamet, Sadakat, Sabır,
Ve asalet birlikte okunur…
**
İmam Şafii(Hz.), 
“Allah’ın varlığına delilin nedir?” diye sual ederler!
Kısa ve öz cevap verir;
“Dut Yaprağıdır…”
“Çünkü aynı yapraktan koyun yer, süt yapar;
Arı yer, bal yapar;
Geyik yer, misk yapar;
Tırtıl yer, ipek yapar;
Tadı, rengi, kokusu ve maddesi bir olan şeyden,
 Bu kadar farklı güzellikleri yaratmak,
Ancak Allah’a mahsustur.”
Hakk’a teslimiyet bizlere asıl hürriyet kokusunu verir.
Bırakalım vesveseleri…
Bırakalım kini, adaveti, düşmanlıkları…
“Bir Bardak Suda…” 
Sabrı, şükrü, nimeti, hayatı tefekkür edelim!
 

bedrettin@elazighakimiyethaber.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
28Kas

İğneden İpliğe Zam

26Kas

Musiki Cemiyetinin 50. Yılı…

25Kas

Öğretmenler Gününe

23Kas
22Kas

Okul Olur