Beratı İstemek!


Ramazan’ın habercisi, ‘Berat Kandili’ af ve mağfiret gecesi!
27 Mart 2021 Cumartesi manen ‘mali yılbaşımız’
Allah Resulü (sav) şöyle buyururlar;
"Azabından affına sığınırım, gazabından rızana sığınır, 
Senden yine sana sığınır (iltica ederim). 
Sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. 
Sen kendini senâ ettiğin gibi yücesin." 

Berat, ‘temize çıkma…’ anlamına geliyor!
Sürekli söyleriz, bu toplum ne zaman,
“Tefekkür eden…” bir toplum olursa,
“Kurtuluşa Doğru…” kapılarını aralar!
Hadis, “Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın.
Ve o gecenin gündüzünde (kandilden sonraki gün) oruç tutunuz.
Çünkü o gece güneş batınca Allah-ü Teâlâ o andan fecir oluncaya kadar;
“Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim. 
Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım.
(Bir bela ile) müptela olan yok mu, ona kurtuluş vereyim” buyurur.”
Berat Gecesi, Hz. Kuran’ın Levh-i Mahfuz’dan,
 Dünya semasına toptan indirildiği gecedir.
Bütün güzel vesileler,
Sebepler bizler için! “Haydi Felaha…”
“Haydi, Kurtuluşa…” çağrısını duyan yok mu?
Zümer Suresi 53 ayette şöyle buyrulur,
“De ki, Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım!
Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.
Şüphesiz ki Allah bütün günahları affeder. 
Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” 
Yeis/ veya Ümitsizlik, bizim inancımızda yoktur!
Karamsarlığa/ kötümserliğe hiç yer yoktur!
O sebepledir ki, Müslüman kimliğinde;
“Ufuk-Gaye ve Aksiyon insanını…”  ararız!
Hadis, “Ben güzel ahlakı tamamlama için gönderildim…”
O ahlak nedir? “Kur’an Ahlakı...”
Bütün korkuları, bütün tereddütleri,
Bütün kötülükleri, “yenen bir ahlak!”
Bizim en büyük iki düşmanımız var;
“Kopkoyu cehalet ve onun getirdiği taassup…”
“Fakirlik, Yoksulluk ve Atalet/ tembelliktir…”
İnancımız bizlere ne diyor;
Kendi içinizde, ‘selamı…’ yayınız!
Birbirinize, ‘dua ediniz…’
Birbirinizi, ‘seviniz…’
Birbirinize, ‘ikramda…’ bulununuz!
Birbirinize, ‘kin ve öfke…’ beslemeyiniz!
Bütün bunlar nedir;  “Fazilet Yarışı…”
Müslüman Kimdir?
“Kendisinden emin olunan/ güvenilir kişidir…”
Her zaman için söyleriz,
Sahabe örneğinde olduğu gibi,
“Tefekkür eden toplum…” olmalıyız!
Dağlar gibi, “birbirlerine omuz veren…”
Asrın ‘Alp’ ve ‘Erenlerini…’ arıyoruz!
O arayış bizlere neleri ikram etmez ki!
İşte, tarihimizde bu milletin yaşadığı,
“Yükseliş Dönemleri…”
O dönemin, ‘insan fotoğrafları…’
Onlar, bu dünya arzında “hoş bir seda…” bıraktılar değil mi?
21. asırda, “O sedayla…” buluşmalıyız!
“Beratı…” yani, “Kurtuluşu…” istemek!
Halimizi, bizi Yaratan’a arz etmek!
Sürekli, “Dua ve Yakarışta…” bulunmak!
Bu, “hal üzere…” hayatı tanzim etmek/ düzenlemek!
Bu millete, bu devlete karşı,
Sorumluluklarımızı bilmek,
“İyi bir vatandaş…” olmak!
Dualarımızda ne deriz;
“Yarabbi! Bu dünyada bizlere hayır ve hasenat verdiğin gibi,
Öte dünyada da bizlere hayır ve hasenat ver…” 
Her iki dünyayı dengelemek!
Ne deriz, bu dünya, “ahiretin ekin tarlasıdır…”
Ne ekerseniz, “onu biçeceksiniz…”
Zerre kadar, ‘hayır…’
Zerre kadar, ‘şer…’ sizlerin önüne gelecektir.
Sürekli, “akıbetimiz hayır ola…” deriz!
Her zaman için, “tefekkür toplumu…” deriz!
O toplum kendi içerisinden,
“İnsan-ı Kamilleri de…” çıkaracaktır, şüphesiz!
 

bedrettin@elazighakimiyethaber.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Nis

Oruç Seslenir...

12Nis
11Nis

Merhaba Şehri Ramazan Merhaba…

09Nis

Sevgide Neler Var

08Nis

Şuur Kavramı