AĞAÇ SEVGİSİ ÜZERİNE…


 

Kâinat, bir ağaç gibi

Âdem, kâinatın soy ağacı

Ağaç, bir çekirdek gibi

Çekirdek, varlığın hülasası

Cennet, bir bahar gibi

Bahar, Hak’tan rahmet muştusu

Bahar, bir çiçek gibi

Çiçek, vuslatın nur perdesi

İnsanlığın serüveni, ‘ağaçla başlar’

Kur’an da, ‘ağaçla ilgili misaller…’

İbrahim Suresi 24. Ayette şöyle buyrulur;

“Görmedin mi? Allah nasıl bir misal verdi.

Güzel bir söz, kökü (yerde) sabit, dalları gökte güzel bir ağaç gibidir.”

“Kötü sözün durumu da, yerden koparılmış,

Kökü olmayan kötü bir ağaca benzer” (İbrahim,26)

Söz, emanettir… Söz, infaktır… Söz, nasihattir… Söz, kişinin aynasıdır…

Dünyanın ekosistemini sağlayan arılar…

Nahl Suresi 68. Ayette şöyle buyrulur;

“Senin Rabbin bal arısına vahyetti;

Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan kendine evler edin”

Şunu hemen ifade edebiliriz, “ağacın kâğıt yapımında kullanımının mucidi arılardır!”

Her ayet bizlere ışık tutuyor… Yol gösteriyor… İlmin kapılarını aralıyor…

Nietzsche, “Kişioğlu ağaca benzer. Ne denli yükseğe ve ışığa çıkmak isterse,

O denli kök salar yere, aşağılara, karanlığa, deliliğe, kötülüğe…”

Ne demişler, “söz uçar yazı kalır, insan gider izi kalır…”

Ağacın dört mevsimde rengi farklıdır… Tıpkı, insanın hayatı gibi…

Lokman Suresi 27. Ayet; “Eğer yeryüzünde ağaçlar hep kalem olsa,

Denizde arkasından yedi deniz daha kendisine destek olduğu halde,

Mürekkep olsa, yine de Allah’ın kelimeleri yazmakla tükenmez.

Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir”

Ağaç ve kalem birlikte… Deniz ve mürekkep de birlikte zikrediliyor…

Burada asıl murat nedir, “İlimde derinleşmek…” Onun manevi hazzını almak.

Kur’an, misaller veriyor… Mü’minûn Suresi 20. Ayette şöyle buyrulur;

“Tûr-ı Sina’da (dahi) yetişen bir ağaç da meydana getirdik ki, bu ağaç,

Hem yağ, hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri (zeytin) verir.”

Kur’an bizlere; “zeytin, hurma ağaçlarından, üzüm bağlarından…”

İçerisinden dersler çıkaracağımız misaller verir…

O misaller bizleri, ‘ağaçla buluşturacaktır’

Ağaç, İnsnoğlu’nun bu dünyada ‘olmazsa olmazıdır…’

Cennet misali bahçelerimiz olur… Bu bir nimettir…

Sebe Suresi 16. Ayet bizlere nimete şükrü öğütlüyor;

“Fakat onlar (şükürden yüz çevirdiler) bakmadılar.

Biz de üzerlerine Arim selini salıverdik ve o güzelim iki bahçelerini buruk yemişli,

Ilgınlık ve içinde biraz da sidir ağacı bulunan iki harap bahçeye çevirdik…”

Hudeybiye Antlaşması meşhurdur… O antlaşma, ‘bir ağaç altında…’ yapılacaktı!

Fetih Suresi 18. Ayet; “Andolsun o ağacın altında (Hudeybiye ’de)

Sana bey ’at ederlerken Allah, mü’minlerden razı olmuştur.

Kalplerinde olanı bilmiş onlara güven indirmiş ve onları pek yakın,

Bir fetihle mükâfatlandırmıştır.”

Rahman Suresi 6. Ayette; “Bitkiler ve ağaçlar secde etmektedirler!”

Harput’ta, Ulucami’nin hemen güneybatısında; “Ardıç Ağacı…”

O secde haline ibreti âlemdir…

Geyikli Baba’nın Osman Gazi’nin saray avlusuna diktiği ağaç dalı…

Osmanlıyı hikâye eden; “bir büyük çınar olacaktır!”

Cemil Meriç, “Ağaç köküyle yaşar, insan da öyle…

Biz maziden koptuk, istikbale bağlanamadık diyecektir.

Destanlarımızda, efsanelerimizde, masallarımızda, hikâyelerimizde;

“Ağaç vardır…” ışığıyla, bereketiyle, tılsımıyla…

Atasözlerimizde ağaç vardır;

“Meyve veren ağaç taşlanır…”

“Ağaç kökünden yıkılır”

“Ağaca beşikten mezara kadar muhtacız”

“Ağaçsız memleket duvaksız geline benzer”

Şeyh Sadi, “Meyve veren ağaca balta vurmazlar!”

Hz. Ali (r.a); “Kuru ağacın meyvesi olmaz!”

Ağaç için söylenen sözler, insanın ruh dünyasının nakışlarıdır!

“Kurumuş badem yaprağı/ Düşer toprağa deli gönlüm!

Yürümüş tarih yaprağı/ Koşar asırlara deli gönlüm!”

Sümmani, “Ham ağacın ham meyvesi yenilmez.

Mizaç ehli insan yetişmek lazım!”

Burada ideal nedir, “kâmil insan olabilmek…”

Salburcuoğlu, “köklü bir ağaçta dal eksik olmaz!”

İnsan da öyle, ‘geleceğe dal ve budak salmak…’

Fikrin, düşüncenin, nesillerin geleceğe yürümesi…

İyi bir insan, iyi bir ağaç gibidir…

Sedat Turan, “Ağaçlar yaşadıkça meyve verir.

İnsanlar da meyve verdikçe yaşar…”

Silistrevi, “Meyve veren ağaca kuru denilmediği gibi

Eseri devam eden zevata da ölü denmez!”

İnsan, ‘ürettiği müddetçe…’ vardır/ varlığı hissedilir

Ağaç için, ‘medeniyet…’ diyoruz

Franklin Roosevelt; “Bir ulusun uygarlık düzeyi,

Üzerinde yaşadığı toprakları ağaçlandırmasıyla ölçülür!”

C. Şehabettin, “Ağaçların çiçekler gözü, kuşlar dilidir!”

Konfüçyüs, “eğer ağaca tırmanmak istiyorsanız,

Yıldızlara çıkmaya niyet ediniz ki başarabilesiniz!”

Bizlerde ne derler; niyet etmek/ istemek, inanmak; ‘başarmanın yarısıdır’

Ağaçla ilgili verilen misaller; ‘ağaçla bütünleştiğimizi’ gösterir

Abraham Lincaoln; “Karakter bir ağaç gibidir, şöhret de onun gölgesidir.

Gölge olduğunu düşündüğümüzdür. Ağaç ise gerçeğin kendisidir.”

Ağaç dikmek... İbadettir… Sevabı bizlerden sonra da devam eden ibadet…

Hadis, “bir kimse bir ağaç dikerse Allah o ağacın meyvesi kadar;

O kimseye sevap yazar!”

Erkan Oğur, “Ağaç olsam…” şiirinden

“İnsan değil de ağaç olsam

Dallarımın arasından rüzgâr esse

Yapraklarım, çiçeklerim meyvelerim olsa!

Mevsimleri yaşasam…”

Dört mevsimi en iyi ağaçlar anlatıyor bizlere…


  1. Nihat Asya, “Çocuk ve Ağaç” şiirinden;

“Çocuk çok sevgi ağacı…/ Verirdi ona her kış

Çiçekleri olsaydı

Ağaç, çok sevgi çocuğu… / Öperdi altın saçlarından

Dudakları olsaydı!”

 

 

 

 

 

bedrettin@elazighakimiyethaber.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
13Haz

Cengiz Aytmatov Anıldı!

11Haz

Sükût Belalara Karşı Kalkan

10Haz

Şehir ve Kimlik!

09Haz

Orta Doğuda Petrol Savaşı

08Haz

İyilik Nedir?