Nerede O Eski Ramazanlar? - Alparslan Kılınç

Nerede O Eski Ramazanlar?


İki yıldır ramazanı mahzun bir şekilde yaşadık. Çok şükür bu sene 11 ayın sultanı Ramazanı doya doya yaşamaya çalışıyoruz. Ancak büyüklerimize biraz kulak verirsek hep şunu söylüyorlar; “Nerede o eski Ramazanlar ?” Ne değişti ki her ramazan büyüklerimizden bu sözü duyuyoruz.

Aslında insanoğlu her geçen günü ve geçmişi arıyor. Anılarını, hatıralarını, çocukluğunu ve gençliğini arıyor. Belki de o yüzden ‘nerede o eski günler’ sözünü sık duyuyoruz.

Eskiden Ramazan hazırlıkları recep ve şaban aylarında başlardı. Öncelikle evler güzelce temizlenirdi. Ramazan gıdaları önceden hazırlanırdı. Bunlar hazırlanırken özellikle yardıma muhtaç yakın akrabalar ve komşular da düşünülürdü. İhtiyaç sahiplerinin ihtiyacı giderilmeye çalışılırdı. Günler öncesinde çift minareli camilerde, camilerin gerdanlığı mahyalar hazırlanırdı. Ramazanın ilk günlerinde “hoş geldin yâ şehri ramazan, on bir ayın sultanı” ve ramazanın son günlerinde “el-firâk” veya “elveda” gibi yazılar yazılırdı.

Ramazanda halkın ihtiyaç sahiplerine yaptığı yardımlarda artış görülürdü. Maddi durumu iyi olanlar hiç tanımadıkları bir mahallelerdeki bakkal, manav ve fırınlardaki “Zimem Defteri” yani veresiye defterini alıp rastgele bir sayfa açar ve o kişinin borcunun tamamını öderdi.

Evlere, iftara misafir davet edilirdi. İftarın ardından ev sahibi gelenlere davete icap ettikleri için iftardan sonra teşekkür mahiyetinde “diş kirası” denilen hediyeler verirdi. 
İftar vaktinde biri gelir kapıyı çalarsa, ‘sen kimsin?’ diye sorulmaz en güzel yemekler ikram edilerek iftar yapması sağlanırdı. İftardan sonra “Teravih Namazını” kılmak için camilere gidilirdi. Namaz sonrası ise meydanlarda toplanan halk Karagöz ve Hacivat izlerdi. 

Çocuklar da ramazan ayının feyz ve bereketinden faydalansınlar diye sahura kaldırılırdı. Onlara Tekne Orucu, sahura kaldırılan çocuk öğlen vaktinde yemeğini yer ve iftara kadar bir şey yemezdi. Bu şekilde küçük yaştan itibaren çocuklar oruç tutmaya alıştırılırdı. Ayrıca orucunu tam tutan çocuklara harçlık verilir ve iftarda en sevdiği yemekler yapılırdı.
İftarın habercisi ramazan toplarını ve sahur vaktinde ise maniler eşliğinde çalınan davul seslerini unutmak mümkün değil.
Ramazanla uyandı,                                 Mümin nura boyandı,                        Hazırlıklar başladı,                                

Camide kandil yandı.

Müminlere nimettir,                                İlk on günü rahmettir,                            Bu ayda oruç tutmak,                               Büyük ganimettir.                                            
Müminler huzur bulur,                            Günahları affolur,                                Bayram günü gelince,                       Cehennemden kurtulur.

Ramazan ayında edindiğimiz güzel hasletleri diğer aylarda da devam ettirmemiz dileğiyle, hayırlı ramazanlar ve hayırlı iftarlar dilerim.

alparslankilic@info.hakimiyet.com.tr

YAZIYI PAYLAŞ!

Yorumlar / 2

  • Yadem | 11 Nisan 2022 22:31

    Ramazan'ın feyzi, bereketi tüm Müslümanların üzerine olsun. Kalemine sağlık üstad.

  • Hüseyin ÇAHAN | 11 Nisan 2022 21:55

    Gerçekten nerede o eski Ramazanlar. Kaleminize sağlık. Güzel bir konuya değinmişsiniz.

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Haz

Zaman Gelip Geçiyor

13Haz
06Haz

Hayatımız Sınav Olmuş

30May

İstanbul’un Fethi

24May

Nato-Türkiye İlişkileri