Bal Tutan Parmağını Yalayamaz... - Adnan Üstün

Bal Tutan Parmağını Yalayamaz...


Toplumda hemen herkesçe bilinen ve istismar edilen bir deyim vardır: "Bal tutan parmağını yalar" diye...

O sebeple bir makama gelen veya kamu ile iş tutan, kendisine bir görev verilen kimse, hemen yakınlarını kollamaya, oradan istifade etmeye, çalıştığı veya iş tuttuğu kurumun sözüm ona "bedava" birçok nimetinden "faydalanmaya" ve başkalarını da faydalandırmaya başlar... Hatta bazıları bunu, doğuştan gelen bir hak gibi görür ve bırakmak da istemez... Öyle ya, bal tatlıdır...

Oysa durum hiç de zannedildiği gibi değildir. Helalin hesabı, haramın azabı vardır...

Allah'u Teala Kur'anı Kerim'de şöyle buyırur:
"Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin..." (Bakara Suresi 188. Ayet)

Bu ayet ve devamı, özellikle kamu-devlet işlerinde haksız kazanç ve menfaat elde etmek için haram ve batıl yollara girişilmesini, tevessül edilmesini yasaklamaktadır.

* Tutulan oruçlar ile günün belirli saatlerinde,  Allah'ın emrine uyarak helal lokmayı dahi ağzına götürmeyen bir müslümanın, boğazından haram lokma geçirmesi ve kul hakkı yemesi düşünülemez...

* Kul hakkının birçoğu bireysel işlerden öte, devlet yani kamu hukukuyla ilgili olduğu ve kamu işlerinden kaynaklandığı için bu hakkın üzerinde durulması ve şu hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir:

* Devlet-Kamu işlerinde, bal tutan parmağını yalamaz - yalayamaz...

* Kamu görevlileri veya devletle iş görenler, devletin imkanlarını şahsi - özel işlerinde kullanamayacağı gibi, devlete-kamuya yapılan işlerde israfta bulunamaz, kaliteden ödün veremezler.

* Kamu görevlisinin kendilerine bağlanan maaştan başka, kendisi veya yakınları için, isterse bir iğne veya ufak bir kağıt olsun, az veya çok bir menfaat elde etmesi hainliktir, haksız bir kazanç ve hırsızlıktır.

* Peygamber Efendimiz bu konuda : "Kimi bir işte görevlendirip (yaptığı işin karşılığı olarak) bir ücret verdiysek, onun bu ücret dışında alacağı her şey (kamuya) hainliktir.” buyurmaktadır (Ebû Dâvûd, İmâre, 9-10).

Yine bir hadislerinde de:  “Sizden kimi bir işte görevlendirirsek ve o da bizden iğne (miktarı) ya da daha büyük bir şeyi gizlerse bu bir ihanet olur ve kıyamet günü onu (kendi elleriyle) getirir.” (Müslim, İmâre, 30) buyurarak bizleri uyarmaktadır.
..
* Kamunun - milletin malını ganimet bilmeyin, devletin malı deniz demeyin. İster memur olun ister vatandaş olun, milletin malından birşey aşırmayı kâr zannetmeyin. Mahşer günü ateş olur canınıza yapışır.

* Kamunun sırtından ağalık yapmaya kalkmayın. Hangi konumda olursa olsun memuriyeti emanet bilin.

* Konumunuzu ve makamınızı şahsi ihtiyaç ve ihtiraslarınız için kullanmayın. Emanetçi olduğunuzu ve hayatın imtihan olduğunu unutmayın.

* Ne elde edersem kârdır, kimler neler kazandı demeyin.

* Hazreti Ebubekir gibi boğazınızdan geçecek bir yudum suyun ve sütün hesabını yapın ve onun gibi deyin ki;

Ben Peygamberimizden şunu işittim: "Bir vücud haram ile büyümüşse, gelişmişse ona layık olan ateştir."

* Sahabeden Muâz bin Cebel anlatıyor: “Resûlullah (sav) beni Yemen"e gönderdi. Yola çıktığımda peşimden birini gönderip beni geri çağırttı ve şöyle buyurdu:

"Sana niçin haberci gönderdiğimi biliyor musun? Benim iznim olmadan bir şeyi alma! Zira bu ihanettir. Kim de (kamu malına) ihanet ederse kıyamet günü ihanet ettiği şey ile birlikte gelir. Seni işte bunun için geri çağırdım. Şimdi görevine gidebilirsin." (Tirmizî, Ahkâm, 8).

* Yani bu işin ahireti var, hesap var, mahşer var, mizan var...  Kimsenin yaptığı yanına kar kalmaz. Aman dikkat edelim, üzerimizde kul ve kamu hakkı olmadan Allahın huzura varmaya gayret edelim.

* Değilse; bugün övündüğümüz şeyler, yarın dizlerimizi dövdüğümüz şeyler olacaktır.

Değilse; bugün havasını attığımız şeyler, yarın bizi cehenneme batıran şeyler olacaktır. 

* Rabbimiz helaliyle yetinmeyi ve üzerimizde kul - kamu hakkı olmadan huzuruna varmayı nasib etsin. Bilerek veya bilmeyerek boğazımızdan haram lokma geçmesine fırsat vermesin.

* İdarecilerimizi, bizleri ve devlet ile (devlete- kamuya) iş görenleri helal ve haram konusunda hassas eylesin.

* Hayat,  ancak ahiret hayatıdır...

* Bu dünyada nice kazananlar, kazandığını zannedenler, o gün kaybettiklerini anlayacaktır.

* Allah bizleri, dünyada helalinden kazanıp, ahirette cenneti kazananlardan eylesin...

adnanustun23@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!