TOKİ, Top Çeviriyor

TOKİ, ilimizde depremzedeler için yapılan konutların proje ve diğer illere göre daha pahalı olması yönünde eleştirilere cevap vermek yerine Ankara'da özellikle iş çevrelerinde dile getirilen ihalelerin usulüne göre verildiğine dair iddialara cevap vermesi ilginç karşılandı.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı, Elazığ depreminin ardından bölgede inşa edilen yeni konutların ihalelerinde belli bir kesime, kişiye ve sınıfa öncelik tanındığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını ifade ederek, ihalelerin şeffaf ve mevzuata uygun gerçekleştirildiğini açıkladı.
TOKİ tarafından yapılan açıklamada, “Bahsi geçen haberlerde Elazığ depreminin ardından bölgede inşa ettiğimiz yeni konutların ihalelerinin belli bir kesime, kişiye ve sınıfa öncelik tanınarak bir firmaya ve/veya kişilere verildiği yönünde gerçeklikle ilgisi bulunmayan, varsayımlar üzerinden iddialar yer almaktadır. Öncelikle vurgulamak isteriz TOKİ, tüm ihalelerini yürürlükte olan yasalar ve ikincil mevzuatlar çerçevesinde gerçekleştirmektedir. Ayrıca ihalelerde 4734 sayılı Kanun'un ‘Temel İlkeler’ başlıklı 5. maddesinde belirtilen ‘saydamlık, rekabet, eşit muamele, güvenirlik, gizlilik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması’ ilkeleri özellikle gözetilmektedir.”

“PAZARLIK UUSLU YAPTIK”
 Sivrice merkezli deprem sonrasında Elazığ-Malatya illeri ve bazı ilçelerinde vatandaşlarımızın acilen kalıcı ve güvenli yapılara geçmesini sağlamak ve depremden zarar gören afetzedelerin mağduriyetinin giderilmesi için ihalelerin en kısa sürede ivedilikle yapılması zorunluluğu doğduğunu ifade edildiği açıklamada şu görüşlere yer verildi.

 “Bu bağlamda 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun ‘Pazarlık Usulü’ başlıklı pazarlık usulü ile ihale yapılabilecek durumların belirtildiği 21'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ‘Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veyahut idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması’ hükmü doğrultusunda söz konusu ihaleler pazarlık usulü ile gerçekleştirilmiştir”

“3 DEĞİL 8 FİRMA DAVET ETTİK”
 “4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nda pazarlık usulü ile ihalesi yapılacak işlerde 3 firmadan teklif alınması öngörülmüşken, rekabeti en üst seviyeye çıkarmak adına bölgedeki ihalelere iştigal alanlarında uzmanlaşmış, bölge şartlarında iş yapma kabiliyetine sahip yerel firmalar, TOKİ’de büyük ölçekte iş tamamlamış, projelerin belirlenen niteliklilerde ve zamanında tamamlayabilecek potansiyeline ve deneyim sahibi ülkemiz genelinde inşaat ve taahhüt işleri yapan yükleniciler arasından tercih edilen iş bazında 8’in üzerinde firma davet edilmiş olup, Kamu İhale Kanunu'nun 36., 37. ve 38. maddeleri çerçevesinde yapılan incelemeler neticesinde geçerli teklifler tespit edilmiş, aşırı düşük sorgulaması neticesinde en düşük fiyat teklif eden istekliye iş ihale edilmiş, rekabet koşulları en üst düzeyde sağlanmıştır denen açıklamada şu cümlelere yer verildi:
 24 Ocak 2020 tarihinde yaşanan deprem afetinden hemen sonra başlayan imar ve iskâna yönelik çalışmalar sonucunda bugün itibarıyla 20 bin üzerinde konut üretimi için 50’den fazla ihale yapılmıştır. Bölgede yapılacak konutlar için yapılan ihalelerin her birine yukarıda belirtilen kriterler dâhilinde ortalama 8’in üzerinde firma iştirak etmiş, tüm ihalelere en az bir yöresel firma katılmıştır. İhalelere 400’ün üzerinde firma teklif vermiş olup, bu firmalar içerisinde bölge merkezli firmalar ve bölgede daha önce iş yapan firmalar ağırlıktadır.”

“SİYASİ GÖRÜŞE BAKILMAZ”
 İdaremiz 4734 sayılı Kanun'un ‘Temel İlkeler’ başlıklı 5. maddesinde belirtilen ilkeleri kapsamında ihale süreçleri tamamlanmış olup, ihalelere katılan firmaların ortaklarının siyasi görüş, cinsiyet ve nüfus kayıtları gibi kişiye özel bilgilerin araştırılması kamu ihale mevzuatı açısından mümkün olmadığı ifade edilen açıklamada şu görüşlere yer verildi:
 “Varsayımlar üzerinden hareketle belli bir kesime, kişiye ve sınıfa öncelik tanınarak ihalelerin bir firmaya ve/veya kişilere verildiğine yönelik yapılan açıklamalar ile kamuoyu yanlış bilgilendirilmekte ve İdaremizin bölgede sadece Elazığ ilinde Nisan 2021 itibarıyla 9 bin 400 konutun tamamlanmış olması neticesinde kısa sürede gerçekleştirmiş olduğu başarı gölgelenmek istenmektedir. Bölgede yapılan imar ve iskan faaliyetleri tüm hızıyla devam etmekte olup, işlerin sekteye uğramadan ve birçoğunun da sözleşmesinde belirlenen süreden önce tamamlanması İdaremizce yapılan işlerin başarısını göstermektedir. Pazarlık usulü ile ihalenin Kamu İhale Kanunu'nda tanımlanmış olması ve gerekli koşulların oluşması durumunda idarelerce kullanılması yasal olarak izin verilen bir usuldür. Bu bağlamda gerçekleştirilen söz konusu ihaleler ilgili kanun ve mevzuat çerçevesinde her türlü şeffaflık ve rekabet ortamında gerçekleştirilmiş olması, ihalenin her aşamasının EKAP (Elektronik Kamu Alımları Platformu) üzerinden yürütülmesi ve ihale sonucunun EKAP ile ihale dergilerinde yayımlanmıştır. Söz konusu ihaleler ile ilgili durum bu şekildeyken, yapılan bu açıklamalar gerçeklikle uzaktan yakından bağdaşmayan bilgilere dayalı olduğu ve idaremizi karalamaya yönelik olduğu aşikârdır. Kamuoyunun bu tür yanlış bilgilere dayalı, maksatlı açıklamalara itibar etmemeleri önemle duyurulur” 

ANKARA’DA NE KONUŞULUYOR?
TOKİ’nin bu açıklamayı yapmasının en önemli sebebi, ihale alamayan bazı firmaların, ihalelerin özellikle cumhur ittifakına yakın firmalar ile sahiplerinin bir siyasi parti’ye  yakınlığı ile bilinen firmalara verilmesi.
Ankara bürokrasisinde ve siyasi mahfillerde sıklıkla ifade edilen iddialara göre, ihaleler ya bir bakan ya da üst düzey bürokratın yakını olan firmalar ile siyasi görüşü itibarı ile iktidara yakın olan firmalara veriliyor. 

ÜST MAKAMLARA TAŞINDI
Ankara’da sıkılıkla konuşulan bu iddialar Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kadar ulaşınca ve bu konuda açıklama zorunluluğu hisseden TOKİ; iddiaları yalanlayan bir açıklama yapmak zorunda kadı.

ELAZIĞ’IN GÜNDEMİ FARKLI
Ankara’nın gündemi ihalelerin kimlere verildiği olmakla birlikte Elazığ halkının gündemi ise daha farklı ve çok daha önemli.
Hak sahipleri için yapılan konutların özellikleri ve kendilerine maliyetleri konusunda ciddi endişeler taşıyan Elazığlıların en önemli problemi ise konutların hangi firma tarafından yapıldığı değil birim maliyetinin ne kadar olduğu...

ADIYAMAN’DA 206, ELAZIĞ’DA 280 BİN
TOKİ; yaptığı ihalelerin şeffaf ve mevzuatlara uygun yapıldığını açıklayadursun, ilimizde yapılan deprem konutları ile aynı tip projeye sahip konutların farklı illerde ne kadar fiyata ihale edildiğine dair ilginç örnekler var.

TOKİ’nin Adıyaman İli Merkez ilçe Petrol mahallesinde ihaleye çıktığı 372 adet konutun yaklaşık maliyeti 96.972.000. TL.  İhale 76.640.000 TL’ye veriliyor. Bu ihale kapsamında bir konutun maliyet bedeli 206 bin TL.

TOKİ; aynı tip bu proje ile Elazığ Yemişlik bölgesinde 375 adet konut için de ihaleye çıkıyor. İhalenin yaklaşım maliyeti 140 Milyon. İhale 105 milyonla bir firmada kalıyor. Bu ihalede ise her konutun maliyeti 280 bin TL.

Bu karşılaştırmada da görüleceği gibi asıl gündem olması gereken konu ihalelerin kimin aldığı değil ne kadar fiyatla vatandaşa mal olduğu. 
Aynı konut, Adıyamanlılara 206 bin TL’ye mal olurken Elazığlı hemşerilerimize 280 bin TL’ye mal oluyor.

YAKLAŞIK MALİYETLER ŞİŞRİLİYOR
Ankara, ihalelinin belirli firmalara verilmesini konuşurken, Elazığ’da konunun uzmanları ise TOKİ’nin deprem bölgelerinde çıktığı ihalelerin yaklaşık maliyetlerini bilerek yüksek tuttuğunu iddia ediyorlar.

Bu görüşlerine de yukarıda verdiğimiz ihaleyi örnek gösteriyorlar. Aynı tip ve aynı sayıda konut için Adıyaman ili için belirlenen 96. Milyon yaklaşık maliyet, söz konusu Elazığ olunca bir anda 140 milyona çıkıyor.

FİRMA DAYATILIYOR
TOKİ’nin ilimizde yapılan ihalelerdeki yaklaşık maliyetin yüksek tutmasındaki en önemli sebebin, ihaleyi alan asıl firmaya alt yükleniciler ve taşeronlar dayatılması olduğunu ifade ediyorlar.

İhaleyi alan asıl firmaya yetkilisine TOKİ’deki bazı bürokratların “şu işi şu firmaya vereceksin” türünde telkinlerde bulunduğunu, bunu yapmayan firmalara ise ödemelerde ve evraklarda sıkıntı çıkartıp firmayı zora soktuklarını ifade eden uzmanlar, bunun sonucunu bilen ihaleyi alan firmaların da kendilerine önerilen alt firmalara fiyatları yüksek olasına rağmen  işi vermek zorunda kaldıklarını belirtiyorlar.

OLAN VATANDAŞA OLUYOR
TOKİ’nin deprem bölgelerinde yaptığı ihalelerdeki konut birim fiyatlarındaki yüksekliğinin vatandaşa yansıdığını, ihaleyi alan firmalar alt yüklenicilerin haklarını fazlasıyla aldıklarını belirten uzmanlar, aslında TOKİ’nin gündeme gelmesi gereken ve önlem alınması zorunlu olan yanlış uygulamasının bu sarmal olduğunu ifade ediyorlar.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN