Sorun Rafta Değil Üretimde

Fahiş fiyatlar konusunda zincir marketlerinin günah keçisi yapılarak tarım Kredi Kooperatiflerinin kurulmasının çözüm olmayacağını ifade eden üreticiler, artışların asıl sebebinin girdi maliyeti olduğunu belirttiler.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Sorun Rafta Değil Üretimde
Fahiş fiyatlar konusunda zincir marketlerinin günah keçisi yapılarak tarım Kredi Kooperatiflerinin kurulmasının çözüm olmayacağını ifade eden üreticiler, artışların asıl sebebinin girdi maliyeti olduğunu belirttiler.
Elazığ Hakimiyet Haber - Elazığ Hakimiyet

Ülkemizde son aylarda artan fahiş fiyatlar vatandaşın yanında muhalefetin ve iktidarın da tek gündemi olmaya devam ediyor.

Özellikle gıda ürünlerinde yaşanan ve raflara yansıyan fahiş fiyatların önüne geçmek amacıyla tarladan tüketiciye ulaşan zincirdeki aracıları devreden çıkartmak ve bu konuda denetimleri artırmak yanında 81 ilde 1000 Tarım Kredi Kooperatifi şubesi açarak sorunu çözmeye çalışan yetkililere, üreticilerden farklı bir çağrı geldi.

ASIL SORUN GİRDİ MALİYETLERİ
 Ülkemizdeki aşırı fiyat artışlarının sebebini araştıran Türkiye Tohum Yetiştiriciler Alt Birliği, sorunları masaya yatırdı ve önemli tespitte bulundu. Sahadaki durum anlatılırken, yüksek maliyetlerin tarımsal üretimi engellediğinin altı çizildi.

ÇALIŞTAY DÜZENLENDİ
Türkiye Tohum Yetiştiriciler Alt Birliği (TYAB) tarafından, tohum yetiştiricilerinin sorunlarıyla ilgili olarak Ankara Kızılcahamam’da toplantı düzenlendi. El yakan gıda fiyatlarının sebeplerinin tartışıldığı ve sorunlara çözüm arandığı toplantıda konuşan ve sahadaki durumu anlatan Ziraat Odası Başkanları, tohum, gübre, zirai ilaç ve mazot başta olmak üzere girdi maliyetlerinin yüksek olmasının, tarımsal üretimlerin önündeki en büyük engel olduğuna dikkat çektiler.

GÜBREYE YÜZDE 150 ZAM
Tarımsal üretimde en önemli girdiler arasında yer alan gübre fiyatları son 1 yılda yüzde 150’nin  üzerinde zamlandı.

Geçen yıl Haziran ayında ton fiyatı 1,800 TL olan üre gübresi bu yıl 4,900 TL'yi aştı. Böylece üre gübre fiyatındaki yıllık artış yüzde 148 olarak gerçekleşti.
Amonyum sülfat fiyatları da geçen yıl 960 TL iken bu yıl 2,400 TL seviyelerini geçerek yüzde 155 oranında arttı.

Gübre çeşidi ise son 1 yılda yüzde 152 artarak 1,680 TL seviyesinden 4,600 TL'ye çıktı. DAP gübresinin geçen yıl ton başına 2,250 TL olan fiyatı yüzde 149 artarak 5,600 TL düzeyine çıktı.

VADELİ SATIŞLARDA DAHA YÜKSEK
Üreticiler,  söz konusu fiyatların peşin ve yüklü alımlar için geçerli olduğunu kaydederken, vadeli ve perakende alımlarda fiyat artışlarının çok daha yüksek olduğunun da altını çiziyor.

GÜNLÜK ZAM GELİYOR
Türkiye'nin farklı bölgelerinde üreticiler gübreye günlük olarak zam geldiğini belirtiyor. Çiftçiler, girdi maliyetlerindeki sert yükselişlerin üretimi zorlaştırdığından ve karlılığın azaldığından şikâyet ederken, bazı ürünlerden de zarar ettiklerini dile getiriyor.

KAMU ÜRETMELİ
Özel sektör eliyle imal edilen ve yapılan zamlarla mağdur olan üreticiler,  Devletin,  kooperatifler aracılığıyla ya da direkt kendi gübre üreterek  uygun fiyattan çiftçiye vermesini talep ediyorlar.

VERİM DÜŞTÜ
Gübre fiyatlarının artması sonucu az kullandıklarını belirten üreticiler bu sebeple verimliliğin düştüğünü hatta yüksek borç nedeniyle üretim yapmaktan vazgeçtiklerini ifade ettiler.

Gübre fiyatlarının makul seviyeye inmemesinin birçok çiftçinin üretim yapmaması sonucunu getireceğini ifade eden uzmanlar, bu durumun devamı halinde  ülkede ciddi anlamda gıda ürünü eksikliği oluşacağı için çok acil müdahale edilmesinin şart olduğunu ifade ediyorlar.

YENİ BİR KAMBUR MU?
Piyasadaki fahiş fiyat artışlarının faturasını 5 zincir markete çıkartan yetkililerin, bunun önüne geçmek ve vatandaşa daha uygun ürün satmak amacıyla kurmaya başladığı Tarım Kredi Kooperatiflerinin 81 ilde 1000 yeni şube açması projesinin devlete yeni bir yük  olacağını ifade eden uzmanlar, asıl sorunun market raflarındaki kuruşluk farklar değil, ürünün geçmiş yıla oranla yüzde 500’e varan fiyat artışları olduğunu ve bunun sebebinin marketlerden değil, üretim girdileri ile tarladan tüketiciye olan zincirdeki aracıların ve fırsatçıların varlığının olduğunu ifade ediyorlar.

MARKETTE DEĞİL SAHADA VARLIĞINI GÖSTERMELİ
Kamunun, marketçilik yapmak ve yeni bir KİT doğurarak ciddi görev zararları ile yeni bir yük oluşturmak yerine, üretim girdilerinin yükünü azaltacak önlemlerle tarladan tüketiciye olan zincirdeki aracıları ortadan kaldırarak  bu alanda aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirten uzmanlar, Tarım Kredi Kooperatifleri’nin çözüm olmayacağı gibi ekonomiye yeni bir yük olacağını ve bunun faturasını da yine halkın ödeyeceğini ifade ediyorlar.

ZİNCİR MARKETLERİN İMKÂNLARI KULLANILABİLİR
Piyasayı regüle etmek ve fiyatları belirli bir seviyede tutmak amacıyla mevcut zincir marketlerinin sayı ve vatandaşın kolay ulaşabilir olma imkânlarından faydalanılabileceğini ifade eden uzmanlar, geçtiğimiz yıllarda halkın ucuz et ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılan ve başarılı olunan uygulamanın, tüm ürünlerde de yapılabileceğini ve bunun kamuya daha az bir külfet getirmekle birlikte halkın kendisine uzak olan kooperatifler yerine kendi sokağındaki zincir marketten ürünü kolaylıkla alabileceğini belirtiyorlar.

SAHADA HÂKİM, DENETLEMEDE ETKİN
Vatandaşın en çok şikayet etiği fahiş fiyatlar konusunda üretici ve aracıların hakim olduğu alanda varlığını göstermesi ve fiyatların katlanmasına sebep olan bu süreçte aktif rol alması beklenen kamunun, bununla birlikte etkin bir denetimle fiyat artışlarını durdurabileceğini ifade eden uzmanlar, bu çalışma ile hem çiftçinin emeğinin karşılığını alacağını hem de tüketicilerin daha ucuza ürün alabileceklerini belirtiyorlar.

ELAZIĞ’DA YERİNİ BİLEN VAR MI?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1000 yeni şubesinin açılması talimatını verdiği Tarım Kredi Kooperatiflerinin ilimizde de şubesi bulunduğunu ancak vatandaşların değil alışveriş yapmak, yerini dahi bilmediklerini ifade eden uzmanlar, bu kurumların kamu zihniyeti   ile işletilmeleri sonucu müşteri çekemeyeceği ve kısa süre sonra ciddi görev zararları oluşacağını belirtiyorlar.
 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN