Prof. Dr. Atmaca: Belirsizlik İnsanları Tedirgin Ediyor
Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Murad Atmaca,yaşanan depremler sonrası bir çok insanda korku ve tedirginlik nedeniyle sorun yaşandığını, Özellikle bazı kişilerin deprem gibi doğal afetlerden daha fazla etkilendiğini, bu durumda olan insanların mutlaka tedavi arayışına girmesi gerektiğini ve son olarak ise belirsizlik yaratacak söylemlerden uzak durulması gerektiğini ifade etti.
Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Murad Atmaca, son yıllar da yaşanan depremler sonrası insanlar da yaşanan korku ve tedirginlik ile ilgili Hakimiyet Gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.
DOĞAL AFETLER SAĞLIKLI İNSANLARDA DA KORKUYA NEDEN OLABİLİYOR
Prof.Dr.Atmaca yaptığı açıklamada,“Doğal afetler sağlıklı insanlarda da korkuya neden olabiliyor. Afet sonrası travma yaratan faktörler 3’e ayrılıyor. Bunlardan birinci grup insan eliyle oluşturulan grup,2’ncisi insan eliyle istemsiz oluşturulan travmalar var,3’ncüsü ise doğal afetler yani insan eliyle olmayandır.”diye ifade etti.
PROF.DR.ATMACA:“DEPREME AYRI BİR HASSASİYET GÖSTERİLMELİ”
Depremin insanlar da stres bozukluğuna neden olan en önemli faktörlerden biri olduğunu ifade eden Prof.Dr.Atmaca,“Ama şunu öncelikle söylemek lazım,bunların içerisinde deprem diğerlerine göre travma sonrası stres bozukluğu dediğimiz bu tür ruhsal bozukluklara neden olanlardan birtanesidir. O nedenle depreme ayrı bir hassasiyet gösterilmesi gerekiyor. Özellikle bazı kişiler, deprem gibi doğal afetlerden daha fazla etkileniyor. Mesela çocuklar daha fazla etkileniyor. Daha önce ruhsal bozukluğu olan insanlar daha fazla etkileniyor. Özellikle travmanın büyüklüğü yani depremin büyüklüğü.7 şiddetinde ki bir deprem ile 4 şiddetinde bir deprem aynı şekilde olmuyor.”dedi.
DEPREM SONRASI BİR AYA KADAR KORKU VE KAYGI GİBİ FAKTÖRLER NORMAL
Deprem sonra insanlarda uzun süre korku ve kaygı varsa patoloji düşünmek gerektiğini belirten Prof.Dr.Atmaca,“Risk faktörleri fazla olan kişiler özellikle daha fazla etkileniyorlar. Mesela deprem beni öldüreceğine ben öleyim diyen bazı kişilerin saydığımız bu risk faktörlerine daha fazla sahip olan kişiler. Deprem sonrası normalde bir aya kadar korku ve kaygı gibi faktörleri normal kabul ediyoruz ama bir ayı yada bir buçuk ayı geçiyorsa burada bir patoloji düşünmek gerekiyor.”dedi.
KORKU VE TEDİRGİNLİK SÜRÜYORSA, TEDAVİ ARAYIŞI OLMALI
Bu tür sorunlar yaşayan kişilerin mutlaka tedavi arayışına girmesi gerektiğini ifade eden Prof.Dr.Atmaca,“Sıklıkla bu tarz olaylar beraberinde üzerine bir de binmiş depresyona neden oluyor. Öyle olunca da mutlaka bir tedavi arayışına girmek gerekiyor. Yani tedavi arayışı dediğimiz şey, dediğimiz süre aşılmış ve bahsettiğim belirtilerek başlamışsa artık patolojinin başladığını düşünüyoruz ve tedavi zorunlu oluyor. İlaç ve psikoterapi olarak ikiye ayırabiliriz.Belki öncelikle düşünülecek şeyler destekleyici yaklaşımlar ve beraberinde bilinçsel yaklaşımlı terapiler dediğimiz ve EMDR dediğimiz tedaviler oldukça etkili.”diye ifade etti.
ELAZIĞ’DA DA DEPREM NEDENİYLE SORUN YAŞAYAN İNSANLAR BAŞVURUYOR
Prof.Dr.Atmaca,“Elazığ’da da deprem sonrası yaşanan sıkıntılar ile ilgili olarak bize başvuranlar oluyor. Dünyanın her tarafında bu tür durumlar oluyor. Mesela Elazığ depremi sonra bir tez çalışması yaptık. Yani Elazığ’da deprem insanların ruh sağlığını nasıl etkiledi diye,dünya oranlarına yakın oranlar bulduk. Travma sonrası stres bozukluğu dediğimiz açısından.O da aslında beklenen bir şeydi.”dedi.
BELİRSİZLİK SÖYLEMLERİ İNSANLARIN SIKINTI KAYNAĞI
Prof.Dr.Atmaca son olarak ise,“Belirsizlik insanlar için çok büyük bir sıkıntı kaynağıdır. Bu nedenle belirsizlik ortaya çıkaracak yaklaşımlardan kesinlikle kaçınmak gerekiyor. Çaresizlik hissi derinleşmeye başlıyor. Bir de uyarı yani karamsarlığa itmeden bilgilendirmek önemli. Bazen uygunsuz bilgilendirmeler de olabiliyor. Yanlış bilgilendirmeler insanları rahatsız edebiliyor. Bu tür yaklaşımlardan uzak durmak lazım.”diye ifade etti.