Milletvekili Erol'dan hem övgü hem eleştiri

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol TBMM'de yaptığı konuşmada Ak Parti'yi hem övdü hem de eleştirdi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, TBMM’de yaptığı konuşmada Ak Parti hükümetlerinin başta şehir hastaneleri olmak üzere bazı hizmetlerini takdir ettiklerini ifade ederken özelleştirme ve özel sektöre geçiş teminatı karşılığı yaptırılmasını eleştirdi.

SİYASETİN NEZAKETİ

Milletvekili Erol: “Aslında siyasette nezaketin her zaman olması gereken… Özellikle devleti yönetenlerin, siyasi parti genel başkanlarının çok daha mütevazı, hoşgörülü olması gerektiği düşüncesindeyim. Hatta buna güzel bir örnek vererek konuşmama başlamak isterim: Bir gün Adalet Partisinin milletvekillerinden birisi İsmet İnönü'yle ilgili çok ağır ifadeler kullanınca Süleyman Demirel Adalet Partisinin milletvekilini çağırır, der ki: "Senin eleştirdiğin ve haddini aşarak konuştuğun kişi İsmet Paşa, arkasında 2 tane savaş zaferi var. Senin arkanda ensen ve yalnızca ceketin var." Yani bunu siyasetin nezaketini, siyasetin hoşgörüsünü ve geçmişte yapılan işlerle ilgili saygının bir ifadesi olarak değerlendirmek isterim."

CHP'NİN DİKİLİ AĞACI YOK ELEŞTİRİSİNE CEVAP
Milletvekili Erol: "İkincisi, "CHP'nin dikili ağacı yok." Doğru, CHP'nin dikili ağacını bırakmadınız, vardı. Neler vardı? Yani CHP'nin dikili ağacı olarak neler vardı? Birincisi, 1950 yılına kadar yani tek partili hükûmet döneminde, o dönem, Cumhuriyet Halk Partisi İstiklal Savaşı'nı veren bir parti olduktan sonra cumhuriyeti bir tarafta kurarken devletin kurumlarını bir tarafta oluştururken ve ülkenin ekonomik yapısını, siyasi yapısını, eğitimini, dış politikasını kurumlarıyla yerleştirirken Osmanlı'dan kalan borçlarını da öderken bakın neler yapmış.
Mesela, Merkez Bankasını kim kurdu? Merkez Bankasını Cumhuriyet Halk Partisi kurdu. İş Bankası, Etibank, Denizbank, Sümerbank yani -sürem kısıtlı olduğu için ben yalnızca bir kısmını söylüyorum size- bugün ülkenin ekonomisine destek veren ve ayakta tutan en önemli bankalar Cumhuriyet Halk Partisinin döneminde kuruldu ve bugün hâlâ o gelenekler bu ülkenin ekonomisini ve bürokrasisini yaşatan geleneklerdir. Şimdi, örnek olarak sanayi yatırımları… Ya, bakın, bu ülkede Kayseri Uçak Fabrikası kuruldu, Eskişehir Uçak Bakım Fabrikası kuruldu. TEKEL fabrikaları, şeker fabrikaları, çimento fabrikaları, gübre fabrikaları, Petrol Ofisi, maden ocaklarının hepsi yabancı işletmelerin elindeydi, Cumhuriyet Halk Partisinin döneminde hepsi kamulaştırıldı ve devletleştirildi. SEKA… Bakın, bunların hepsi Cumhuriyet Halk Partisi döneminde kurulan ve sanayi yatırımlarını ayakta tutan yatırımlar, bunların hepsi Cumhuriyet Halk Partisi döneminde yapıldı.
Ulaşımda… Ya, tabii ki doğal olarak her parti döneminde yapılan işler var. Allah rahmet eylesin Süleyman Demirel dedi ki: "Yaptığımız yolları böldünüz, adı duble yol oldu." Bir yol vardı, doğru, çağın koşullarına göre, teknolojinin gelişimlerine göre standartlar, koşullar sürekli değişecek, doğaldır bu. Peki, duble yolların fikir babası kim? Sabri Erbakan; Ulaştırma Bakanlığı müsteşarıydı. Sabri Erbakan kim? Necmettin Erbakan'ın yeğeni, daha ötesine gideyim, 2015 yılında bizim Fatih Belediye Başkanı adayımız. Yani duble yolların fikir babası Sabri Erbakan; duble yoların fikir babası ve bizim Fatih Belediye Başkan adayımız. Yine, CHP düşüncesi ve CHP mantığı.
Yine, geleyim, kara yolları, demir yolları, Türk Hava Yollarının kuruluşu, limanlar… Haydarpaşa ve İzmir Liman'ı devletleştirildi, kamulaştırıldı. Havaalanları… Sizin döneminizde havaalanlarını yapılmadı ki iyileştirildi, bunlar zaten vardı. Yani her dönemin koşullarına göre kamu yatırımlarının geliştirilmesi gayet doğaldır."
 
"BİNLERCE FABRİKA SATILDI"
Milletvekili Erol: "Size bir örnek vereceğim. Binlerce fabrika satıldı, kamu mülkleri peşkeş çekildi. Bakın, MHP'li milletvekillerine sesleniyorum. Ben de milliyetçi, CHP'nin milliyetçi kültüründen gelen bir milletvekiliyim. Size bir örnek vereceğim. TEKEL fabrikası 2004 yılında özel sektöre 292 milyon dolara satıldı. Daha sonra bu TEKEL'i alan ortak girişim, 2006 yılında bunu Amerikalı bir şirkete 810 milyon dolara sattı, daha sonra Amerika Birleşik Devleti şirketi İngilizlere bunu 2011 yılında 2 milyar 100 milyona sattı yani 10 katına ve içi boşaltılmış şekilde, mülklerinin bir kısmı da şirketten şirkete devredilirken verilmedi. Şimdi soruyorum size: Bu mu milliyetçilik? Yani kamunun, devletin malını peşkeş çekmek mi milliyetçilik? Bu hepimizin malı mülkü değil mi? Bu, devletin, fakir fukaranın malı değil mi? 292 milyon dolara satılan bir mülk yedi yıl içinde 2 milyar 100 milyon dolara nasıl satılır? Alın size yalnızca bir örnek. 

HEM ÖVGÜ HEM ELEŞTİRİ

Milletvekili Erol: "Şimdi, hastaneler… Bakın, Elâzığ'da da şehir hastanesi var. Gerçekten güzel projeler, gerçekten güzel projeler, beş yıldızlı otel ayarında, girdiğiniz zaman gerçekten güzel projeler. 
Peki, soruyoruz size? Özel hastanelerin biz yapılmasına karşı değiliz, işletme mantığına karşıyız. Elâzığ'daki tüm hastanelerin aylık masrafı, devlete maliyeti 3 milyonken, şu anda şehir hastanesinin devlete aylık maliyeti 34 milyon; yazık, günah değil mi? Yatak kapasitesi aynı, doktor kapasitesi aynı ama bir tarafta mükemmel bir bina ama diğer taraftaki binalar da kötü değildi ki. Bu, neyi gerektiriyor? Kamu bütçesini, kamu kaynaklarını doğru kullanmıyorsunuz. Çünkü Cumhurbaşkanı partili sistem kamu kaynaklarının doğru kullanılmasına engel."
 

Elazığ Hakimiyet Haber

HABERİ PAYLAŞ:

Yorumlar / 1

  • Murteza | 26 Şubat 2021 00:50

    Münafık ve riyakarin iki yüzü vardır.Dili ayrı,kalbi ayrı konuşur,içinde zerre kadar Allah rızası yoktur, herşeyi nefsi ve kendi yararı için düşünür ve yapar.Allah cümlemizi bu tiplerden esirgesin,uzak tutsun.

BUNLARA DA BAKIN