İmralı'da neler oldu ?

PKK lideri Abdullah Öcalan'ın terör örgütüne yönelik 'Silah bırakın' çağrısı geniş yankı uyandırırken, sürece dair yeni detaylar da gün yüzüne çıktı. DEM Parti heyetinin havayoluyla İmralı'ya yaptığı ziyaret sırasında, bildirinin Öcalan tarafından iki kez kameralar önünde okunduğu öğrenildi. Bu esnada, çekim için üç kamera kullanıldığı belirtildi. Bu yöntemle, 'Sözler Öcalan'a ait değil' gibi iddialara karşı bir güvenlik önlemi alındığı ifade edildi.

İmralı'da neler oldu ?
TAKİP ET Google News ile Takip Et

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Terörsüz Türkiye" çağrısıyla başlayan süreç PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın terör örgütüne yönelik "Silahları bırakın" çağrısıyla devam etti.

7 kişiden oluşan İmralı heyeti 4 saat adada kaldı. Ardından heyet İstanbul'da kameraların karşısına geçti. Öcalan'ın silah bırakma çağrısı hem Türkçe hem de Kürtçe okundu.

İMRALI'DA NELER YAŞANDI?

Kamera önünde yaşananlar kadar 7 kişiden oluşan DEM Parti heyetinin İmralı'da yaşadıkları da merak konusu olurken yaşanan detayları CNN TÜRK Haber Müdürü İdris Arıkan canlı yayında anlattı.

"ADAYA HAVAYOLUYLA GİDİLDİ"

Arıkan'ın İmralı'ya dair açıklamaları şöyle; "Bildiri 1 değil, 2 kez okundu. İmralı'da Abdullah Öcalan tarafından kameralara okundu. Normalde heyet iki kişiydi, üçüncü kişi olacak dendi. Sonrasında DEM Parti eş genel başkanları da katıldı. Adaya Türkiye saatiyle 9.00'da havayoluyla gidildiğine dair iddialar var.

Saat 9.30'da oraya varıldığı biliniyor ve orada da Abdullah Öcalan dışında bölgedeki hapishanede kalan üç kişi de vardı. O mahkumlarla birlikte karşılama oldu. Karşılamadan sonra da salona geçildi ve bu içerik hazırlanarak çağrı ortaya konuldu.

"AÇIKLAMA YAPILIRKEN 300'DEN FAZLA GAZETECİ VARDI"

Orada şöyle bir detay var; Çağrı kamera karşısında okundu. Hatta oradan gelen bilgi ve iddiaya göre de Abdullah Öcalan çağrıyı kendi okudu ve okurken de 3 kamera ile çekim yapıldığı yönünde bilgiler var. Bu bilgi DEM Parti kaynakları tarafından da paylaşılıyor. 'Bu sözler Öcalan'a ait değil' ifadesi üzerinden baktığımızda onun da garantisi yapıldı. Adada 4 saat boyunca kalındı fakat bu görüntü dışarıya sızdırılmadı. 4 saat boyunca oturulduktan sonra tekrar aynı heyet İstanbul'a döndü ve bu açıklama yapıldı. Açıklama yapılırken 300'den fazla gazeteci ve 140 basın kuruluşu vardı. Bu iki kere okunmuş bir bildiri. O bildirinin ilk okunmasının fotoğrafı da o üstteki fotoğraf.

İçeride ne oldu? Açıklama yapıldı, yemek yenildi ve sonrasında fotoğraflar çekildi. Öcalan'la heyet üyeleri tek tek ve toplu fotoğraf çekildi. 4 saat kalındıktan sonra 14.30 gibi İstanbul'a dönüldü ve 17.00'de de bu açıklama yapıldı. Abdullah Öcalan'ın el yazısıyla yazdığı metin var. Bir de çıktısı var. Hatta çıktısı üzerinden '1 buçuk sayfa olacak' dedik. El yazısı üzerinden 3 sayfa olunca, Sırrı Süreyya Önder de '1 buçuk sayfa dendi ama 3 sayfa' gibi bir açıklaması oldu ama çıktıyı aldığımızda 1 sayfayı biraz geçen bir yazı var. O da tabii tartışma konusu oldu sanal medyada. Onu da söylemek lazım."