Ekonomik ihanet

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasına tepki olarak başlattığı 'ekonomik boykot' çağrısına, İlimiz yöneticileri, esnaf odaları ve STK'lar tepki göstererek, boykot çağrısının siyasi bir rant elde etmeyi amaçladığını ve ekonomiyi çökertmeye yönelik bir ekonomik ihanet olduğunu ifade ettiler.

Ekonomik ihanet

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına tepki olarak başlattığı “ekonomik boykot” çağrısına, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, Esnaf Odası Başkanları ve STK’lardan tepki açıklamaları geldi. 

ALAN:"ÜLKENİN GELECEĞİ İÇİN BÜYÜK BİR HAKSIZLIK"

Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, bazı çevreler tarafından yapılan boykot çağrılarına tepki göstererek, sağduyu çağrısında bulundu. 

Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan ‘boykot’ çağrılarına tepki gösterdi. Üretim ve istihdamın ekonominin temel direği olduğuna vurgu yaparak, boykotların ülke ekonomisi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirten Başkan Alan, “Ülkemizin kalkınması ve gelişmesi için önemli olan bu süreçte, üreten, istihdam sağlayan ve yatırım yapan şirketlerimizin hedef haline getirilmesi, ülkenin geleceği adına yapılmış büyük bir haksızlıktır. Bir ülkenin ekonomisinin güçlü olabilmesi için, üretimin artması, istihdamın sağlanması ve yatırımların devam etmesi şarttır. Boykot çağrıları ülke ekonomisine zarar verecektir.” dedi.

Sanayici ve iş dünyası olarak ‘boykot’ çağrılarına karşı duruşlarının net olduğunu ifade eden Başkan Alan, duyarlılık çağrısında bulundu. Başkan Alan, “Boykot çağrılarıyla, ülkemizin kalkınması ve gelişmesi için üreten, istihdam sağlayan ve yatırım yapan şirketlerimizi hedef haline getirmek, ülkenin geleceği adına büyük bir haksızlıktır. Bu çağrılar, ülkemizin üretim gücünü ve çalışan binlerce insanı hedef alan bir yaklaşımdır. Ülkemizin ekonomik gücü, hepimizin ortak geleceğidir. Üreticilerimize sahip çıkmalıyız. Boykotlar yerine, birlikte büyüyüp, kalkınan bir Türkiye hepimizin ortak ideali olmalıdır.” diye konuştu.

BAŞKAN ŞERİFOĞULLARINDAN TEPKİ 

Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada,“ Milli bir tutum sergilemek yerine milli firmalarımızın zarar görmesini isteyen zihniyete inat, üretmeye, büyümeye, devam edeceğiz.” dedi.

SİYASİ BİR RANT ELDE ETMEYİ DOĞRU BULMUYORUM

Elazığ Tuhafiyeciler ve Konfeksiyoncular Esnaf Odası Başkanı Mitat Ulaş ise yaptığı açıklamada,“ Gerek şehrimizin gerekse ülkemizin zor bir dönemden geçtiği, özellikle ülkemizin lokomotifi olan esnafların bu süreçte çok etkilendiği bir dönemin ardından siyasi görüş ne olursa olsun, hangi grup olursa olsun yerel esnaf üzerinde siyasi bir rant elde etme, siyasi bir görüş elde etmeyi doğru bulmuyorum. Bu bağlamda Elazığ’daki esnaflar üzerinde de, ülke genelindeki esnaflar üzerinde de ciddi bir karşılığı olacağına inanmıyorum çünkü hem esnaflar hem de vatandaşlar milli değerlerine sahip çıkmak zorundadır. Çok ağır badireler atlatan zor bir zamandan geçen esnafı etkileyeceğine inanmıyorum. Çünkü hepimiz geçmişte gördük ki benzer bir durumda hiçbir siyasi ve bürokrat esnafa destek olmadı. Böyle bir durum karşısında inanıyorum ki ne vatandaşımız ne de esnaflarımız ciddi manada bir yara almayacaktır.”dedi. 

CHP’NİN BOYKOT ÇAĞRISINA KARŞIYIM

Esnafların bu çağrı üzerine çok fazla bir zarara uğramayacağını ifade eden Ulaş,“Bu boykot çağrısı esnafları yüzde 1 ya da 2’lerde bir zarara uğratabilir. Neticede toplumda onlara gönül veren, sayan, sevgi duyan insanlar vardır ve buna katılmak zorunda kalacaklardır. Ama ben yine inanıyorum ki onlara inanan ve seven kim olursa olsun hiç fark etmez, özellikle esnaflar üzerinde farklı düşünceler oluşturan hiçbir görüşü ve çağrıyı kabul etmiyorum. Sizler esnafları kullanarak onlar üzerinden prim yapamazsınız. Çünkü bizler zor badireler atlattığımız zaman esnafın yanında kimin olduğunu gördük. 

Madem öyle ben de bütün siyasi partilere sesleniyorum: Gelin bu zor süreçten geçen esnaflara daha farklı bir destek verin. Vermeyeceksiniz biliyorum. Kabul etsek de etmesek de esnaflar sadece kendileri için değil, şehirleri, milletleri ve toplumları için varlıklarını sürdürüyorlar. Yine söylüyorum hangi siyasi görüş olursa olsun esnafa bu şekilde yüklenemezsiniz. Benim geçmişte iktidar partisinin kararlarına da karşı çıktığım günler oldu. Bugün CHP’nin boykot çağrısına da karşıyım, doğru bulmuyorum.”dedi.

Elazığ Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Turan Kurnaz ise yaptığı kısa değerlendirmede,“ Şu anda Elazığlı esnaflarımızın boykottan etkilenebileceği bir durum söz konusu değil.”dedi.

MÜSİAD’DAN TEPKİ 

MÜSİAD Elazığ Başkanı Fatih Karakaya, sosyal medyada yayılan "2 Nisan genel boykot" çağrılarına tepki gösterdi. Karakaya, yapılan bu çağrı, milli ekonomimizi hedef alan bir sabote girişimidir" dedi.

Karakaya yaptığı açıklamada, iktisadi derecelendirme kurumlarının Türkiye’nin en kötü dönemini geride bıraktığını belirttiği bir süreçte, boykotun "yerli üretimi, istihdamı ve piyasa dengelerini bozma amacı taşıdığını" vurgulayarak , "Bu çağrı, küresel sermayeye alan açmak isteyenlerin oyunudur. Yerli esnafımız, sanayicimiz ve vatandaşlarımız asıl zararı görecektir." dedi.

Boykotun toplumsal kutuplaşmaya ve Türkiye’nin düşmanlarına hizmet edeceğine dikkat çeken Karakaya, “Vatanperverliğimizi istismar eden, milli birliğimizi zedeleyecek provokatif eylemlere itibar etmeyelim. Ekonomimiz milletimizin ortak emeğidir" ifadelerini kullandı.
MÜSİAD Elazığ olarak, boykot yerine ekonomiyi canlandırmak için vatandaşları "ihtiyaçlarını bugünden karşılamaya" davet eden Karakaya, "Türkiye’nin istikrarı için üretime, istihdama ve yerli sermayeye sahip çıkalım" mesajı verdi.

SADECE ESNAFA DEĞİL, ÜLKE EKONOMİSİNE ZARAR

Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in boykot çağrısının anlamsız olduğunu belirterek, boykotun sadece esnafa değil, ülke ekonomisine de zararı olacağını vurguladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan boykot çağrılarına ilişkin açıklama yapan Dumandağ, "Ülkemizde ticari hayatı sekteye uğratacak, üretim hayatında olumsuz sonuçlar doğuracak çağrılar konusunda dikkatli ve duyarlı olunmalıdır. Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır. Şirketlerin hedef haline getirilmesini tasvip etmiyoruz. Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimizin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıları yanlıştır. Vatandaşlarımız yerli markalarına sahip çıkınca, bu kez tüm ticareti engellemeye çalışıyorlar. Bu çağrı, tam bir çaresizlik örneğidir. Milletimiz bu oyunlara elbette gelmeyecektir. Bu tip çağrılar işletmelere olduğu kadar ülke ekonomisine de çok ciddi zarar verir'' dedi.

BOYKOT ÇAĞRISI EKONOMİYİ ÇÖKERTMEYİ AMAÇLAMAKTADIR

Elazığ Stratejik Araştırmalar Derneği (ELSAD) Başkanı Av. Murat Erdoğan ise yaptığı değerlendirmede,“ Son günlerde kamuoyunda, CHP zihniyeti ve Genel Başkanı Özgür Özel başta olmak üzere yöneticileri tarafından yönlendirilen boykot çağrıları; ekonomiyi çökertmeyi, devlet düzenini sarsmayı ve milletimizin milli birlik ve beraberliğine zarar vermeyi amaçlamaktadır. Bu eylemler, ilk bakışta bir “hakkı savunma” iddiasıyla meşrulaştırılmaya çalışılsa da, gerçekte sistemli bir tahribat süreci olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle yerli markalara yönelik linç kampanyaları, işyerlerine yapılan saldırılar ve güvenlik güçlerimize karşı yanıcı ve yaralayıcı silahlarla gerçekleştirilen saldırılar; sadece ekonomik dengeyi bozmakla kalmayıp, aynı zamanda toplum huzurunu ve kamu güvenliğini tehdit eden ağır suçlar niteliğindedir.”dedi.

HUKUK ÖNÜNDE HESAP VERMESİ GEREKTİĞİNE İNANIYORUZ 

Bu tür girişimlerin halkı isyana teşvik ettiği, nefret söylemlerini körüklediği, toplumu kutuplaştırdığı ve nihayetinde devlete başkaldırı anlamına geldiği açıktır. Bu gidişat doğru değildir ve asla tasvip edilemez diye Erdoğan,“

1. Boykot çağrılarını başlatan, söylemleriyle teşvik eden ve fiilen yöneten kişi ya da grupların hukuk önünde hesap vermesi gerektiğine inanıyoruz.

2. Yerli üretime yönelik boykot çağrıları, ülkemizin ekonomik düzenini yıkma amacı taşımaktadır. Bu girişimler, milli birlik ve beraberliğe açık bir saldırıdır.

3. Bu süreci destekleyen siyasi söylem ve aktörlerin, halkın vicdanında ve tarih önünde mahkûm olacağına inanıyoruz.

4. Filistin’de Müslümanlara zulmeden siyonist firmaları boykot etmeyip kendi ülkesinin yerli ve milli firmalarını hedef alan zihniyeti kınıyoruz. Bu zihniyet ne bizdendir ne de milletimizin vicdanında yer bulacaktır.

5. Devletin, suç teşkil eden bu eylemleri kim yaparsa yapsın, siyasi kimliğine bakmadan adalet önünde soruşturması ve gereğini yapması gerektiğini savunuyoruz.

6. Güvenlik güçlerimizin ve yargı görevini yerine getiren hâkim ve savcılarımızın, bu saldırı ve kanunsuzluklara karşı eğilmeden, kararlılıkla ve hukuk çerçevesinde yürüttüğü mücadelesini destekliyoruz. Güvenlik güçlerimizin olduğu gibi, adaletin temsilcileri olan hâkim ve savcılarımızın da sonuna kadar yanındayız.

7. Demokratik hakların kullanımı, hiçbir şekilde rüşvet, irtikâp gibi suçları işleyenleri koruma aracı haline gelmemelidir. Bu hakkı kullananlar, kendilerini kanunsuz eylemlerin ve suçluların savunucusu konumuna düşürmemelidir. Siyasiler de bu hakkı kötüye kullanarak halkı sokağa dökmemeli; kamu düzenini bozan söylem ve eylemlerden uzak durmalıdır. Ayrıca unutulmamalıdır ki, sokağa çıkanlar toplumun marjinal bir kesimidir. Asıl olan; sessizce devletinin, milletinin ve adaletin yanında duran sağduyulu büyük çoğunluktur.

Sonuç olarak;Bizler, meşru olmayan, kanunsuz ve devletin-milletin birlik ve bütünlüğüne kasteden tüm eylemlerin karşısındayız. Duruşumuz nettir: Bu boykot eylemlerini asla desteklemiyoruz. Kötü niyetli kişi ve gruplar asla hedeflerine ulaşamayacaklardır.

Ayrıca;Cumhurbaşkanımızın muhterem ve rahmete kavuşmuş annesine yönelik küfür ve hakaret içeren ifadeleri en ağır şekilde kınıyoruz. Bu tür seviyesiz ve saygısız söylemler, yalnızca bir insana değil, milletimizin değerlerine, aile yapısına ve vefat etmiş büyüklerimize duyduğumuz saygıya da saldırıdır. Bu ahlâk dışı tavrı sergileyen kişi ve gruplar, hem toplum vicdanında hem de hukuk önünde hak ettikleri karşılığı bulmalıdır.”dedi.