Cirolarını Artırmak İsteyenler, Z Kuşağını İyi Tanımalı

Başak Meral GÜNDÜZ / Elazığ'da yaşayan ve birçok ulusal markaya Dijital Pazarlama (Sosyal Medya) Uzmanlığı konusunda destek veren Nadir GÜR, e-ticaretle uğraşan veya e-ticarete girmek isteyen esnaf ve kobilerin Z kuşağını iyi tanıması gerektiğini ve onlara hitap eden uygulama ara yüzleri / web siteleri geliştirmelerini önererek gazetemize çeşitli açıklamalarda bulundu.

Cirolarını Artırmak İsteyenler, Z Kuşağını İyi Tanımalı
TAKİP ET Google News ile Takip Et

X, Y, Z VE ALFA JENERASYONU NEDİR?

Gür, ‘Z kuşağından bahsetmek için öncelikle bu kavramın ve kuşak tasnifinin açıklanması gerek. Amerikanvari olan bu sınıflandırma 1965 ile 1980 yılları arasında doğan nesle X kuşağı, 1980 ile 1995 yılları arasında doğan nesle Y kuşağı, doksanlı yılların ortaları ile (araştırmacılar ve medya tarafından tartışılmaya devam ediyor) 2012 yılına kadar dünyaya gelenlerin ise Z kuşağı olarak adlandırılmasından ibarettir. 2012’den sonra dünyaya gözlerini açan jenerasyon ise şimdi Alfa kuşağı olarak anılmaktadır.’ dedi.


Z KUŞAĞI VE TEKNOLOJİ

Aslında Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan fakat yüksek lisans eğitimini hem eğitim bilimleri hem de reklamcılık ve gösterge bilimi konularında tamamlayarak bu konuda bilimsel ve sektörel çalışmalarına devam eden Nadir Gür: “Teknolojinin içine doğan ve önceki yıllarda dünyada yaşanan soğuk savaşlar, darbe, yıkım, ülkelerin sınır değişiklikleri, ekonomik krizler gibi şiddet ve kötü yaşantıların güçlü olduğu anlara şahitlik etmeyen, X ve Y kuşağı gibi sokağa rahatça çıkıp aralarındaki oyunları yokluktan veya yoktan var edemeyen bir kuşak bulunuyor: Z kuşağı. Z kuşağı, X kuşağı gibi ortak payda ve değerler ekseninde bir araya gelemiyor; Y kuşağı gibi birkaç konu veya işe aynı anda odaklanamıyor. Odaklansa bile bu durum, çok uzun sürmüyor. Dünyaya gelir gelmez, teknolojik unsurları tanımaya başlayan Z kuşağı, bırakın daha yazı yazmayı henüz konuşamazken cep telefonu veya tablet gibi mobil cihazlarda ebeveynleri tarafından önceden gösterilip öğretilmiş arama motorunu, oyun oynamak için etkin bir şekilde kullanabiliyor ve bu oyunları oynayabilme yeteneğine sahip. Sırf “çocuğum ağlamasın, bir şeylerle uğraşsın da beni yormasın” gibi düşüncelerle yaydıkları radyasyonu düşünmeksizin onlara verdiğimiz cihazlarda oyun oynayan ve belli bir yaşa (7-12 yaş civarı) geldiklerinde ise seviye atlamak için jeton veya yıldız satın alma edimini (davranışını) öğrenen bir Z kuşağı var.” dedi.


ALIŞKANLIK VE İHTİYAÇLARIN ZAMANLA DEĞİŞİMİ

Alışkanlıklar ve günümüz gençliğinin alışveriş deneyimini açıklamak için Gür, sözlerine şöyle devam etti: “Gelişme çağında oyunlar aracılığıyla ebeveynlerinin banka / kredi kartını kullanarak satın alma edimini öğrenen Z kuşağı, büyüdükçe ve karar verme süreçleri geliştikçe artık temel gereksinimlerini mahalle bakkalı amcalardan veya anne babalarının tanıdığı giyim mağazalarından değil, meşhur pazaryeri alışveriş sitelerinden / dünyaca tanınmış firma veya markalarla karşılamaya başlıyor. Aynı zamanda alışveriş, Z kuşağı için bir ihtiyaç değil; aksine bir var oluş stili, stres atma yöntemi, akranlarına ve çevresine karşı bir farkındalık oluşturma ve en trend olanı seçme gibi bünyesinde birçok anlamı barındırıyor.Bu aralar oy verme yaşlarına erişen ve Z jenerasyonu diye adlandırılan grup, yalnızca e-ticaretle uğraşanların değil; ülkemizde siyasetle uğraşanların bile araştırma konusu. Buraya kadar hep olumsuz yönlerini dile getirdiğim Z kuşağının elbette birçok pozitif yönü de bulunuyor. Bizim gibi sokaklarda bilyeyle oynayıp ip atlayamayan Z kuşağı, bağımsız çalışmayı seven, detaylarda boğulmak istemeyen, yapmacıklıktan ve yalakalıktan hoşlanmayan, girişimci ruhu ile hızlıca para kazanabilecek kapasiteye sahip, hayal gücünü etkin şekilde kullanan, tartışma ve yorumlarında açık sözlü, olaylara tarafsız bakabilen, farklı problem çözme yetenekleriyle donanımlı ve bunu teknolojiye hızlı şekilde adapte edebilmiş, görmüş olduğu eğitimle zamanını verimli kullanabilen bir nesil olarak karşımıza çıkıyor. Bu özellikler ele alındığında Z kuşağını kendilerine hedef kitle olarak seçip e-ticaret / dijital pazarlama alanlarında kendilerini geliştirmek ve cirolarını arttırmak isteyen kişilerin, öncelikle üretime, üretileni markalaştırmasına, markasının tanıdık ve bilinir olmasına; üretim yapma potansiyeli yoksa da rekabetçi ortama ayak uydurabilen bir yapıda olmaya oldukça fazla şekilde özen göstermesi gerek. Bu kişiler öncelikle sektördeki yerini araştırmalı, rakiplerini tanımalı, internette satın alma edimini arttıracak bilinirlik ve farkındalığı sağlamalıdır. Daha sonra ise dürüstlük ve güven unsurları devreye girmektedir. Bilinirlik ve güvenilir sanal alışveriş konusunda sıkıntı yaşayanlar, benimle ayrıca iletişime geçebilirler.”


ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA BİZLERİ NELER BEKLİYOR?

Gür, “İnsan trafiği yoğun olan caddelerde binlerce lira kira ödeyerek dükkân / mağaza / satış noktası açma devri yavaş yavaş sona eriyor. Z kuşağından sonra gelecek olan Alfa jenerasyonu ise nesnelerin interneti teknolojisine sahip akıllı ev aletleriyle buluşacak. Örneğin günlük yumurta tüketiminizi takip eden yapay zekalı buzdolabınız, yumurtanız azaldığında / bittiğinde kendi markasıyla anlaşmalı olduğu şarküteriden sizin yerinize sipariş vermek için üretilmeye başlandı bile. Siz siz olun internette satın alma konusunda oldukça deneyimliolan Z kuşağının satın alma edimindeki fırsat ve kâr oranlarını sakın kaçırmayın. Markalaşmaya özen gösterin. Bunu üzülerek söylüyorum, her ne işle uğraşırsanız uğraşın önümüzdeki yıllarda yatırım yaptığınız sektörde tüketici tarafından bilinen bir marka olamadığınız takdirde başarısızlığa mahkûm olacaksınız.” diyerek gazetemize verdiği demecini noktaladı.