Artık Kanuna Dönün!

Elazığ'da deprem sonrası yıkımlarla ilgili tartışmalar ve yanlış uygulamalar gündemden düşmüyor. Harput Yetiştirme Yurdu binası yıkımıyla başlayan tartışmalar, yıkımın herhangi bir ihale ya da yasal bir mevzuata dayanmadan önce aracılara onlardan da yıkım firmalarına usulsüz bir şekilde verilmesi olayı CHP Milletvekili Gürsel Erol, tarafından da soru önergesi olarak TBMM gündemine taşındı.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Artık Kanuna Dönün!
Elazığ’da deprem sonrası yıkımlarla ilgili tartışmalar ve yanlış uygulamalar gündemden düşmüyor. Harput Yetiştirme Yurdu binası yıkımıyla başlayan tartışmalar, yıkımın herhangi bir ihale ya da yasal bir mevzuata dayanmadan önce aracılara onlardan da yıkım firmalarına usulsüz bir şekilde verilmesi olayı CHP Milletvekili Gürsel Erol, tarafından da soru önergesi olarak TBMM gündemine taşındı.
Elazığ Hakimiyet Haber - Elazığ Hakimiyet

Tün bu olaylar yaşanırken, yaklaşık bir ay önce kaçak ve korsan yıkım yapılıyor iddiası ile gündem gelen, durumun emniyete intikali sonucu yıkım işlemleri başlatıldığı ve önemli oranda demir ve bakır kablonun götürülmesinin ardından durdurulan ve 24 saat polis nezaretine alınan binanın yıkımı ile ilgili ilginç gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.

İhalesiz ve yasal hiçbir dayanağa dayanmayan kaçak yıkımın yapıldığı Harput Yetiştirme Yurdunun başta kazan dairesi, ısıtma sitemleri, kalorifer petekleri, elektrik kabloları ve demir kapıları gibi önemli oranda hurdası ortadan götürüldükten sonra yapılan şikâyet ve suç duyurusundan sonra binanın yıkımı emniyet tarafından durdurulmuştu. 

Bu gelişmeden yaklaşık 25 gün geçtikten sonra söz konusu binanın yarım kalan yıkım işinin ne alakaysa Doğrudan Temin yoluyla bir yıkım firmasını verildiği gündeme düştü.

Konu ile ilgili bilgi almak amacıyla görüştüğümüz İl Özel İdaresi yetkilisi önce böyle bir ihaleden haberdar olmadığını ifade etti, daha sonra ise kendisi arayarak, eski adıyla “Harput Yetiştirme Yurdu”, yeni adıyla “Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi” ile ilgili yıkım kararının İl Özel İdaresi’ne birkaç gün önce geldiğini, bu binanın yıkımının hangi usulde ve kim tarafından yıkılacağının henüz kesinlik kazanmadığını ifade etti.  Bu binanın yıkım durumunu değerlendireceklerini ve en uygun şekilde kamu yararı gözeterek yıkımını sağlayacaklarını belirtti.

Aynı yetkili, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Elazığ’da depremin ilk gününden bugüne kadar yıkımlarda idaremizce en hızlı ve kamunun en faydasına yöntemler kullanıldı. Başka şehirlerde yıkımların ücretsiz bir şekilde yapıldığı örnekleri de var ancak biz Elazığ’da en başından beri kamu yararını gözeterek yıkımları gerçekleştiriyoruz. Harput Yetiştirme Yurdu binasının yıkımı da yine kamunun yararını gözeteceğiz.”

Aynı yetkilinin, kendi konuşmasında kendini tekzip eder ifadelerde bulunması Elazığ’da işlerin nasıl bir mantık, hız ve mevzuatla yürüdüğünü de ortaya koyması açısından önemliydi.

Kamuoyunda 25 günden beri konuşulan ve tartışılan bir konu hakkında yetkilinin, Çocuk Sevgi Evleri binasının yıkım dosyasının İl Özel İdareye yeni geldiğini söylemesi ve bu binanın yıkımı için verilmiş herhangi bir karar olmadığını ifade etmesi, şehirde işlerin nasıl kaplumbağa hızıyla yürütüldüğünü ortaya koymasına karşın, aynı yetkilinin deprem sonrası yıkım işlerini çok hızlı bir şekilde yapıldığını belirtmesi kendi kendisiyle çelişme olarak yorumlandı.

Söz konusu binanın yıkımını kendisinin aldığını ifade eden bir yıkım firması yetkilisinin beyanı ile İl Özel İdaresi yetkilisinin bu konuda verilmiş bir karar yok demesi de kurumların çelişkisi ve tutarsızlığını gösterdi.

Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi binasının yıkımıyla ayyuka çıkan ve TBMM gündemine taşınan yıkım konusunda yetkililerin hala devlet ciddiyeti ve yasaların öngördüğü şeffaflık ve aleniyet ilkesinden uzak durmaya çalışmasına bir anlam verilemiyor.

Ey yetkililer, titreyin ve kendinize gelin artık. Devlet, yasalar ve mevzuatlarla yıkımlar konusunda ne yapılacağını açıkça ortaya koymuş. Hurda karşılığı yıkımın 2886 sayılı Devlet İhale kanununa göre nasıl yapılacağı da net belli. 

Hiçbir yıkım ücretsiz ve bedelsiz verilemez. Hele hele ihalesiz asla verilemez. Yaptığınız yanlışları, yatırım AŞ üzerinden kılıf bulamaz ve yanlışı yeni yanlışlarla kapatamazsınız. Devlet adamı vasfıyla devlet adamı gibi duruş sergileyin ve her şeyi açık ve şeffaf yapın.

Böyle yapmadığınız sürece birileri rantı alır götürür, size de ya görevden alınma, ya sürgün ya da yargı yolu gözükür. Birilerini mutlu etmek adına geleceğiniz ve hayallerinizin elinizden uçup gitmesine izin vermeyin. Eğer veriyorsanız orada farklı şeyler aranır ki bunun da olumsuzluğu her halükarda size yansır. Değer mi?
 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN