Aralarında Elazığ da var! 40 milyar dolarlık potansiyel
Türkiye'nin 6.5 milyar doları bulan ve Elazığ'ın da büyük bir potansiyel barındırdığı maden ihracatının potansiyel seviyelerinin 40-50 milyar dolara çıkarılabileceğini vurgulayan uzmanlar, çevre dostu madenciliğe ve pazarlamaya dikkat çekiyorlar.
Türkiye’nin 6.5 milyar doları bulan ve Elazığ’ın da büyük bir potansiyel barındırdığı maden ihracatının potansiyel seviyelerinin 40-50 milyar dolara çıkarılabileceğini vurgulayan uzmanlar, çevre dostu madenciliğe ve pazarlamaya dikkat çekiyorlar.
Türkiye, dünyanın en önemli maden yataklarına sahip olmasına rağmen bu alanda hem ithalatın önüne geçmede hem de ihracatı artırmada istenilen ve arzu edilen potansiyeli henüz yakalamış değil. Uzmanlar ise şu anda 5.6 milyar olan maden ihracatının 40-50 milyar dolar seviyelerine çıkabileceğini belirterek çevre dostu madenciliğe ve maden ürünlerinde pazarlamanın önemine dikkat çekiyorlar. Elazığ’ın da maden konusunda büyük bir potansiyeli bulunmasına rağmen ilimiz ne yazık ki bu madenlerden henüz bir katma değer sağlamış durumda değil ve uzun yıllar da sağlayacak gibi görünmüyor… Gelin madenciliğin potansiyeline ve Elazığ’daki son duruma birlikte bakalım.
ÇEVRE DOSTU MADENCİLİK
Sabah Gazetesi’nden Barış Ergin’e konuşan Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Rüstem Çetinkaya, Türkiye’de sürdürülebilir bir madencilik sektörünün bulunduğunu madenleri çıkarmayı başarabilirsek şu anda 6.5 milyar dolar olan ihracatın 40-50 milyar dolar bandına çıkabileceğini belirtiyor.
ELAZIĞ’DAN BORDO MERMER Mİ İTALYAN CARRRA BEYAZI MI?
Türkiye’nin çok daha kaliteli mermerlere sahip olmasına rağmen pazarlamada yetersiz kalmasına dikkat çeken Çetinkaya, İtalyan 'Carrara Beyazı' mermer markasının bu nedenden dolayı birim fiyatlarını bizim 2 katımıza çekebildiğine dikkat çekiyor. Elazığ’da çıkarılan ‘Bordo Mermer’in dünyada eşsiz bir yapıya sahip olması düşünüldüğünde hem ilimiz hem de ülkemiz adına büyük bir potansiyeli kullanamadığımız gözler önüne seriliyor.
ELAZIĞ’IN KROMU VAR KATMA DEĞERİ YOK
Tüm bunların yanında madeni işeyip ürün haline getirme konusunda da hem Türkiye hem de Elazığ sınıfta kalmış durumda. Şehrimizde uzun süre gündem olan, özellikle bir dönem ilimizin duayen siyasetçilerinden İlyas Keskin ve Yeniden Refah Partili üst düzey yöneticilerin de dikkat çektiği gibi kromdan paslanmaz çelik üreten bir tesis yapmanın hayalden öteye gidememesi ve belki de ham kromdan kat be kat fazla ekonomik değer üretecek ürünler üretemememiz, çıkardığımız madeni gemi veya tren vagonlarına yükleyerek ham madde olarak satıp ürün olarak geri aldığımız ve işin her zaman kolaycılığına kaçtığımız sürece hem ülkemizin hem de ilimizin zenginlikleri potansiyelini hiçbir zaman ortaya koyamayacak.
BAKIRDA DA DURUM TEK FARKLA AYNI
Yine bakır anlamında da zengin kaynaklara sahip olan Elazığ’da kromdan farksız bir işleyiş oluşmaya başlamış durumda. Cengiz Holding’e ait Eti Bakır’ın Cumhuriyet tarihindeki en büyük bakır rezerv sahasının işletme ruhsatını alması çok yakın bir tarihte gerçekleştirdi. Eti Bakır, çıkartacağı bakırla sadece ihracat değil Türkiye’nin de bakır ihtiyacını tek başına karşılama devam edecek. Ancak işletmenin tavrı diğer firmalardan farksız değil. Tıpkı krom sahasını işleten Yıldırım Holding gibi şu anda Elazığ’a sağlayacakları tek fayda bir iki sponsorluk ve çoğunluğu asgari ücretle zor şartlarda çalışacak 500-600 kişilik istihdamın ötesinde değil. Yıllık 200 milyon dolarlık üretim yapacak maden sahasının Türkiye ekonomisine çok büyük katkısı olacak ancak Elazığ’a doğrudan bir katkısı olmayacak gibi görünüyor.
TURİZM VE MADENCİLİK BİR ARADA
Türkiye'de madenciliğe bakışın farklı olduğunu belirten Çetinkaya’nın açıklamalarında vurgulanması gereken bir diğer nokta ise turizm vurgusu. Bu durumu "Doğayla uyumlu, sürdürülebilir bir madenciliği İtalya'da olduğu gibi biz de yapabiliriz. Dünyanın dört bir tarafından turist ağırlayan bölgenin en önemli geçim kaynaklarından biri madencilik. Sahilden 5-6 kilometre uzaklıktaki dağlarda 200'e yakın maden ocağı var. Dağlardan, ocakların arasından nehirler akıyor. Ağaçlar madenlerle iç içe ve zarar görmüyor. Burada hiç kimse, o dağdaki görüntüye itiraz etmiyor" sözleriyle açıklayan uzmanımızın görüşlerine en iyi örnek ise Elazığ olabilir. Eti Bakır’ın Harput’taki kazı çalışmalarına sponsor olması harika bir örnek. Ancak Elazığ’dan ciddi bir ekonomik kazanç sağlayan firmaların özellikle turizm konusunda büyük bir potansiyel bulunduran Elazığ’a daha fazla kaynak ayırıp bu yatırımı daha planlı, koordineli ve disiplinli bir hale getirmeleri gerekiyor. Siyasetin bu konularda zayıf olmasının yanında şehrin diğer dinamikleri bu konuda istekli ve yetkin durumda. Koordinasyon burada da devreye girmeli.