Anadolu'ya Açılan Kapı Elazığ

Halk müziğinin sevilen sanatçısı Sevcan Orhan'ın sunumuyla hazırlanan 'Sevcan'la Lezzet Yolunda' programında iki gözümüz Elazığ tanıtıldı. Depremden sonra ayağa kalkmaya çalışan şehrimiz için ayrıca özellikli bir niteliğe sahip olan bir programdı ve çok önemliydi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Youtube Kanalı VİDEO

Elazığ’ın tarihi yapısı, yöreleri, yerel musikisi ve geleneksel yemekleri tanıtıldı.

Ulusal bir kanal olan Show TV’de yayınlanan programda ünlü sanatçı Orhan'ın güzel sunumu, içtenliği ve de güzel sesiyle eşlik ettiği yöresel türkülerimizle program başından sonuna Elazığ'dan bir bukle şölendi adeta. 

Program boyunca; peynirli ekmeğimiz, Harput sulu köftemiz, acılı ekşili etsiz çiğköftemiz, sırımımız, keledoşumuz, ayranlı çorbamız ve meşhur alabalık yemeklerimiz tanıtıldı. Tatlı olarak taş ekmeğimiz ve Kapalı Çarşıda "Çedene" kahvemiz ikram edilerek, tanıtımı sağlandı. 

Tarihi kentimiz Harput'tan kesitlerin olduğu programda Buzluk Mağaraları'nın görüntüleri  bizlerin dahi ilk kez gördüğü düzeyde ve de muhteşem bir görsellikle göz doldurdu. 

Harput'un yanı sıra alabalık diyarı Keban’a da yer verilen program "Kürsübaşı" geleneğimiz ile kulakların pası "Ahçik" türkümüzle silinerek, program son buldu.
Sanatçı Sevcan Orhan'ın sanatçı kimliği ile program boyunca Elazığ'ın Anadolu’ya açılan türkülerini dilinden düşürmeyen Orhan, güzel sesiyle programda ayrıca Elazığ cümbüşü sunarak; izleyiciler de derin izler bıraktı.

Tabi Elazığ bu kadar mıydı? Bu tanıtım Elazığ'ı anlatmaya yetti mi? Elbette ki hayır dediğinizi duyar gibiyiz...

Programa ev sahipliği yapma konusunda da geleneklerimizi tam tanıtma anlamıyla da eksiklikler yok değildi. Mahalli tadımız olan "orcik, pestil ve kayısılı ürünlerimizin adı dahi geçmedi programda maalesef ki...

Bir gakkoş kıyafeti ya da yöresel giyinimli bir Elazığ kadını da göremedik. Bu nedenle ne sekiz köşe kasketimiz ne de ipekten yapılan el işi yazmalarımız hatta Palu’ya özgü tel kırma işlerimiz de tanıtılmadı. 

Yaz sezonuna can katacak Sivrice gölümüz unutuldu!

Ve bir "Çayda Çıra"mız var ki hem filmlere hem kitaplara konu olan bu dillere destan kültürümüzden de  mahrum kaldı tüm ülke.

Hele hele son yıllarda keşfiyle ilimiz turizmine yeni bir soluk getirecek kanyonlarımızın esamesi okunmadı.

Yine çedene kahvesiyle aldığımız yara üzerine kahvemizi bir kapalı çarşı esnafının kendi imkânlarıyla pek de profesyonel olmayan bir sunumla tanıtmış olması, hemşehrimizin vefasını gösterirken; yine asıl ev sahiplerinin de ilgisizliğini gösterdi ne yazık ki. 

Elazığ Belediyesi tüm imkân ve bünyesinde bulundurduğu kürsübaşı ekibiyle kendi üzerine düşeni çok güzel bir şekilde yerine getirdi ama şehrin; turizm, kültür, gastronomi,  tarih, sanat ve doğal güzelliklerini tanıtmak için kurulmuş İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirebilecek adımlar atma noktasında varlık gösteremedi.

Böylesi programlar şehrimiz için can simidiyken bunu daha etkin bir hale getirmek ne program yapımcılarının ne sunucunun ne de sade vatandaşın değil bu iş için görevde bulunan görevlilerin asli işidir. 

Keşke görevlerini hakkıyla yerine getirebilseler ve bu eksiklikleri sıralamamış olsa idik.  Keşke, Sevcan Orhan'ın Anadolu’ya açılan kapı olarak tasvir ettiği şehrimizin bu niteliğini işin birinci derecede sorumlusu olan İl Kültür Müdürlüğü yetkililerimiz unutmuş olmasaydı.
 

Elazığ Hakimiyet Haber

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN