Hasan Can Kaya Vakası

Hep şikâyet ettiğimiz ancak günlük yaşamımızın tam ortasına yerleştirdiğimiz, her gün saatlerimizi verdiğimiz fakat onun bize hiçbir şey vermediği sosyal medyanın yalan-yanlış ifadelerine ve pervasızca yapılan hadsizliklerine son örnek Hasan Can Kaya oldu.

TAKİP ET

Söz konusu videoyu izledik. Sorun sadece Hasan Can Kaya'da değil. Nereden mezunsun sorusuna “Elazığ” cevabını veren izleyici, bu cevabı öyle bir mahcubiyet ile veriyor ki sanki bir suç işlemiş de bunu itiraf ediyor.

Bu tavrı gören ve zaten programında özel hayat da dahil her şeyi ucuzlatıp bayağılaştıran Hasan Can Kaya durur mu? Kendisi de Malatyalı olmasına, bölgeyi ve Elazığ'ı çok iyi bilmesine rağmen Fırat Üniversitesini küçümseyen alaycı bir dille sözde mizah yapmaya çalıştı.

Böylesi bir bakışa ve anlayışa Fırat Üniversitesinin dünya ve ülke üniversiteleri arasındaki başarı sıralaması, aldığı ödüller, elde ettiği bilimsel unvanlarla sayfalarca cevap verilebilir.

Fırat Üniversitesi yönetiminin anında refleks gösterip bu hakareti ve kurumsal itibarı zedeleyici beyanları yargıya taşıma hamlesi ile başta siyasilerimizin, STK'larımızın ve vatandaşlarımızın da tepkileri yükseldi.

Hasan Can Kaya'nın, bu haksız beyanları ve hakarete varan söz ve tavırları, Elazığ hakkındaki küçümseyici cümlelerinin hesabı sorulabilir. Bunların hepsi yapılabilir ve yapılmalıdır da. Ama biz başka bir şeye takıldık. Bu olayın yaşanmasını gerektiren başka gerekçelere var sanki.

Dört yıl boyunca Elazığ'da kalan, burada yaşayan, diplomasını alarak Bilgisayar Mühendisi olan genç bir kız, “nereden mezun oldun?” sorusuna verdiği “Elazığ” cevabından neden mahcup olur?

Olay, sadece genç kızın Fırat Üniversitesinden mezuniyeti değildir aslında. Hasan Can, olayı bilgisayar-abaküs muhabbetine çekse de aslında söz konusu olan genç kızın “Elazığ” kelimesini söylerken mahcubiyeti.

İşin tam da burasında bazı örnekler verip tartışma başlatmak istemeyiz ama Elazığ'ın böyle bir algı ile anılmasında şehrin aktörlerinin, STK'larının, biz medyanın hiç mi suçu yok?

Neyse, şimdi seçim dönemi yeni bir tartışmanın fitilini ateşlemiş olmayalım ama bu konu ciddi olarak, sosyolojik ve psikolojik yönleriyle bilimsel olarak araştırılmalı ve varsa bir yerlerde eksik ve yanlışlarımız düzeltilmeli. Yoksa sorun Fırat Üniversitesinin eğitimi ve başarısı değil, sorun Elazığ algısı ve çağrışımı sorunu.

Bakmadan Geçme