Ak Parti'ye İçerden Bakış

Ak Parti'nin 20 yıllık iktidarı süresince yaptıkları hizmetler kadar, dava ve misyona halel getiren davranışlar üzerine bugünlerde çok sayıda yazı kaleme alınıyor. Her biri gözlem ve yaşanmışlıklara dayalı bu yazılardan biri de Kayseri'de yayın yapan bir internet sitesinde yayınlandı.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Ak Parti'ye İçerden Bakış
Ak Parti’nin 20 yıllık iktidarı süresince yaptıkları hizmetler kadar, dava ve misyona halel getiren davranışlar üzerine bugünlerde çok sayıda yazı kaleme alınıyor. Her biri gözlem ve yaşanmışlıklara dayalı bu yazılardan biri de Kayseri’de yayın yapan bir internet sitesinde yayınlandı.
Elazığ Hakimiyet Haber - Elazığ Hakimiyet

Ak Parti’ye ve Ak Parti’de siyaset yapanlara bir ayna tutan yazıyı önemine ve aciliyetine binaen bizler de köşemize almak istedik. Bu yazı, bu davada saf tutan ancak saf dava erlerinin omuzlarına basarak alabildiğince yükselen, kendi yükselirken de davasını toprağa gömenlerin hikâyesi. Birlikte okuyalım.

 K.MARAŞ & MİTİNG & KAYIP HEYECAN & KİFAYETSİZ MUHTERİSLER!!
(Bu yazı, ülkemin CHP zihniyetine mahkûm olmaması adına dost uyarısı olarak kaleme alınmıştır)

Bir program nedeniyle geçen hafta Kahramanmaraş’ta idim. Bir gün önce Sn. Cumhurbaşkanımız çeşitli programlar vesilesi ile orada imiş ve bir meydanda miting yapmış. K.Maraş siyaseten Ak Parti’nin kalelerinden bir şehir. Büyükşehir Belediye Başkanı ve 7 Milletvekili Cumhur ittifakından çıkmış. On bir belediyenin dokuzu Ak Partinin ve diğer iki belediye CHP ve MHP’den seçilmiş. Gezerken ve yemek yerken şehirdeki miting izleri dikkatinizi çekiyor. Şehrin nabzını tutmak için denk geldiğimiz insanlara mitingi sorduk. Birçok insan ittifak etmişçesine bir gün önce yapılan mitingde, yıllar önce yapılan mitinglerin coşkusunun ve havasının olmadığını söyledi. Meydandaki kalabalığın eskilerine göre 1/5 oranında bile olmadığını ifade ettiler. Cumhurbaşkanımızı da yorgun ve durgun gördüğünü söyleyen insanlar, neden peki? sorumuza birçok gerekçe öne sürdüler.

Özellikle ülke geneli yaşanan “ekonomik sıkıntılar” yanında, siyaseti yerel bazda elinde tutanların teşkilat içi dengeleri bozduklarını ve insanların bu tipler eliyle davalarına kırıldıklarını, bu yanlışların partiye olan sevgilerinde çözülmeye ve uzaklaşmaya neden olduğunu söylediler.

 İttifak etmişçesine Reis’in tek başına kaldığını, yerel siyaseti idare edenlerin onun şuurunda ve özverisinde olmadıkları için “küçük olsun, benim olsun” mantığı ile kendi ikballeri için niteliksiz adamları etraflarında tuttuklarını, ehliyet ve liyakatı hiçe saydıklarını, bu yüzden teşkilatları paramparça ettiklerini söylediler. 

Dışarıda pek bilinmeyen parti içi bu çekişmelerin heyecana ve mitinge ilgiye yansıdığının gün gibi ortada olduğunu belirttiler.

Bu sadece K.Maraş’ın meselesi mi? diye bakınca, aslında bütün illerde benzer kırılmaların olduğunu görmek mümkün. İstanbul ve Ankara’nın kaybedilmesinden sonra bir özeleştiri yapıldı mı? bilemem. Ama Reis, bu tip insanlar eliyle teşkilatların vatandaştan koptuğunun farkında. (Gerçi uzun yıllar yerel siyasetin başrolleri değişmediğine göre bu farkındalık ne kadar o da tartışılır.) 

Dışarıdan yaptığım gözlemlere göre tüm teşkilatlara vatandaşla iç içe olmalarını, iktidarla millet arasında açılmaya başlayan mesafenin telafisi için sokakta, düğünde, cenazede, çarşıda ve pazarda teşkilat çalışmaları üzerinden görünür olma talimatı vermiş olmalı ki, özellikle sosyal medya üzerinden teşkilatları aktif hale getirmek konusunda bir gayretin varlığı hissediliyor. Ancak şunun altı çizilmeli ki, siyaset sosyal medya üzerinden verilen fotoğrafla şekillendirilebilen bir şey olmaktan çoktan çıktı.

Siyasetçi hep övgü ve alkış istiyor. Hoşuna gitmeyen sözlere muhatap olduğunda, iç ve dış çalkantılarla ilgili ülkenin mücadelesi, başarıları göze sokularak vatandaş ve eleştiri yapanlar susturuluyor, dinlenilmiyor. “Bu iyiliklerle yetin, bunca güzel şeyler olurken eksiklere ağzını açma” deniliyor adeta.

Ben şunu anladım ki; milletimiz edep timsali olarak kimi zaman içine atıyor duygularını ve hemen anlık refleksle tepki vermiyor. Zamana bırakıyor. Demokraside en gür sesin sandıktan çıkacağını öğrenmiş. Susan ve susturulan vatandaş önce ilgi duyduğu siyasi partinin sözlerini, icraatlarını görmezden gelmeye, şanla şerefle taktığı rozeti yakasından çıkarıp cebine koymaya, sonra mitinglerine gitmemeye başlıyor. Can kulağı ile dinlediği genel başkanlarına kulak tıkamaya ve en sonunda da pusuda bekler gibi sandıkta öfkesini kusmayı bekliyor.

Reis üzerinden gerçekleşen ülkesinin her başarısıyla gurur duyan biri olarak Maraş’tan aldığım ip uçları ile şöyle bir Kayseri’ye ve ülkeye bakıyorum manzara benzeşiyor. Elbette dünya genelinde yaşanan salgından kaynaklı kriz her şeyi etkiledi. Bunu görmezden gelemeyiz. Ama iktidar başta olmak üzere siyaset kurumuna karşı soğuma sadece buna bağlanarak ve gerçek nedenler es geçilerek yapılacak bir değerlendirme ile izah edilemez. Bu yaklaşım soruna kör ve sağır kesilmek olur ki, bedeli sandıkta çıkınca toslanan duvar can yakar.

Ayrıca yerelde yapılan birçok güzel hizmete imza atan yerel idarecilerimizin başarıları elbette yok sayılamaz ve görmezden gelinemez. Ama genel siyasetteki biriken millet öfkesi o kadar acımasızca savurur ki tüm siyaset kurumunu, vatandaş suskunluğunun bedelini ödettiğinde ödenen bu bedel yerel ve genel dinlemeden herkesçe ödenir.

Yukarıda dediğim gibi Reis sorunu gördü ve vatandaşa yakın olmayı teşkilatlarına talimat olarak gönderdi. Bu mesele gereği önce; teşkilatlar vatandaşın stresinin farkında olduğunu hissettirecek şekilde onların gönlüne dokunmalı. Yapmacık ziyaretlerden, göze bakmadan yapılan tokalaşmalardan, ruhsuzca katılınan davetlerden, talimatla yapılan zorlama gezilerden, düğünlerde yasak savmaktan ibaret anlık görüntü vermelerden ve açılışlarda kurdele kesmekten ibaret temsillerden acilen vazgeçilmelidir. 

Zannımca Reis’in kastettiği yakınlık böyle değildir. Çünkü ruhu okşamayan bu hareketler milletin dikkatinden kaçmıyor ve bir kenara not ediliyor. Sonra ise; tüm teşkilatların sızlanmasına ve kırılmasına sebep olan, Reis’in duyduğu ve bildiği halde hiçbir önlem alınmadığı kanaati gittikçe pekişen kifayetsiz muhteris siyaset adamlarından teşkilatlarını temizlemelidir. Bu kriterin dışındaki tüm değerli siyasileri tenzih ederek uyarımdır.

Siyaset kurumu üzerinden yaşanan kırılma ve kırgınlıkları küçümseyip, gönül alarak telafi etmek için çaba sarf edilmez ise şayet, bunların ardından gelecek büyük artçı depremlere yani ödenecek bedellere herkes hazır olmalıdır. Bu ise hem ülkem hem de yeryüzündeki bütün mazlumlar adına en büyük korkumdur. Ve bu yazı bir dost uyarısıdır… 17/09/2021

Kalemin ve bilginin sahibi Cenab-ı Hakk’a hamd ile…

http://kayserianahaber.com/-yeni-k-maras-miting-kayip-heyecan-kifayetsiz-muhterisler-_m5261.html

(Kaynak:kayserianahaber.com) 

Yazı bu. Biz elçiyiz ve elçiye zeval olmaz. Biz dahi bu yazıdan kendi payımıza çok dersler aldık. Darısı herkesin başına…
 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN