Yeteneksizlik mi İlgisizlik mi?

TOKİ'nin, ilimizde depremzedeler için yaptığı konutların kura çekimleri devam ediyor. Daha önce şahsi talepler alınarak ve bölgesel tercihler dikkate alınarak çekilen kuraların yerini, yeni ve ilginç bir uygulama aldı.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Yetkililerin, “Ne iki de bir kura ile uğraşacağız, hepsini bir defada çekelim de kurtulalım bu işten. Zaten kimseyi memnun edemiyoruz” görüşlerini, ilimiz siyasilerine telkin etmiş ve kabul ettirmiş olacaklar ki cuma günü “oldu da bitti maşallah’a getirip 4.700 hak sahibi için kura çekimi yapıldı.

Kura çekildi ama bundan sonra nasıl bir süreç işler, vatandaşlar bu kurayı yargıya taşır mı, taşırsa yargıdan nasıl bir karar çıkar o yasal bir süreç ve şimdilik konumuz dışında.

Bizler bu kuranın idari ve siyasi yönüyle ilgiliyiz daha çok. İdari yönü şu ki, bu işle görevli kurum, kurumun her ne kadar vatandaşlardan ve onların sorunlarından kaçıyor olsalar da akledebilen ve düşünebilen havalı bürokratları nasıl olur da herkesi değilse bile önemli bir çoğunluğunun da onay vereceği ve memnun edeceği bir formülü bulma gayretine girmez ve bunu kendilerine dert edinmezler.

Siyasi tarafı ise, sonuçları ile halkın tepki ve memnuniyetinden birinci derecede kendilerini ilgilendiren böylesine ciddi bir mesele konusunda, halkla ve onların temsilcisi olan muhtarlarla istişare yapmayan, onların görüşlerini alma gereği duymayan vekillerimizdir.

Bunları yapmamakla birlikte siyasilerimiz neden,  o üst aklına, yeteneklerine, iş bitiriciliğine ve donanımına hayran ve meftun oldukları kişi ve kişilerden destek almazlar. 

Yoksa talep ettiler de o zattan; “Valla benim aklım öyle geniş kitleleri ilgilendirecek konularda pek çalışmaz, ben dar alanda kısa paslaşmalara programlanmış ve bu konuda da rüştünü ispatlamış biriyim. Beni bu işe bulaştırmayın” cevabını mı almışlar.

Olaya biraz kara mizah ve fakat şehrin herkes tarafından en üst perdeden konuştuğu kara parçaları hikayelerini katsak da asıl olan şudur ki, bu kura  işlemin tek yansımasının olacağı kurum siyaset, kişi ise siyasetçiler olacaktır.

Kimse AFAD ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü kurumunu suçlamaz. Suçlasa bile zaten bu kurumlara keseceği bir fatura olamaz. O kurumların yöneticilerini de atayan da orada tutan mekanizma da siyasettir ve her sevap gibi günahın da tek adresi siyasilerdir.

Tabi bugünlerde yine çıkayım da kamuoyunun gazını alıp siyasi dehamı göstereyim edasıyla televizyon programlarına katılımlar olacak.

Önce şehitlerimiz için başsağlığı ve şehit komutanımız anılar ile anlatılacak ardından yapılan kadın kolları genel kurulu bahsinin  ardından asıl mesele olan kura konusuna girilecek.

Bu konuda da çok iyi niyetli ve hummalı çalışmalar ortaya koyduklarını, kısa sürede önemli işler yaptıklarını, bu dönüşümün kolay bir iş olmadığı bir kez daha ifade edilecek.

Toplu kuranın kendilerinin de çok içine sinmediğini ama şehrin dört bir yanında inşa edilecek konutların da hak sahipleri için yapıldığını, bu teslimatın toplu kura dışında yapılmasının çok zor ve zaman alacağını ifade edecek.

TOKİ’nin konut yaptığı her bir alanın şehrin en güzel mevkii ve manzaralı yeri olduğuna dikkat çekilecek ve hatta hak sahiplerine teslimden sonra  artan ve satışa çıkartılacak olan  Çatalçeşme ve Gümüşkavak’ta ev alma niyetlerinin olduğu dile getirilecek.

Tamam da bu kadar cümle kurma yerine kura işini  en güzel ve hakkaniyetli yapmanın gururu ile televizyon ve halkın karşısına çıkmanın yolu varken neden bu tür angajmanlara ve açmazlara girilir ki. 

Demirel’in “iktidar çözüm müesesesidir, ağlama duvarı değildir” cümlesini doğru ve haklı çıkarmak kime ne kazandırır bilinmez ama birilerine  çok şey kaybettireceği kesin…
 

Elazığ Hakimiyet Haber

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN