ELAZIĞLI MÜTEAHHİTLER


Genel olarak çalıp çırpmayla, hile hurdayla, yalakalıkla işleri olmadıkları için Türkiye’nin dört bir yanına yayılamayan, hakkını vererek inşa ettikleri yapıların malzemesiyle satıştan elde edecekleri kâr marjını denk getirmek için çabalayan ve inatçı Elazığ insanını kentsel dönüşüme ikna çabalarıyla oldukça sinirli karakterlere dönüşen iş insanlarıdır. Bunların üstüne bir de son çıkan yönetmelik değişikliğini de eklersek bu aralar müteahhitlerle görüşeceklere biraz temkinli olmaları uyarısını yapalım.

Bu kadar methiyeyi niye dizdin diyeceklere cevabım da peşin olsun. Bazı verilere göre 6,8 bana göre en az 7,2 şiddetinde, bilim insanlarının ölsem de görmesem dediği bir depremde yıkılan bina sayısı ortadayken kimse bana bu soruyu sormamalı aslında.

Konumuzun odak noktası yeni yönetmelik değişikliği olsa da önce TOKİ çerçevesinde Elazığ depremini tartışmazsak konunun bir anlamı olmayacak. Yaşadığımız deprem sonrası devletimiz var gücüyle yaralarımızı sarmak için ellerinden geleni yapmışlardır (eleştirilecek çok şey var ama konumuzla alakası olmadığı için sonra değinmek üzere parantezi şimdilik kapatıyorum). Deprem sonrası, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hemen hızlıca şehrimizde inşaat çalışmaları başlamıştı. Benim TOKİ’ye herhangi bir tepkim yok hatta Allah razı olsun! Demeden geçemem ancak şehrimizin en güzel iki mahallesinde, şehir merkezinde TOKİ’nin olmaması gerekirdi diye düşünüyorum. Abdullahpaşa ve Mustafapaşa gibi merkez mahalleler yürekten inanıyorum ki Elazığlı müteahhitler tarafından inşa edilseydi hem daha nitelikli hem de daha ucuz maliyetli konutlar orada yaşayan insanlara çok kısa bir sürede teslim edilecekti. Ancak olan olduğu için çok fazla detaya girmeyi üzülerek istemiyorum. Bir Abdullahpaşalı olarak söylüyorum gönül isterdi ki Elazığ’ın Batı’ya açılan yüzü huzurun mahallesi Abdullahpaşa’nın harika projelerle inşa edilsin ama olmadı.

Deprem sonrasında şehir merkezini TOKİ’ye bırakarak ileride belki çok pişman olacağız ama şuanda daha büyük bir sorunumuz var. Elazığ’ı yeniden inşa edecek müteaahitlerin büyük bir kısmının yeni yönetmelik değişikliğiyle oldukça zor bir durumla karşı karşıya kalmaları. Konuyu önce ELMÜTDER Başkanı Av. Osman Avcıl gündeme getirdi ancak herhangi bir sonuç alınamadı. Talep ETSO üyelerinin büyük bir çoğunluğunu oluşturan müteaahitler tarafından Asilhan Arslan’a iletilmiş olacak ki bugün memnuniyetle karşıladığımız bir haber bülteni yayınladı. Asilhan Arslan öncülüğünde ETSO tarafından yönetmelik değişikliğiyle ilgili talep, yazılı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile TOBB’ye iletildi. Nedir bu yönetmelik değişikliği kısaca belirtelim: 3 Ekim 2020 tarihli Resmi Gazete'de yer alan, Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında yönetmelikte bir değişiklik yapıldı. Bu değişiklikle birlikte çoğu müteahhitimiz iş yapamayacak hale geldi. Biz Elazığ’la ilgili kentsel dönüşüm yasasında ayrıcalık beklerken bu yönetmelik değişikliği şehrimizin yeniden inşasında umudumuzu kırmadı değil.

ETSO tarafından iletilen bu haklı talebin arkasındayım. Hem Türkiye hem de Elazığ acil olarak kentsel dönüşüm gibi hayati bir kavramın gerçekleşmesi için varını yoğunu ortaya koymalıdır. Özellikle son İzmir depreminden sonra yaşadığımız acılar bize ders olmalıdır.

Biz kentsel dönüşümün teşvik edilmesi, kolaylaştırılması için adımlar beklerken tam tersi zorlaştıracak girişimler, yasalar, yönetmelikler önümüze koyulmasın. Tabii ki denetim olmalı, her önüne gelen müteaahitlik yapmamalı ancak bu kadar tecrübeli insanın bir yönetmelikle saf dışı bırakılması faydadan çok zarar sağlayacaktır. Özellikle acil kentsel dönüşüme ihtiyacı olan, yeniden inşa edilmesi gereken Elazığ gibi şehirlerde bu tarz tek taraflı değişiklikler ne fayda sağlayacak ki?

omrensylr@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!