“Söyle Ona, 5 Kuruşu Sana Versin”


Yıl 1982 ve takvimler 9 Kasım’ı gösterirken Resmi Gazetede yayınlamasıyla birlikte yeni Anayasa yürürlüğe girmişti. Yani darbeci zihniyetin hazırladığı bir Anayasa…

Aradan geçen sürede siyasete konu olmuş ve her zamanda gündemde yer almıştır ki özellikle siyasilerin olmazsa olmazlardan “Yeni Bir Anayasa Şart” söylemleri…

Bazen de “Türkiye, darbecilerin yaptığı bir anayasa ile yönetilmeye mahkûm mu? Siviller, siyasi partiler, anayasa yapmaktan aciz mi?” diye de yüksek perdeden açılımlar olur. Tabii bende aynı fikirdeyim lakin bir araya gelmeyi başaramadık ki!

Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı; şeklinde başlayan mevcut Anayasa elbette ne kadar demokratik olduğu tartışmaya açık…

Sayın Cumhurbaşkanının İnsan Hakları Eylem Planı’nın Beştepe’de açıklamasını takip ettim ve bu zamana kadar adım atılmamasının üzüntüsünü de yaşadım. Umarım bu eylem planı ses getirir ve toplum bir çatı altında toplanır. Buna her kesimin ihtiyacı var yani hakkaniyet olmazsa olmazlardan.

Her reform, daha özgürlükçü, daha katılımcı ve daha çoğulcu demokrasiye ulaşırsa o zaman mevcut Anayasanın değişmemesine hiçbir sebep yoktur. Niyetler halis ise korkulacak ne olabilir?
Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanması kadar doğal başka ne olabilir?

Önemli olan FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygıyı, hoşgörüyü mutlak ki ayrılmaz yaparsak emin olun beklenen bir tablo oluşur. İnsanlar yatırım yapmaktan çekinmez ve en önemlisi yurtdışı sermayesi, ülkemizde yatırım yapmak için kafasında soru işareti taşımaz.

Hülasa; adalet herkese lazım ve Adaletin kuvvetli, kuvvetlinin de adil olması gerekir. Bakın Nasrettin Hoca bu işi çok güzel özetlemiş…

Nasreddin Hoca yolda yürürken genç bir adam, Hocayı başka birine benzetir ve ensesine sert bir tokat atar. Bu genç, kadı efendinin yeğenidir. Sinirlenen Hoca alır genç adamı yanına, birlikte kadıya giderler. Kadı ikisini de dinler ancak yeğenine kıyamayıp onu kurtarmaya çalışır: "Hoca, bu genç adam şimdi kendine bir tokat atsa, kabul eder misin?" Nasreddin Hoca ısrar eder: "Olmaz, mahkeme yapılsın, cezası verilsin." Bunun üzerine kadı, akrabası olan genç adama dönüp kararını açıklar: "Ceza olarak Nasreddin Hoca'ya 5 kuruş ödeyeceksin, hemen gidip getir!" Nasreddin Hoca, para almaya giden genç adamın dönmesini, mahkeme kapısının kapanma saatine kadar bekler ancak genç gelmeyince, kadı efendinin ensesine okkalı bir tokat indirip şöyle der: "Kusura bakma kadı efendi, daha fazla bekleyememem, gelirse söyle ona; 5 kuruşu sana versin!"
 

kursun0623@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
07Nis

Helal Olsun Gelin Hanım!

31Mar

Şehit İlhanlar…

24Mar

Bitcoin Çılgınlığı!

18Mar

Optimetrist Neden Yok?

10Mar

Ver Elini mi? Al Elimi mi?