ELAZIĞ'IN YIKIMI; RANT!


Bu yazıyı, 11.Aralık. 2012 tarihinde kaleme almışız.

Aradan 8 yıl geçmiş, dile kolay efendim!

24 Ocak 2020 Depremiyle güzel şehrimiz Elazığ;

“Derin bir ‘AH…’ çekiyor!

O güzelim şehrin tebessüm eden yüzü bir an da, ‘soluyor’

Ve hele, “10 Mart 2020 tarihinden itibaren Koronavirüs!”

İster istemez, insanı kendi evinde mahkûm ediyor…

10 Mart tarihinin üzerinden yaklaşık 6 ayı geride bırakmışız!

8 yıl önce kaleme aldığımız yazının başlığı;

“Elazığ’ın Yıkımı; Rant!”

Düşünüyorum, “kibir, gurur, fitne, fesat” aynı kareye gelirse ne olur?

Belalar, musibetler, felaketler, afetler birbirini takip eder!

Anlamadığım bir şey var; ‘illaki Karunlaşmak arzusu’

İnsanın ‘kendi fıtratını çiğnemesi’

Kendi Kimliğini, ‘ayaklarının altına alması’ olur şey değil!

Aşırı Hırs/ veya doyumsuzluk; ‘nefis kırbacını kamçılar’

İnsan, ‘insan olmanın edebinden/adabından…’ uzaklaşır!

Bizim geleneğimizde, ‘haddi aşana uyarı…’ gelir;

“Mağrurlanma Padişah’ım; senden büyük Allah var!”

En büyük yıkım, “kibirdir…” efendim!

Şeytanın cennetten kovuluşunun yegâne sebebi de, “kibirdir!”

Sevgili Okurlar, 11 Aralık 2012 tarihli yazımı sizlerle paylaşmak istiyorum;

 

“Harput’a çıktığınızda, Kayabaşı’ndan; Elazığ’ı seyrediniz…

Gözleriniz, şehrin doğusundan batısına doğru uzansın!

İster istemez, içinizden bir ‘ah’ çekeceksiniz…

O yeşilim ovayı, ne hale getirmişiz!

O güzelim İzzetpaşa Mahallesi,

O güzelim, Nail bey Mahallesi,

“Birbirini dikine ve enine kesen sokakları!

Bahçe içindeki iki katlı cumbalı evleri!

Yok etmişiz!

Olanca bahçeyi sökmüşüz!

Yangından mal kaçırır gibi,

Talan edip dökmüşüz!

Gidiniz bakınız,  “Kazım Efendi Sokağına…”

O sokağın, ‘asil duruşuna…’

Dört, beş, çok katlı bina yığınından;

Şehrin kimliği yerle bir!

Harput’tan, ‘kuşbakışı’ bakınız;

‘Yeşilin örtüsü…’ kalkmış;

Hicapsız, esef verici beton yığını!

Adına ne diyoruz,

Efendim, ‘çarpık kentleşme…’

Şehrin, ruhunu öldürmüşsünüz…

Ve devam ediyoruz, “Ovayı katletmeye…”

Çok katlı, dikine binalar yapmaya!

İnanınız, Kesrik’in lahanasına…

Sürsürünün üzümüne…

Aksaray’ın temiz bahçelerine…

Hasret kaldım!

Bu şehirde, ‘dünü arıyorum…’

 

 

 

Bu şehirde, kime sorarsanız aynı cevabı alırsınız;

“Devlet Dairelerinden Allah Razı Olsun…”

Hiç değilse, onlar sayesinde;

“Birkaç km2’yi; yeşili koruyabildik!”

Korkarım, o alanları da, yakın bir zamanda;

“Talan Ederiz…”

Karayollarından Çaydaçıraya kadar olan alana;

“8-10 katlı binalar dikeriz…”

Oturduğunuz binaya müşteri geliyor;

Burayı veriniz, ‘caddeye sıfır…’ bir bina dikeyim!

Bakınız, ‘ağaç dikmiyor…’

Bina dikiyor… Betonlaştırıyor!

 

Adına, “Bahçelievler” derdik…

İsmi üzerinde…

Gezdiğinizde, o evler sizlere tebessüm ederdi!

Albenisi vardı!

Ne yaptık efendim,

Daha çok katlı,

Daha fazla, ‘rant’ düşündük!

“Metre Kare ”den kazandık!

Kendi insanımız; geziyor, görüyor, ‘dünyayı biliyor’

Bir m2’ye, düşen yeşil alan;

Stockholm’de 87,5 m2,  Amsterdam’da, 45,5 m2

Roma’da, 45,3 m2, New York’ta, 29,1 m2

Londra’da, 26,9 m2

Bizde ne kadar…

 

Başlığımıza isim attık,

“Elazığ’ın yıkımı, RANT!”

Geçmiş yıllardan biliriz…

Elazığ Gazi Caddesi,

Bir büyük, ‘bulvar…’ olacaktı!

İki şeritli, üç şeritli araba yolu olacaktı!

O kahredici, ‘rant hesabı…’

Caddeyi olanca daralttı,

Binaları, dikine yükseltti…

O güzelim Gazi Caddesi, ruhsuz, gönülsüz, çarpık alana döndü!

Harput’tan şöyle bir ovaya bakınız;

Türkiye’nin en tatlı esintisi vardır!

Zümrüt gibi, maviye çanak tutan,

Haki bir, OVA…

Utanarak ve sıkılarak söylüyorum;

Yıllar yılı, ‘tarihi katletmişiz...’

Kimliği, ayaklarımızın altında çiğnemişiz…

Ne kadar yanlış!

O yanlışta ısrarlı olmak; utanç veriyor…

Şimdilerde, ‘çok ağır fatura ödüyoruz!

“Elazığ şimdi toz-duman efendim!”

Bu şehirde, 15 bin BİNA YIKILIYOR…

Sormak isterim, NE KADAR AKILLANDIK!

Gururu, Kibri, Öfkeyi, Aşırı heveslerimizi terk ettik mi?

Şairimizin Çağrısını Duyan Var mı;?

“İkilik kini içimden atıp

Özde ben bir insan olmaya geldim

Taht kuralı Ariflerin gönlüne

Sözde ben bir insan olmaya geldim”

bedrettin@elazighakimiyethaber.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
28Şub

Değişim Beklemek!

26Şub

Yakın Tarihimizin Kara Lekeleri!

25Şub

Yazılı Basın Nereye

24Şub

Sorarım Kimin Aklı

23Şub

Besmelesiz Hayat!