Söz Yargıda

İlk kez Hakimiyet Gazetesi'nin gündeme getirdiği Harput Yetiştirme Yurdu'nda ihalesiz ve kaçak yıkım yapıldığı haberlerinin ulusal medya ve siyasilerin gündeminde yer almasının ardından Elazığ Valiliği tartışmalara yol açacak bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada yıkımın kaçak yapıldığı kabul edilerek ilgililer hakkında yasal işlem başlatıldığı ifade edildi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Söz Yargıda
İlk kez Hakimiyet Gazetesi’nin gündeme getirdiği Harput Yetiştirme Yurdu’nda ihalesiz ve kaçak yıkım yapıldığı haberlerinin ulusal medya ve siyasilerin gündeminde yer almasının ardından Elazığ Valiliği tartışmalara yol açacak bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada yıkımın kaçak yapıldığı kabul edilerek ilgililer hakkında yasal işlem başlatıldığı ifade edildi.
Elazığ Hakimiyet Haber - Elazığ Hakimiyet

24 Ocak 2020 depreminin ardından ağır hasarlı şahıs ve kamu binalarının yıkımı konusunda uygulanan yöntem ve yıkım işlerinin hangi şart ve hangi mevzuata göre verildiği tartışma konusuydu.

Son olarak Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü’nün ağır hasarlı Harput Yetiştirme Yurdu binasında söküm yapılması esnasında diğer yıkım firmaları, suç duyurusunda bulunarak bu bina için herhangi bir resmi ihale yapılmadığı için yıkımın hukuksuz ve mevzuata uygun olmadığı yönünde Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı’na itirazda bulunmuştu. 

Kamu binasının ihaleye çıkılmadan yıkılmaya çalışılması tepkilere neden olurken Elazığ Valiliği’nden konuyla ilgili açıklama yapılarak şu görüşlere yer verildi.

“Son günlerde yerel basında çıkan haberler ve sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda, 24 Ocak 2020 Elazığ Sivrice depremi ardından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ağır hasar tespiti yapılan ve riskli yapı grubunda yer alan kamu binalarının kayıt dışı şekilde yıkıldığına yönelik haberler yer almaktadır. Afet sonrası riskli ve ağır hasarlı binaların yıkım ve enkaz kaldırma görevi, 03.01.2014 tarih ve 28871 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Türkiye Afet Müdahale Planı’na (TAMP) göre; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verilmiş olup destek/çözüm ortakları olarak da İçişleri Bakanlığı bünyesindeki yerel yönetimler (belediyeler ve İl Özel İdareleri) şeklinde belirlenmiştir. 

24 Ocak 2020 Depremi sonrasında, yıkım ve enkaz kaldırma çalışmaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından başlatılmış ve daha sonraki süreçte Bakanlığın ilgili uygun görüşü ve Valiliğimizin kararı ile yıkım süreci Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü koordinesinde Elazığ Belediyesi ve İl Özel idaresi tarafından yürütülmüştür. 

“YIKIMLAR İHALE EDİLİYOR”
Bu süreç içerisinde il genelinde ağır hasar tespiti yapılan betonarme, yığma ve kerpiç binalar; yerel yönetimlerimizce yapıların durumuna göre 2886 sayılı D.İ.K ve 4734 Kamu İhale Kanunu çerçevesinde ihale edilmek suretiyle gerçekleştirilmekte ve sonuçları düzenli olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı AFAD ile paylaşılmaktadır. 

“EMNİYET SÜREKLİ KONTROL EDİYOR”
 Kamu Binalarının yıkım süreci de; yapı sahibi ilgili idarenin bağlı olduğu Genel Müdürlük tarafından verilen OLUR neticesinde, yapı kapsamındaki malzemelerin niteliğine göre, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Milli Emlak Müdürlüğü ya da İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirilmektedir. Söz konusu binalarda, kanunsuz şekilde hurda sökümü ve yıkım işlemleri; İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi’nde oluşturulan ekipler tarafından periyodik olarak denetlenmekte ve kaçak yıkım yapanlar hakkında da gerekli yasal işlemler yürütülmektedir.

HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILMIŞTIR
 Bu bağlamda basına ve sosyal medya paylaşımlarına yansıyan haberlerde ilimizde Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğümüz bünyesindeki riskli yapı grubunda bulunan Harput Yetiştirme Yurdu binasında yer alan taşınır malzemeler için (Kazan Dairesi, Depo ve Isıtma Sistemleri) Milli Emlak Müdürlüğümüz tarafından Makine ve Kimya Endüstrisi’ne teslim edilmek üzere gerekli ihaleler yapılmış olup, binanın yıkım işlemleri için de gerekli yazışmalar devam etmektedir. Bahse konu binada yapılan kaçak söküm iddiaları ile ilgili olarak da Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ihbarı üzerine Emniyet Müdürlüğü’müz ekipleri zaman kaybetmeksizin olay yerine intikal etmiş ve ilgililer hakkında hukuki süreç başlatılmıştır. Kamuoyuna duyurulur.”

AÇIKLAMA NE DİYOR?
Valilik tarafından yapılan açıklamada “yıkımların yapının özelliklerine göre 2886 sayılı D.İ.K ve 4734 Kamu İhale Kanunu çerçevesinde ihale edilmek suretiyle gerçekleştirilmekte ve sonuçları düzenli olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı AFAD ile paylaşılmaktadır” denilmesine rağmen kaç ihalenin açıklamada söz edilen yöntemle yapıldığı, ihale ilanlarının hangi mecralarda ve nerelerde yayınlandığı, kaç bina yıkımı için hiçbir ihale yapılmadan yıkım yapıldığı konularında bilgi verilmedi.

MAKİNA KİMYA NE ALAKA?
Kamu kurumlarından çıkan demir  ve hurdaların toplanması konusunda tek yetkili kurum olan Makine Kimya Enstitüsü’nün deprem sonrası hasarlı binaların yıkım işlemleriyle ilgilenmediği, sadece kurumlarda bulunan hurdaya çıkarılmış ve bir alana toplanmış demir aksamları almakla mükellef olduğunu herkesin bilmesine rağmen, Harput Yetiştirme Yurdu’nun kazan dairesi, ısıtma sistemlerinin demir boru, petek ve diğer aksamlarının bu kuruma verilmesi yönünde yazı yazıldığının ifade edilmesi, bunun ilk günden yapılan bir resmi işlem ve uygulama değil, konunun gündeme gelmesinin ardından yapılan usulsüzlüğü gidermeye ve yasal kılıf aramaya yönelik bir beyan olduğu ifade ediliyor.

MALZEME KALMAMIŞ
Hiçbir ihale olmamasına rağmen, ancak yetkili bir ismin talimatı ve şifahi onayıyla yıkım işlerine başlayabileceği dile getirilen firmanın, diğer yıkım firmalarının şikâyeti ile savcılıkça durdurulan yıkım işleminin ilk günlerinde başta elektrik kabloları ve kazan dairesi ile ısıtma sisteminde kullanılan ve önemli oranda para tutan malzemelerin götürüldüğünü ifade ediliyor. 

SORULAR CEVAPSIZ KALDI
Valilik tarafından yapılan açıklamanın, durumun ulusal medyada yer alması  ve siyasilerin açıklamalarının hemen ardından Vali Erkaya Yırık’ın izinli olduğu için il dışında olmasından kaynaklı acele ve  özensiz bir şekilde hazırlandığı ifade edilirken açıklamada şu soruların cevaplarının olmaması tepki topladı.

1-Valilik, yaptığı açıklama ile yıkımın kaçak olarak yapıldığını, şikâyetler üzerine yetkililerle yıkımın durdurulduğunu ve yıkımı kaçak olarak yapan firma yetkilileri için yasal işlem başlatıldığını duyurarak bu olayın doğruluğunu kabul etmiş oldu.

2-Yıkımı ihalesiz ve kaçak olarak yapan firma yetkililerinin bu işi kendi kafalarına göre yapmayacaklarına göre firma yetkilisi ya da aracı, komisyoncu, şirket ortağı, konumu her ne ise söz konusu şahsa “yıkabilirsiniz” şifahi izni veren yetkili kimdir ve bunu hangi yetki ve yasaya göre yapmıştır.

3-Yıkımlar konusunda kamuoyunda zaten bir hassasiyet oluşmuşken ve bu konu sıradan çay ocaklarında bile dillendiriliyor ve şaibelerden söz ediliyorken, eski hesapla 4 trilyon gibi bir rakamı bulan bu bina yıkımı için neden ihale yapılmadı ve ilan edilmedi?

4-Yetkilinin “yıkın” talimatı ve şifahi onayı ile binayı yıkmak için giden firmadan binanın ait olduğu Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nün emniyet yetkililerine bir ihbarı oldu mu?

5-Sökümü ve yıkımı kaçak ve korsan yapılan bina için diğer yıkım firmalarının suç duyurusu olmasaydı, yıkım yine durdurulacak mıydı?

6-Firmanın bir hafta yıkım ve söküm çalışması yaparak alandan götürdüğü bakır kablo, elektrik aksamı, kazan dairesi, kalorifer petekleri, demir borular, çatı sacı, PVC kapı ve pencerelerin bedelleri söküm yapan firmadan tahsil edilecek mi?

7-Yıkım işlemleri ile yetkili tüm kurumlar, 24 Ocak 2024 depremi sonrasında kamuya ya da özel şahıslara ait kaç binanın hangi tür ihale ile yıkımının gerçekleştirmiştir ve bundan kaynaklı olarak kamunun bütçesine ne kadar para girmişti?

8-Bundan önce de aynı yöntemle ihale yapılmaksızın hayırlı ve nüfuzlu isimlere yıkım yaptırılmış mıdır?  

9-Kamu kurumlarının,  yıkım ihalelerini ilan edip rekabet ve şeffaflığı önceleyecek şekilde ihale etmelerinin önündeki engel nedir?

10-Yıkım ihalelerinin bu meslekle iştigal etmeyip farklı sektörlerde faaliyet gösteren kişilere verilmesindeki amaç ve kamu açısından umulan fayda nedir?

11-Yıkım ihalelerinin verilmesinde siyasi baskı, telkin, tavsiye ile birlikte tehdit, şantaj ve psikolojik baskı altına alma gibi etkenler söz konusu olmuş mudur?

12-Kamunun malını yine kamunun yararına olacak şekilde değerlendirmek ve adil bir uygulama yapma yerine kamuoyunda şaibeli olarak anılacak iş ve işlemlere yol açmanın devlete olan güven ve itimatın zedelenmesine sebep olunduğu düşünülüyor mu?

13-Bu güne kadar usulüne ve mevzuata uygun olarak verilmeyen yıkım ihaleleri sebebi ile ilgili kamu görevlileri hakkında yasal işlem yapılacak mıdır?
 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN